TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2024/441 K. 2024/469

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1849

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 5
[ÖZET] Talepçi vekili, müvekkilinin meslekten çıkarma cezasına dayanak teşkil eden ceza yargılamasına ilişkin memnu hakların iadesine karar verildiğinden bahisle kararın kaldırılmasını talep etmişse de Avukatlık Kanunu’nun 5/1. maddesinin (b) bendi yönünden ehliyetsizlik halinin bu aşamada devam ettiği, yargı merciince yasaklanmış hakların geri verilmesi kararının daha önce verilmiş olan meslekten çıkarma cezasını (kesinleşmiş disiplin cezasını) ortadan kaldırıcı veya dayanaksız kılıcı etki doğurmayacağı anlaşılmaktadır.
(Av. Yas. m. 5 )

[KARAR METNİ] Ankara 12. İdare Mahkemesinin 03.05.2024 gün ve 2023/1396 esas, 2024/787 sayılı iptal kararının Kurulumuza intikali üzerine dosya incelendi:
Baro Disiplin Kurulu kararına ilişkin taleple ve itirazla ilgili karar verilmesine yer olmadığına dair 24.02.2023 gün ve 2023/81 esas, 2023/178 karar sayılı Kurulumuz kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 12. İdare Mahkemesinin 03.05.2024 günlü kararı ile; “
O halde, bir kişinin işlediği suçtan dolayı verilen ceza mahkumiyetinin infazının tamamlanmasıyla birlikte yoksun kaldığı hak yoksunluklarının kendiliğinden kişiye avdet edeceği açık ise de, 1136 sayılı Kanunun 5/1. maddesinin (a) bendinde yapılan değişiklik ile eklenen ‘Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile’ ibaresi ile aynı Kanunun 5/2. maddesinde yer alan ‘affa uğramış olsa da avukatlığa kabul edilmezler.’ ibareleri sebebiyle maddede belirtilen suçlardan dolayı mahkumiyet halinde mesleğe süresiz olarak girilemeyeceği, ancak yasaklanmış hakların iadesi kararı alınması durumunda, madde hükmünde düzenlenen ehliyetsizliğin ortadan kalkacağı anlaşılmaktadır. Zira 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesinde iade istemine konu hakkın, ceza mahkemelerinin Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca mahkûmiyet kararına bağlı olarak yasakladığı haklar olmayıp; söz konusu mahkûmiyet kararı nedeniyle yukarıda ayrıntısına yer verilen bazı özel kanunlardan kaynaklı kısıtlanan haklar olduğu açıktır. Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında, ilgili hakkında verilen yasaklanmış haklarının geri verilmesi karan ile birlikte Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesinden kaynaklanan ehliyetsizlik halinin ortadan kalktığı açık ise de; Avukatlık Kanununun 5/1-a bendi kapsamında mahkumiyet hükmü bulunması sebebiyle ilgili hakkında, Baro Disiplin Kurulu kararı ile aynı Kanunun 136/1. ve 135/5. maddeleri uyarınca bağlı yetki çerçevesinde meslekten çıkarma cezası verildiğinden, Kanunun 5/1. maddesinin (b) bendi yönünden ehliyetsizlik halinin bu aşamada devam ettiği, yargı merciince yasaklanmış hakların geri verilmesi kararının daha önce verilmiş olan meslekten çıkarma cezasını (kesinleşmiş disiplin cezasını) ortadan kaldırıcı veya dayanaksız kılıcı etki doğurmayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda, davacının, hakkında yeni bir hukuki durum yaratan yasaklanmış haklarının geri verilmesi kararı ile birlikte daha önce verilen meslekten çıkarma cezasının kaldırılması ve baro levhasına yeniden yazılması talebinde bulunması üzerine, yukarıda yer verilen açıklamalar da dikkate alınarak, yeni hukuki durumun, davacıya meslekten çıkarma cezasını veren Baro Disiplin Kurulu tarafından değerlendirilmesi suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, daha önce verilen kesinleşmiş disiplin cezası nedeniyle dosyadan el çekilmiş olunduğu ve meslekten çıkarma cezasının kaldırılması talebiyle ilgili karar verme yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı yönünde tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuki isabet görülmemiştir.
” gerekçesiyle “dava konusu işlemin iptaline” karar verildiği görülmüştür.
Ankara 12. İdare Mahkemesinin 03.05.2024 gün ve 2023/1396 esas, 2024/787 sayılı iptal kararının Kurulumuza intikali üzerine dosya incelendi:
Talepçi avukatın; “Özel Belgede Sahtecilik” suçundan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/38 esas, 2013/147 karar sayılı kararı ile neticeten 9.000 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırıldığı disiplin kovuşturmasında, eylem sabit görülerek meslekten çıkarma cezası tayin edilmiş, işbu karar 28.04.2020 günü kesinleşmiştir.
Talepçi vekili 20.12.2022 günlü dilekçesi ile müvekkili hakkında memnu hakların iadesine karar verildiğini, bu nedenle meslekten çıkarma kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Baro Disiplin Kurulu 09.01.2023 günlü kararı ile “Talep eden hakkında kurulumuzun 02.09.2019 tarihli 2019/13 esas 2019/722 sayılı kararıyla meslekten çıkarma ve işten yasaklanma kararı verildiği, bu kararın itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca onanarak 28/02/2020 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun 07.09.2013 tarihli, 2013/225 esas, 2013 /629 sayılı kararı, 01.12.2020 tarihli, 2020/785 esas, 2020/ 832 sayılı kararı ve 10.04.2021 tarihli, 2021/255 esas, 2021/268 sayılı kararlarında belirtildiği üzere Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararlarına karşı HUMK’daki ‘karar düzeltme’ ve CMK’daki ‘yargılamanın yenilenmesine’ benzer bir itiraz yolu bulunmamaktadır. Ayrıca Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun 04.03.2021 tarih ve 128/167 sayılı kararında da belirtildiği üzere Baro Disiplin Kurullarının kesinleşmiş disiplin cezası nedeniyle dosyadan el çekmiş olduğundan, meslekten çıkarma cezasının kaldırılması talebiyle ilgili herhangi bir karar verme yetkisi de bulunmamaktadır. Bu nedenle taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği hususunda kurulumuzda tam bir kanaat oluşmuştur.” gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Talepçi vekilinin 25.01.2023 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki talebini tekrarla, yeni hukuki durum değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini, Danıştay 8. Dairesinin emsal kararı gereğince yetki ve usulde paralellik ilkesi gereğince yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiğini, aksi yorumun Anayasa’ya aykırılık teşkil edeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir.
Dosya incelendi;
Ankara 12. İdare Mahkemesinin 03.05.2024 günlü iptal kararı gereğince, el çekilen dosya bakımından esastan inceleme yapılmaksızın verilen, Kurulumuzun 24.02.2023 günlü “karar verilmesine yer olmadığına” dair kararının iptal edildiği görülerek işin esasına geçildi;
Talepçi vekili, müvekkilinin meslekten çıkarma cezasına dayanak teşkil eden ceza yargılamasına ilişkin memnu hakların iadesine karar verildiğinden bahisle kararın kaldırılmasını talep etmişse de
Avukatlık Kanunu’nun 5/1. maddesinin (b) bendi yönünden ehliyetsizlik halinin bu aşamada devam ettiği, yargı merciince yasaklanmış hakların geri verilmesi kararının daha önce verilmiş olan meslekten çıkarma cezasını (kesinleşmiş disiplin cezasını) ortadan kaldırıcı veya dayanaksız kılıcı etki doğurmayacağı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, şikâyetli avukat hakkında memnu hakların iadesine dair karar tesis edilmesinin önceki meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararı kaldırıcı etkisi bulunmadığı anlaşıldığından, İYUK madde 28 gereğince, Ankara 12. İdare Mahkemesinin 03.05.2024 gün ve 2023/1396 esas, 2024/787 sayılı kararına uyularak, talepçi vekilinin itirazının reddi ile Baro Disiplin Kurulu kararının kaldırılmasına, talepçinin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Ankara 12. İdare Mahkemesinin 03.05.2024 gün ve 2023/1396 esas, 2024/787 sayılı kararına
UYULMASINA,
2-Kurulumuzun 24.02.2023 gün ve 2023/81 esas, 2023/178 karar sayılı kararının tesis edildiği tarihten itibaren
KALDIRILMASINA,
3-Talepçi vekilinin itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Karar Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 09.01.2023 gün ve 2023/1 Değişik İş sayılı kararının
KALDIRILMASINA,
şikâyetlinin
“MESLEKTEN ÇIKARMA CEZASININ KALDIRILMASI TALEBİNİN REDDİNE”
4-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Haziran 2024
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!