Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1832
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 38/b, TBB Mes. Kur. m. 36 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında, “Borçlu vekili olarak hareket ederek alacağa itiraz edip ve açılan itirazın iptali davasında borlu şirket vekilliğini yürütmekte iken, bu kez aynı şirket aleyhine yapılmış bir takipte vekili olduğu şirket namına alacağın temliki işlemlerine katılmak ve temlik alınan alacak sebebiyle yine vekil olduğu şirket aleyhine icra takibi başlatmak suretiyle Avukatlık Kanunu madde 38 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları madde 36’ya aykırı davrandığı” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli sözlü ve yazılı savunmasında özetle, iddiaların yersiz olduğunu yaptığı tüm işlemlerin yasaya uygun olduğunu; şikâyetçinin kesinleşmiş bir alacağının bulunmadığını; aslında alacaklı şirketin, mali müşaviri konumunda olduğunu ve söz konusu rehinin şirkete verilmiş borçlar karşılığında konulduğunu iddia ettiği, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, maddi anlamda olmayan bir alacağı tahsile çalıştığını ve kötü niyetli olduğunu her ne kadar kendisi … İcra Müdürlüğünün 2019/4191 Esas sayılı dosyasına itirazda bulunmuş ise de bunun hukuken korunan bir durum olduğunu bu itiraz üzerine açılmış dava devam ederken ilk sıradaki rehin alacaklısı .. tarafından alacağın temliki yoluna gidildiğinde 2014 yılından beri vekilliğini yürüttüğü … AŞ. tarafından alacağın temlik alındığını, kendisinin uzun yıllardır bu şirketin vekilliğini yaptığını, yapılan işlemin kanuna uygun olduğunu güven sarsıcı bir işlemin bulunmadığını kaldı ki müvekkilleri yönünden de bir şikâyetin olmadığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, dosyanın önceden Kurulumuza intikal ettiği, Kurulumuzun 31.08.2023 günlü kararı ile “şikâyetli avukat hakkında, disiplin davasına konu eylem nedeniyle Adalet Bakanlığı’nca soruşturma izni verilmediği, Bakanlığın bu işlemine karşı Ankara 4. İdare Mahkemesinin 2022/916 esasına kayden iptal davası açıldığı, Mahkemenin 29.11.2022 gün ve 2022/2588 karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmekle derdest olduğu, Baro Disiplin Kurulu’nca söz konusu davanın akıbeti araştırılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.” gerekçesiyle kararın bozulduğu,
Baro Yönetim Kurulu’nun 11.01.2022 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 38, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 36. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Bozma kararımız gibi yapılan incelemede, Ankara 4. İdare Mahkemesinin 2022/916 esas ve 2022/2588 karar sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf başvurusunun esastan reddi ile 09.05.2023 günü kesinleştiği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca, “Şikâyetli avukat hakkında neticeten her ne kadar soruşturma izni verilmemiş, ise de şikâyetli avukatın eyleminin Avukatlık Kanunu madde 140 gereği ceza kanunu hükümlerinden ayrı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte Disiplin Kovuşturmasının yürütülmesi ve karara bağlanması ilgililerin şikâyetlerinde ısrar etmelerine bağlı olmayıp şikâyetçiyi tatmin amacına da yönelik değildir. Avukatlık, kolektif bir itibar mesleğidir. Bu itibardan yararlanmak her avukatın hakkı olduğu gibi, bu itibarı korumak ve lekelenmesine izin vermemekte her avukatın yükümlülüğüdür. Şikâyetlinin şikâyetçi taraf ehliyeti olmadığı yönündeki savunması yerinde görülmemiştir. Şikâyetli avukatın bir icra dosyasında borçlu vekilliği ve devamında itirazın iptali davasında da vekilliğini devam ederken başka bir icra dosyasında vekili olduğu şirket aleyhine icra takibi yaptığı hususunda çekişme bulunmamaktadır. İhtilaf bu durumun menfaat çatışması teşkil edip etmediği Avukatlık Kanunu ve Avukatlık meslek kurallarının ihlal edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Avukatlık Kanunun işin reddi zorunluluğu başlıklı 38. maddesi ‘Avukat; …b) Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa, …Teklifi reddetmek zorunluluğundadır.’ Avukatlık Kanunun Avukatın Hak ve Ödevleri Genel olarak başlıklı 34. Maddesi ‘Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.’ Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları 36. maddesinde ‘Bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunan avukat, yararı çatışan öbür tarafın vekâletini alamaz, hiçbir hukuki yardımda bulunamaz.’ düzenlemeleri yer almaktadır. Şikâyetli avukat … İcra Müdürlüğünün 2019/4191 esas sayılı dosyasında borçlu … Gıda inşaat San. ve Tic. Ltd. Şti vekili olarak 21.10.2019 tarihinde borca itiraz etmiş, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/191 esas sayılı dosyasında iş bu dosyaya dair açılan itirazın iptali davasında dava derdest ve vekilliği devam ederken iken … 9. Noterliğinin 30.12.2020 tarihinde müvekkilin borçlu olduğu dosyanın temlik alınması ile bu sayede … 18. İcra Müdürlüğünün 2019/16628 Esas sayılı dosyasında alacaklı … A.Ş. vekili olmuş bu dosyadan işlemler yapmış aynı zamanda da aynı temlik sözleşmesinin dayanak olduğu …7 icra Müdürlüğünün 2019/4191 esas sayılı dosyasından bu kez 07.01.2021 tarihinde halen borçlu vekilliği yaptığı müvekkili aleyhine alacaklı vekili olarak icra takibi başlatmıştır. …7. icra Müdürlüğünün 02.03.2022 tarihli sıra cetveli ve derece kararı dosyasından, sıra cetveline itiraz dava dosyalarından da anlaşılacağı şikâyetli avukat aynı zamanda diliminde hem alacaklı hem de borçlunun vekilliğini yaptığı sabittir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetçi vekilinin 12.02.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunan, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayan, zıt menfaatleri ısrarla temsil eden bu davranışını birden çok kez tekrarlayan şikâyetli avukat hakkında sürecin uzunluğu ve hukuka aykırı işlemlere ardı sıra ısrarla devam edilmesi yine 3. kişileri zarara uğratma kastı göz önünde bulundurulduğunda verilen cezanın, yapılanlara oranla çok hafif kaldığını belirterek şikâyetlinin meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği,
Şikâyetli avukatın 19.02.2024 tarihli itiraz dilekçesinde özetle, müvekkili borçlunun, kendisinden şikâyetçi olmadığı gibi, herhangi bir zararının da olmadığını, sırf şikâyetçinin kendisine karşı duyduğu kin ve öfke nedeni ile eldeki şikâyetin gündem olduğunu, Disiplin Kurulunca, müvekkiline kendisinden şikâyetçi olup olmadığı sorulmaksızın hakkında kınama cezası veriliğini, keza şikâyetçi tarafından aleyhime ikame edilen davada, Ankara 4. İdare Mahkemesinin 2022/2588 karar sayılı ilamı ile “şikâyetli avukata isnat edilen eylemin soyut nitelikte olduğu, soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine” gerekçesiyle karar verildiğini belirterek mezkur kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Tarafların itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Şikâyetli avukatın, borçlu … Gıda inşaat San. ve Tic. Ltd. Şti vekili olarak hali hazırda devam eden görevi bulunurken bu kez müvekkilinin borçlu olduğu dosyada alacaklı vekili adına hareket ederek Avukatlık Kanunu’na aykırı davrandığı görülmektedir.
Avukatlık Kanunu’nun 38/b maddesinin olduğu gibi, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 36. maddesi; “Bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunan avukat yararı çatışan öbür tarafın vekâletini alamaz, hiçbir hukuki yardımda bulunamaz. Ortak büroda çalışan avukatlar da, yararları çatışan kimseleri temsil etmemek kuralı ile bağlıdır.” hükmünü amirdir.
Avukatlık ilişkisinin temelinde güven duygusu vardır. Avukata güvenerek davasını veren veya danışmada bulunan kimse, bir şekilde onu karşısında görmemelidir.
Bern Kuralları madde 15, “Avukatlar menfaatleri zıt tarafa yardımda bulunamaz.” Alman Avukatlık Kanunu madde 45, “Avukatın…hukuki meselede— karşı taraf ile istişare etmiş ise…diğer tarafın vekaletini alması yasaktır.”Vod Kantonu Meslek Kuralları madde 24, “Aynı avukatlık bürosu menfaatleri zıt veya ilerde çatışabilecek tarafların davasını alamaz.”
Avrupa Birliği Meslek Kuralları madde 3.2.3, “Bir avukat yeni müvekkilin vekâletini üstlendiğinde eski müvekkilinin güvenini kaybetme ihtimali doğacaksa veya avukatın, eski müvekkillerinin işleri hakkında sahip olduğu bilgiler yeni müvekkile haksız bir avantaj sağlayacaksa, avukat yeni müvekkilin vekâletini üstlenmekten kaçınmalıdır.” denmektedir.
Avukatlık Kanunu’nun 38/b maddesine göre, aynı işte menfaati zıt olan bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalâa vermiş olan avukat kendisine teklif edilen işi ret etmek zorundadır. Bu fıkrada düzenlenen işin reddi zorunluluğu meslek kurallarıyla genişletilmiş, ayrı işlerde de olsa, avukatın aynı zaman dilimi içerisinde bir kişinin hem yararına hem de aleyhine avukatlık yapması yasaklanmıştır. Avukatın, müvekkili ile vekâlet ilişkisi devam ederken, aleyhine icra takibi başlatması Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesine de aykırıdır. Aksi düşünüş meslek etiğine ve avukatın bağımsızlığına aykırılık sonucunu doğurmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, mesleğinde özenli davranmayan şikâyetlinin eylemi, Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince, “davranışında kusurlu sayıldığının kendisine bildirilmesine” şeklinde Kanununda vücut bulan kınama cezasını gerektirdiğinden ve şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığından, itirazların reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın ve şikayetçi vekilinin itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 10.11.2023 gün ve 2023/121 Esas, 2023/268 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe