Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1831
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 134, 171, TBB Mes. Kur. m. 3,4 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 28.07.2022 günlü “Olur”u ile; “Sanık müşteki müdafi sıfatıyla takip ettiği, … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/266 esas sayılı kamu davasının yapılan yargılaması sonunda yaralama ve tehdit suçlarından şikâyetçinin mahkûmiyetine dair verilen 10.05.2019 tarih ve 2019/293 sayılı aleyhe kararı, elektronik tebligat yoluyla 16.08.2019 tarihinde tebellüğ etmesine rağmen, yasal süresinde istinaf etmeyip bahse konu ilâmın kesinleşmesine sebebiyet verdiği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmalarında özetle; … 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/266 esas sayılı dosyasında vekalet görevini usul, yasa ve müvekkilinin talimatlarına uygun olarak yerine getirdiğini, şikayetçinin lehine, “cezanın ertelenmesi,”, “2.240,00 TL adli para cezası” ve “ceza verilmesine yer olmadığı” kararlarının verildiğini, elde edilen kararların müvekkilinin yararına olduğunu, istinaf incelemesi yapılmış olsa idi dahi daha müspet bir karar elde edilemeyeceğini, kararın karşı yan tarafından istinaf edildiğini, müvekkili hakkında tayin olunan hükümlerin inceleme ve denetlenmesinin gerçekleştiğini, istinaf mahkemesi, tüm istinaf taleplerini esastan inceleyerek “ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı” gerekçesiyle reddettiğini, bu sebeple de istinaf incelemesinden müvekkili G. yararına başkaca sonuç elde edilemeyeceğinin açıkça anlaşıldığını, tarafınca istinaf edilmemiş ise de karşı yanın istinaf etmesiyle müvekkili G. hakkındaki cezanın istinaf ilamıyla kesinleştiğini, müvekkilinin mağduriyetine neden olmadığını, öte yandan hükmün istinaf edilmemesi talimatının bizzat müvekkili G.’nin ofiste sözlü olarak tarafına ilettiğini, katibinin bu beyanlara tanık olduğunu, ayrıca aynı olay hakkında … Barosu Yönetim Kurulu’nun 19.08.2020 tarih ve 133 sayılı kararıyla “Disiplin Kovuşturması Açılmasına Yer Olmadığına” karar verdiğini ve kararın kesinleştiğini, kesinleşmiş kurul kararı sebebiyle yeniden disiplin soruşturması yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 21.02.2023 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Görevi İhmal” suçundan cezalandırılması istemiyle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/52 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 19.10.2023 gün ve 2023/549 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 257/2 ve 62. maddesi gereğince neticeten 2 Ay 15 Gün Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden 09.11.2023 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Sanığın alınan savunmalarında, … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/266 esas sayılı dava dosyasında sanık olarak yargılanan katılan hakkında verilen kararın kendi lehlerine olduğunu, söz konusu dava dosyasına çok emek sarf ettiğini ve karardan sonra katılanın kendisine sözlü olarak söz konusu kararı istinaf etmemesi gerektiğini belirtmesi nedeniyle verilen kararı istinaf etmediğini suçlamayı kabul etmediğine ilişkin savunmada bulunmuş ve her ne kadar dinlenen tanık Ö.İ.’nin alınan beyanlarında sanığı doğrulamış ise de, tanık Ö.İ.’nin sanığın yanında yaklaşık olarak 15 yıl avukat katibi olarak çalışması göz önüne alındığında tarafsız tanık konumunda bulunmadığı, katılanın alınan beyanlarında da sanığa sözlü olarak herhangi bir şekilde kararı istinaf etmemesi gerektiğine ilişkin talimat vermediğini belirtmesi karşısında tanık beyanlarına tek başına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak olan ve bu amacını hukuki bilgi ve tecrübeleri doğrultusunda adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis etmesi gereken avukat olarak görev yapan sanığın mesleki tecrübe, deneyim, aldığı eğitim ve karşılaştığı hukuki sorunlar dikkate alındığında görevinin sanık müdafiliğini üstlendiği katılan aleyhine verilen kararı istinaf ederek üst dereceli mahkemece incelenmesini sağlaması ve kararın kesinleşmesine kadar görevinin devam ettiğini bilmesi gerektiği, mesleki tecrübesi ve aldığı eğitim gözetildiğinde sözlü talimat ile iş yapmasının söz konusu olamayacağı, katılanın söz konusu kararı istinaf etmemesi gerektiğine ilişkin iradesi bulunduğuna ilişkin herhangi bir belge ya da delil sunamamış olması göz önüne alındığında katılanın sanık olarak yargılandığı … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/266 Esas sayılı dava dosyasında katılanın mahkumiyetine dair verilen kararı görevinin gereklerini yapmakta ihmal göstererek istinaf etmemek suretiyle üzerine atılı görevi ihmal etmek suçunu işlediği mahkememizce sabit görülerek sanığın cezalandırılmasına dair karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle karar verdiği, Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca “…Şikâyetli avukat savunmasında; kararı istinaf etmemesinin doğurduğu herhangi bir olumsuz sonuç bulunmadığını beyan etmiştir. Ayrıca şikâyetli avukatın; kararın temyiz edilmesi halinde de sonucun değişmeyeceği savunmasının; yasal mevzuata aykırı biçimde temyiz/istinaf yasa yolunun gerekliliği ya da gereksizliği tartışmasını doğuracağından kabul edilemeyeceği, temyiz/istinaf kanun yoluna başvurulmayacak olması durumunda yazılı talimat alınması gerektiği açıktır. Bir haktan vazgeçmeyi gerektiren işlemlerde vekil edenin yazılı talimatının alınması zorunlu olup, avukat kararın temyizinde/istinaf edilmesinde hukuksal yarar görmediği kanısında ise, görüşüne iş sahibine yazılı olarak bildirmek ve nedenlerini açıklamakla yükümlüdür Dosya içerisindeki belgelerden böyle bir yazılı talimatın ve bildirimin olmadığı anlaşılmaktadır. Avukatlık mesleğinin önem ve özelliği ile şikâyetli avukatın üstlendiği işin gereklerini özen yükümlülüğü çerçevesinde yerine getirmediği, bu hususun dosya içeriğinde mevcut ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu. Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, 171 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4. maddelerinde düzenlenen ilke ve esasları ihlal ettiği sonuç ve kanaati ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 06.02.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki savunmasını aynen tekrarla, hakkında aynı eylem bakımından daha önce disiplin soruşturması yapıldığını, bu nedenle ikinci kez inceleme yapılmasını yasaya aykırı olduğunu, ayrıca incelemenin zamanaşımına uğradığını, somut olay bakımından ise, şikayetçinin istinaf edilememesi yönünde sözlü talimatı olduğunu, istinaf edilse bile hukuki fayda olmadığının kararın karşı yan tarafından istinaf edilmesi üzerine anlaşıldığını belirterek mezkur kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar şikâyetli avukat, daha önce aynı eylem bakımından hakkında disiplin soruşturması yapıldığından bahisle karara itiraz etmişse de dosya içerisinde yer alan … Barosu Yönetim Kurulu’nun 19.08.2020 günlü kararına konu eylemin “… 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/266 esas sayılı dosyasında şikayetçilere bilgi vermediği” şeklinde olduğu, bu nedenle dosyamızdaki iddia bakımından daha önce yapılmış bir soruşturmanın bulunmadığı, yine, Avukatlık Kanunu’nun 140.maddesi gereğince şikâyetli hakkında iddia olunan eylem bakımından ceza yargılamasının olduğu, bu nedenle Türk Ceza Kanunu’nda yer alan uzamış zamanaşımı sürelerinin dikkate alınacağı değerlendirilerek şikâyetlinin itirazları yerinde görülmemiştir.
Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”,
Avukatlık Kanunu’nun 171. Maddesi, “Avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip eder.”,
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi, “Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”,
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4.maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.
Avukatlık, kolektif bir itibar mesleğidir. Bu itibardan yararlanmak her avukatın hakkı olduğu gibi, bu itibarı korumak ve lekelenmesine izin vermemek de her avukatın yükümlülüğüdür.
Bir haktan vazgeçmeyi gerektiren işlemlerde vekil edenin yazılı muvafakatinin alınması zorunlu olup, avukatın muvafakat almadan kararı istinaf etmemesi, özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmektedir.
Şikâyetli avukat, yasal süresi içerisinde kararı istinaf etmeyerek mesleğinde özensiz davranmıştır.
Açıklanan nedenlerle, mesleğinde özenli davranmayan şikâyetlinin eylemi, Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince, “davranışında kusurlu sayıldığının kendisine bildirilmesine” şeklinde Kanununda vücut bulan kınama cezasını gerektirdiğinden, itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 24.11.2023 gün ve 2023/130 Esas, 2023/279 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe