TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2024/333 K. 2024/356

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1825

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 5
[ÖZET] Açıklanan nedenlerle, şikâyetli avukatın, icra dosyasından tahsil ettiği toplam 90.544,59 Türk Lirasının 45.000 Türk Lirasını şikâyetçiye verip, bakiye miktarı uhdesinde tuttuğu sabit olup eylemi aynı zamanda Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları çerçevesinde meslekten çıkarma cezasını gerektirmekteyse de dosya kapsamında şikâyetli avukat aleyhine itiraz bulunmadığından, aleyhe değiştirme yasağı gereğince itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
(Av. Yas. m. 5/1-a )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 28.04.2022 günlü “Olur”u ile; “Alacaklı müşteki vekili sıfatıyla, 15.10.2011 vade tarihli ve 60.000,00 Türk lirası bedelli senede istinaden toplam 74.663,83 Türk lirasının tahsili amacıyla … 3.İcra Müdürlüğünün 2018/5636(öncesinde aynı yer 2. İcra Müdürlüğünün 2014/4030) sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takip sırasında 24.12.2014 ilâ05.08.2021 tarihleri arasında icra dosyasından tahsil ettiği toplam 90.544,59 Türk lirasının 45.000 Türk lirasını şikâyetçiye verip, bakiye miktarı uhdesinde tuttuğu” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 10.07.2023 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında Avukatlık Kanunu’nun 2, 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/23 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 03.10.2023 gün ve 2023/395 karar sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 155/2, 43/1 ve 62/1.maddesi gereğince neticeten 1 Yıl 10 Ay Hapis ve 12.500 TL Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına ve TCK’nın 51/1.maddesi gereğince cezanın ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden 13.11.2023 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Bu bilgiler ve tüm dosya kapsamında somut olayımız incelendiğinde; katılanın hukuki sorunları ile ilgilenebilmesi amacıyla sanığa vekaletname verdiği, sanığın vekaletnameye istinaden katılanın icra dosyalarını takip etmeye başladığı, 3-4 yıl süre ile sanığın katliam dosyalar hakkında gerektiği biçimde bilgilendirmediği, sanığın UYAP portal üzerinde yaptığı incelemede 2014 yılından beri yapılan tüm ödemelerin avukat sanığın hesabına aktarıldığını öğrendiği, 24.11.2014 tarihinden itibaren tahsilat yapıldığı ancak avukat sanık tarafından katılana ödeme yapılmadığı, doysa arasına alınan 2018/5636 sayılı yazılan ile alacaklı vekili olan ve … Barosuna 1491 sicil numarası ile kayıtlı olan sanığa 2014-2021 tarihleri arasında 90.544,59 TL ödeme yapıldığı ve bu durumu katılana bildirmediği gibi tahsil etmiş olduğu paraları müvekkili olan katılana makul süreyi çok aşacak zaman dilimi geçmesine rağmen ödemediği. Avukatlık kanununa göre; ‘Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliği’nce belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler’ maddesi doğrultusunda Müvekkilin, güvenip de vekalet görevini verdiği avukatın işi nasıl yürüttüğü ve sonuçlandırdığını bilmeye hakkı olduğu, sanık ve katılan arasında bulunan vekalet ilişkisi göz önüne alınarak sanığın söz konusu ilişkiden doğan yükümlülüğü olan müvekkilini bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davrandığı, tahsilat yapmasına rağmen durumu müvekkiline bildirmediği, sanığın katılana ait parayı uhdesinde tutmaktan ibaret eyleminin ise katılan ile sanık arasında vekalet ilişkisinin bulunduğu, katılanın sanığa parayı teslim etme nedeninin sanığın görevi nedeniyle olmadığı, kamu görevlisinin şahsına duyulan güven nedeniyle ve aralarında bulunan vekalet ilişkisine binaen teslim edildiği, sanığın uhdesinde bulunan maddi değeri katılana teslim etmemesi kamu idaresinin güvenirliği ve işleyişi ile ilgili bir zararının oluşturmayacağı, zararın ise kamu zararı olmadığı gibi katılana ait bir zarar olduğu, sanığın 2014 tarihinden 2021 tarihine kadar (farklı tarihler ve farklı miktarlar olmak üzere 123 kere) katılana ait farklı maddi değeri tahsil ettiği, bu suretle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu aynı mağdura karşı farklı zamanlarda işlediği hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın her ne kadar görevi ihmal ve zimmet suçlarından cezalandırılması talep edilmişse de eyleminin bir bütün olarak hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve sanığın bu haliyle atılı suçu işlediği hususunda mahkememizce vicdani kanaat hasıl olmuştur.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “…Şikâyetlinin şikâyetçi adına icra takip açıp bedelleri tahsil ettiği ve fakat şikâyetçiye ödemeyerek uhdesinde tuttuğu süreç arasında 7 yıllık bir zaman vardır. Bu süreçte şikâyetli tahsil ettiği bedellerden şikâyetçiyi haberdar etmediği gibi, şikâyetçi kendi araştırması ile durumu fark etmese şikâyetlinin bilgilendirme yapacağına dair bir niyeti ve amacı olduğu konusunda dosya kapsamı itibarı ile bir sonuca ulaşmak mümkün olamamıştır. Bu kapsamda, şikâyetli hakkında ceza tayin edilirken, Avukatlık Kanunu 158/1.maddesindeki ilkelerin yanı sıra, ceza mahkemesi kararı kapsamı, şikâyetlinin şikâyetçiye yönelik eylemi, şikâyetçinin uğradığı zarar, şikâyetlinin şikâyetçiye yönelik eyleminin sürekliliği ve şikâyetlinin sicil durumunun yanı sıra. Kurulumuz önündeki dosyaları ve dosyaların mahiyeti de göz önünde bulundurulmuştur. Hali hazırda şikâyetlinin Kurulumuz nezdinde devam eden başkaca derdest dosyası bulunmaktadır ve dosya kapsamlarındaki şikâyetler benzer mahiyettedir. Şikâyetlinin, işbu disiplin kovuşturmasına konu davranışları alışkanlık haline getirdiği yolunda oluşan kanaatin yanı sıra, Kurulumuzun şikâyetli hakkındaki başka bir dosyasında, dosyanın -sicil geçmişinde disiplin cezası olmayan- şikâyetli hakkında zararı da gidermiş olması gözetilerek ceza mahkemesince verilen HAGB kararı kapsamında uyarı cezası verilmesine dair kararın Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nun 2023/585 esas, 681 karar sayılı kararı ile eylemin niteliği ve ağırlığı, Mahkemece verilen ceza ve Avukatlık Kanunu 158/1.maddesinde öngörülen ilkeler nazara alınarak 3 ay süre ile işten çıkarma cezası verilmek suretiyle düzeltilerek onanmasına rağmen, karara Adalet Bakanlığı tarafından cezanın az olduğuna dair itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nca itiraz yerinde görülüp 04.11.2023 tarih 2023/824 esas, 920 karar sayılı karar ile şikâyetlinin 1 yıl süreyle işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olmasına dair işbu dosyamızın şikâyetlisi hakkındaki emsal karar gözetilerek, şikâyetlinin 1 yıl süreyle işten çıkarma cezası ile cezalandırılması cihetine gidilmiştir.”  gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 20.03.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, Kurulumuzun 2023/920 esas sayılı dosyasında verilen karara karşı idari dava yoluna başvurduğunu ve bu kararın beklenilmesi gerektiğini belirterek mezkûr karara itiraz ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Şikâyetli avukatın “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” suçundan neticeten 1 Yıl 10 Ay Hapis ve 12.500 TL Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına ve TCK’nın 51/1.maddesi gereğince cezanın ertelenmesine karar verildiği ve kararın bu şekliyle kesinleştiği dosya kapsamı ile sabittir.
Avukatlık Kanunu’nun 5.maddesi, “Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık mesleğine kabul istemi reddolunur :
a) (Değişik : 23/1/2008-5728/326 md.) Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis
cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…)(1) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak,
h)Birinci fıkranın (a) bendinde sayılan yüz kızartıcı suçlardan biri ile hüküm giymiş olanların cezası ertelenmiş, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa da avukatlığa kabul edilmezler.” şeklindedir.
Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesinde; güveni kötüye kullanma suçundan kesin hüküm giymiş olmak, ceza ertelense dahi avukatlığa engel durum olarak sayılmıştır. Ancak dosya kapsamında şikâyetli avukat aleyhine itiraz bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, şikâyetli avukatın, icra dosyasından tahsil ettiği toplam 90.544,59 Türk Lirasının 45.000 Türk Lirasını şikâyetçiye verip, bakiye miktarı uhdesinde tuttuğu sabit olup eylemi aynı zamanda Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları çerçevesinde meslekten çıkarma cezasını gerektirmekteyse de dosya kapsamında şikâyetli avukat aleyhine itiraz bulunmadığından, aleyhe değiştirme yasağı gereğince itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“1 Yıl Süre ile İşten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 15.01.2024 gün ve 2023/54 Esas, 2024/8 Karar sayılı kararının aleyhe itiraz olmadığından
ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 16 Mayıs 2024
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!