TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2024/159 K. 2024/185

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1765

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 166
[ÖZET] * Avukatın müvekkili nam ve hesabına tahsil ettiği alacakları geciktirmeksizin iş sahibine bildirmesi, hangi işten dolayı ve ne miktarda ücret ve masraf alacağı olduğunu açıklaması ve konuyla ilgili karşı tarafı bilgilendirdikten sonra, alacağı oranında hapis hakkını kullanması gereklidir.
(Av. Yas. m. 166,  TBB Mes. Kur. m. 3,4 )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçinin vekilliğini üstlendiği icra takip dosyasında bir takım usulsüz işlemlerde bulunduğu, bu cümleden olarak;
1-İlgili icra dosyasına ilişkin masrafları kendisi üstlenerek Avukatlık Kanunu’na aykırı davrandığı,
2-Hapis hakkını usulüne aykırı olarak kullandığı,
3-Hapis hakkını kullanırken avukatlık asgari ücret tarifesinden fazla kesinti yaparak yanlış hesaplama yaptığı” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli avukat sözlü ve yazılı savunmasında özetle, şikâyetçinin, kiracısından olan alacağının tahsili ve tahliye istemiyle, … İcra Dairesinin 2020/4374 sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, icra takip masrafları, araç yakalama masrafı toplamı 2.445,40 TL masrafın kendisi tarafından yapıldığını, borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine … 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/168 esas sayılı dosyasıyla itirazın kaldırılması davası açtığını, bu dosyanın masraflarının da kendisi tarafından karşılandığını, yapılan yargılama sonucu borçlunun itirazının kaldırılmasına ve taşınmazdan tahliyesine karar verildiğini, … 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/168 esas, 2020/135 karar sayılı ve 18.11.2020 tarihli karar sonrası icra takibine devam edildiğini ve borçlunun hak ve alacaklarına haciz konulmasının talep edildiğini, borçlunun QNB Finansbank’ta bulunan 9.529,60 TL tutarın haczedilip, icra dosyasına aktarımın sağlandığını, bu tutardan 8.471,82 TL’nin 06.01.2021 tarihinde kendisinin hesabına reddiyatının yapıldığını, şikâyetçi tarafından ne icra dosyası ne de icra hukuk mahkemesi dosyası için kendisine akdi vekalet ücreti ile icra ve dava masraflarının ödenmediğini, bu ücretler kendisine ödeninceye kadar icra dosyasından kendisine reddiyatı yapılan 8.471,82 TL üzerinden hapis hakkını kullandığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 15.06.2023 günlü toplantısında, şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca, “Hal böyle iken, tüm dosya kapsamından, şikâyetli avukatın şikâyetçinin vekili sıfatı ile başlattığı icra takip dosyasından yaptığı tahsilatın tamamını uhdesinde tuttuğu hususunu kabul ettiği, hapis hakkını kullandığını beyan ettiği ancak 1136 sayılı yasanın 166. Maddesinde düzenlendiği üzere, hapis hakkını alacağı ile orantılı olarak kullanması gerektiği ve yerleşik uygulamalara göre müvekkili şikâyetçiye konuyla ilgili yazılı bilgi vermesi gerektiği halde bunlara tevessül eylemeyerek 1136 sayılı yasanın 134. ve 166.maddelerine aykırı davrandığı sabit bulunmakla eylemine uyan 1136 sayılı yasanın 135/2.maddesi gereğince aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde şikâyet tarihi (29.08.2022) itibariyle, Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince tekerrüre esas 20.01.2018 kesinleşme tarihli uyarma cezasının olduğu,
Şikâyetli avukatın 03.01.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, icra takibi ve icra takibinin devamını sağlamak için açılan itirazın kaldırılması davasının tarafınca eksiksiz takip edilmiş olduğu halde şikâyetçi tarafından ne icra dosyasından ne de dava dosyasında lehine doğan akdi vekalet ücretinin, icra takip ve dava masraflarının tarafına ödenmediğini, şikâyetçi tarafından iki adet akdi vekalet ücreti ve yapmış olduğu icra ve dava masrafları tarafına ödendiğinde, yasal hapis hakkını kullandığı miktardan icra karşı vekalet ücretini, dava karşı vekalet ücretini, şahsen yapmış olduğu icra ve dava masraflarını mahsup ettikten sonra bakiye ücret kalması halinde şikâyetçiye ödemeye hazır olduğunu, yapmış olduğu işlemde hiçbir hukuka aykırılık olmadığı halde hakkında kınama cezası verilmiş olmasının kabul edilebilir olmadığını, Kurulun avukatlardan oluşmasına rağmen verilen kararın avukatlık mesleğinin gerçeklerinden ve uygulamasından uzak bir karar olduğunu belirterek yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Avukatlık Kanunu’nun 34.maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”
Avukatlık Kanunu’nun 134.maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”,
Avukatlık Kanunu’nun 166.maddesi, “Avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı ve diğer her türlü kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine kadar, kendi alacağı nispetinde elinde tutabilir.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi, “Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”,
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 43. maddesi, “Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir. Müvekkille ilgili bir hesap varsa, uygun sürelerde durum yazıyla bildirilir.” hükümlerini amirdir.
Yargı kararlarında da işaret edildiği gibi, hapis hakkı belli başlı usullere göre kullanılabilir. “Hemen belirtmek gerekir ki, Avukatlık Kanunu’nun 166. maddesinde tanımlanan hapis hakkı, sadece vekâlet ücreti alacakları ve yapılan giderler oranında kullanılabilir. Avukatın, müvekkili nam ve hesabına tahsil etmiş olduğu alacak ve değerlerden, ücret ve masraf alacağından fazla bir miktarını ‘hapis hakkı’ adı altında elinde tutması, bu hakkın yasaya konuluş amacına aykırı olduğu gibi, avukatlık meslek kurallarına da aykırıdır. Aynı şekilde hapis hakkını kullanan avukatın, müvekkilin nam ve hesabına tahsil ettiği alacakları geciktirmeksizin iş sahibine bildirmesi, hangi işten dolayı ve ne miktarda ücret ve masraf alacağı olduğunu açıklaması ve konu ile ilgili karşı tarafı bilgilendirdikten ve gerektiği durumlarda yapılacak hesaplaşmadan sonra, alacağı oranında hapis hakkını kullanması gereklidir. Esasen bu durum, avukatın müvekkiline hesap verme yükümlülüğünün de tabii bir sonucudur. Nitekim Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesinde, ‘Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanlının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.’ hükmü, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 43. maddesinde de, ‘Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir.’ hükmü bulunmaktadır.” (Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 24.05.2017 gün, 2015/19231 esas, 2017/6255 karar)
Avukatın müvekkili nam ve hesabına tahsil ettiği alacakları geciktirmeksizin iş sahibine bildirmesi, hangi işten dolayı ve ne miktarda ücret ve masraf alacağı olduğunu açıklaması ve konuyla ilgili karşı tarafı bilgilendirdikten sonra, alacağı oranında hapis hakkını kullanması gereklidir.
Şikâyetli avukatın müvekkili adına tahsil ettiği parayı ödemediği, hapis hakkını usulüne uygun kullanmadığı bu nedenle eylemin sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan gerekçelerle, şikâyetli avukatın yukarıda açıklanan ilkelere aykırı davrandığı ve eyleminin disiplin suçu oluşturduğuna ilişkin Baro Disiplin Kurulu kararı isabetli olduğundan itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli Avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 24.11.2023 gün ve 2023/94 Esas, 2023/104 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 02 Mart 2024
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!