TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2024/116 K. 2024/138

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1748

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 153
[ÖZET] * Baro Disiplin Kurulu’nca duruşma açılmadığı, Avukatlık Kanunu’nun153/2. maddesi uyarınca dinlemek üzere duruşma gününü bildirir ihtaratlı yazının şikâyetli avukata gönderilmediği, şikâyetli avukat dinlenmeden karar verildiği anlaşılmıştır.
(Av. Yas. m. 153)

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 29.07.2021 günlü “Olur”u ile; “Alacaklı müşteki vekili sıfatıyla …Sigorta AŞ.’den 04.09.2019 tarihinde 185.750,00 Türk lirasını haricen tahsil ettiği hâlde müvekkiline vermeyerek uhdesinde tuttuğu” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesi gereğince şikâyetli avukatın tedbiren işten yasaklanmasına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir.
İncelenen dosya kapsamında, Baro Yönetim Kurulu’nun 05.10.2022 günlü toplantısında, şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/164 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 21.03.2023 gün ve 2023/122 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 155/2, 62 ve 52/2. maddesi gereğince neticeten 2 Yıl 6 Ay Hapis ve 10.000 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmekle kesinleşmediği,
Mahkemenin; “Sanığın … Barosuna kayıtlı avukat olduğu, müşteki tarafından genel vekaletname verilerek 28.08.2018 yılında … ilçesinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle yaralandığı, yaralanması nedeniyle … sigorta şirketinden tazminatı alabilmek için bu vekaletnameyi verdiği, sanık avukatın 06.09.2019 tarihinde … şirketinden 185.750,00 TL parayı haricen tahsil ettiği bu parayı müştekiye vermediği, parayı uhdesinde tuttuğu, aradan uzun zaman geçmesine rağmen halen tahsil ettiği parayı müvekkiline vermeyerek üzerine atılı suçu işlediği, her ne kadar sanık hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmış ise de eylem bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığa atılı suçun TCK 155/2 maddesinde yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, bu nedenle sanığın bu suçtan cezalandırılması cihetine gidilmesi gerektiği anlaşıldığından sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği sabit olarak kabul edilmekle TCK 155/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeriyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, suça konu paranın değeri de dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle teşdiden 3 yıl hapis 600 gün adli para cezası ile cezalandırılması, sanığa verilen cezadan, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edilerek TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 2 yıl 6 ay hapis ve 500 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca avukat hakkında tedbir mahiyetinde işten yasaklama talebi hakkında karar verilebilme olasılığı bulunduğundan duruşma günü tayin edilmediği, duruşma gününün ihtaratlı tebligat yapılmadan ve şikâyetli avukat dinlenmeden karar verildiği,
Baro Disiplin Kurulu tarafından; “…şikâyetli avukat hakkındaki kovuşturmanın meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek bir işten dolayı yapıldığının anlaşılması karşısında şikâyetli avukatın 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 153/1 maddesi uyarınca tedbir mahiyetinde işten yasaklanmasına karar verilmiştir.”  gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetli avukatın 09.02.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesinin şartları gerçekleşmeden karar verildiğini, savunmasının alınmadığını belirerek kararın ivedilikle kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir.
Baro Disiplin Kurulu’nca avukatın tedbir mahiyetinde işten yasaklanmasına karar verilebilmesi için;
1. Avukat hakkında Avukatlık Kanunu madde 5/1-a’da bildirilen, “Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık” suçlarından kovuşturma yapılmış olması,
2. CMK madde 170 gereğince iddianamenin düzenlenmiş, CMK madde 174 uyarınca iddianamenin iade edilmemiş ve CMK madde 175 uyarınca da iddianamenin kabul edilmiş olması ile kovuşturmanın başlamış olması,
3. Karar verilmesinden önce ilgilinin dinlenmiş veya dinlenmek üzere çağrılmış olup da belirtilen günde gelmemiş olması,
Koşullarının gerçekleşmiş olması şarttır.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Baro Disiplin Kurulu’nca duruşma açılmadığı, Avukatlık Kanunu’nun153/2. maddesi uyarınca dinlemek üzere duruşma gününü bildirir ihtaratlı yazının şikâyetli avukata gönderilmediği, şikâyetli avukat dinlenmeden karar verildiği anlaşılmıştır.
Ankara 12.İdare Mahkemesinin 2018/144 esas, 2018/1045 karar sayılı iptal kararının “Dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; her ne kadar, davacı hakkında Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesinde belirtilen suçtan dolayı hakkında mahkûmiyet kararı verildiği, aynı kanunun 153. Maddesinde belirtilen şartların gerçekleştiği, avukatlık mesleğinin önem ve niteliği, söz konusu örgüte mensup olduklarına dair kuvvetli delil ve şüphe bulunanların görevine devamının kovuşturmanın selameti ile yargı erkinin nüfuz ve itibarını zedeleyeceği tartışmasız olsa da; davacının 18.04.2017 tarihinde tahliye olduğu ve 02.05.2017 kayıt tarihli baroya sunduğu yazılı savunma dilekçesinde, ceza evinden tahliye olduğunu belirterek incelemenin duruşmalı yapılamasını talep ettiği halde duruşma günü bildirilmeksizin Avukatlık Kanunu’nun 153. maddesinin sarih ve emredici hükmüne aykırı bir şekilde dinlenmek üzere çağrılmadığı, savunma hakkı kısıtlandığı sonucuna varıldığından, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesi gereğince hakkında ‘Tedbiren İşten Yasaklama kararı’ verilmesine ilişkin Baro Disiplin Kurulu kararına karşı yapılan itirazın reddine ve ‘Tedbiren İşten Yasaklama Kararının’ devamına dair Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararında hukuka ve mevzuata uyarlık görülmemiştir.” gerekçesi de dikkate alınarak, Avukatlık Kanunu 153/2.maddesi düzenlemesine uyulmayarak şikâyetlinin savunma hakkının kısıtlandığı sonucuna varıldığından itirazının kabulü ile Baro Disiplin Kurulu kararının bozulmasına ve şikâyetli hakkındaki tedbiren işten yasaklama kararının kaldırılması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının kabulü ile; …Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Tedbiren İşten Yasaklanmasına”
ilişkin 02.02.2024 gün ve 2022/10 Esas sayılı kararının
BOZULMASINA,
2-Şikâyetli hakkındaki
“Tedbiren İşten Yasaklama”
kararının
KALDIRILMASINA,
gereği için kararın bir örneğinin derhal Baro Başkanlığı’na gönderilmesine,
3-Tedbiren işten yasaklamaya ilişkin kararlar, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Bakanlık onayına tabi olduğundan; kararın Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
4-Kurulumuz kararının; Adalet Bakanlığı’nca onaylanması halinde işbu kararımızın tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere; Adalet Bakanlığınca bir daha incelenmek üzere geri göndermesi halde; sonrasında Kurulumuzca verilecek kararın tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere;
Oybirliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 16 Şubat 2024
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!