Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1740
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 43/2 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Sahibi olduğu internet sitesinde yer alan ‘Şayet temsilciliklerimizin bulunduğu iller dışında bir yerde iseniz …’ ifadesinden de anlaşıldığı üzere, dört farklı ilde ayrı ayrı büro edindiği” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli avukat sözlü ve yazılı savunmasında özetle, şahsının birden fazla bürosu olmadığını, zaten savunma istenen site çıktısında da bu hususa ilişkin bir kira sözleşmesi, abonelik sözleşmesi yahut başkaca somut bir delilin de bulunmadığını, yalnızca sitede birtakım meslektaşlarının fotoğraflarının varlığı ile re’sen bu sonuca ulaşılmasını şaşırtıcı bulmakta olduğunu, ek gösterilen sitedeki meslektaşlarının, diğer illerde çalışan çoğu zaman tevkille dosyalarına giren, kimi zaman ise kendi uzmanlık alanındaki konularda gerek şahsının istişare edebildiği gerekse müvekkil adaylarını yönlendirebildiği, bu cihetle mesleki dayanışma içinde bulunduğu kimseler olduğunu, bu meslektaşlarının kendi vergi levhaları ve adreslerinin bulunduğunu, baronun istemi olursa, aralarındaki tevkil ilişkisini ispat eder havale dekontlarını da sunabileceğini, bu cihetle şubeleşme yasağını ihlal manasına gelen bir durumun bulunmadığını, buna karşılık vatandaşların ne yazık ki bazı meslektaşlarınca mağdur edilmesinin, mesleği yapan kimselere güvenin azaltmakta olduğunu ve müvekkillerin kiminle çalıştığını, şehir dışındaki duruşmasına kimin gireceğini, gerekirse numarasına ve adresine ulaşabilmeyi haklı olarak istemekte olduklarını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 28.07.2021 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 43/2, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
İncelemenin duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca, “…bir diğer husus ise şubeleşme yasağına aykırı olarak birden fazla ilde ofisi bulunan hukuk bürosu kurması hususudur. Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nun 23.02.2014 tarih 2013/716 Esas 2014/120 Karar sayılı kararında şu ifadelere yer verilmiştir: ‘… Kamunun avukatlık mesleğine olan güveninin her hangi bir surette zedelenmemesi için; büroların Avukatlık Meslek Kuralları’nın 12. maddesinde belirtildiği şekilde görevin vakarına uygun biçimde tanzim ve tutulması, büroda Avukatlık Yasası’nın 45/1. maddesi uyarınca yalnız avukatlık mesleğinin icrası için gerekli olan yardımcı elemanların bulundurulması gerektiği belirtilmiş, hepsinden de önemli olarak bürodaki her şeyin doğrudan Avukatın denetim ve gözetimi altında olmasının sağlanması amacıyla; Gerek avukat ve gerekse avukat ortaklıklarına her ne amaçla olursa olsun ayrı büro edinmeme ve şube açma yasağı getirilmiştir. Amaç büroda oluşacak olası olumsuzlukların avukatın denetim ve gözetiminde önüne geçmek, avukatlık mesleğinin vakarına uygun olarak yapılmasını sağlamak, mesleki ve etik değerleri etkinlikle korumaktır. …’ Karardan da anlaşıldığı üzere şube niteliğinde büro açma yasağı yalnızca haksız rekabetin ve haksız iş temininin önüne geçmek amacıyla değil, aynı zamanda avukatın doğrudan denetim ve gözetiminin sağlanması ile mesleğin güvenilirliğine, onuruna yakışır biçimde gerekli özen ve doğruluk ile çalışılmasını da temin etmektedir. Nitekim şubeleşme, mesleğin itibarını ve kamuoyundaki güvenini de olumsuz etkilemekte olup tüm bu sebeplerle Avukatlık Kanunu madde 43 fıkra 2’de avukatların şube açması açıkça yasaklanmıştır.
Ancak … Avukatlık Bürosunun kurucu ortağı olduğu internet sitesinde ifade edilen …Barosuna kayıtlı şikâyetli avukat ile birlikte ‘Takımımız’ başlığı altında isimlerine yer verilen Avukat C.Y.’nin … Barosuna, Avukat E.A.’nın … Barosuna, Avukat E.Ç.’nin … Barosuna, Avukat E.G.’nin … Barosuna kayıtlı oldukları Türkiye Barolar Birliği Baro Levhası-Avukat Arama kısmında yapılan araştırma neticesinde tespit edilmiş, birer ekran görüntüsü dosyamız içerisine alınmıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 43. Maddesinde yer alan ‘Bir avukatın birden fazla bürosu olamaz. Birlikte çalışan avukatlar ayrı büro edinemezler.’ hükmüne aykırı olarak Türkiye Barolar Birliği kayıtlarına göre, ‘…’ adresinde faaliyet gösteren Avukat C.Y., ‘…’ adresinde faaliyet gösteren Avukat E.A. ‘…’ adresinde faaliyet gösteren Avukat E.Ç. ve ‘…’ adresinde faaliyet gösteren Avukat E.G. ile birlikte çalıştıkları, şikâyetli avukat ve adı geçen avukatların birlikte çalışmalarına rağmen dört ayrı ilde ayrı ayrı büro edindikleri, yine internet sitesinde yer alan ‘Şayet temsilciliklerimizin bulunduğu iller dışında bir yerde iseniz…’ ifadeleri ile de bu hususun doğrulandığı anlaşılmaktadır…Şikâyetli avukatın sicil dosyası da incelenmek suretiyle şikâyetli hakkında Avukatlık Kanunu m. 158/1-2 gereğince, eylem ile verilecek ceza arasındaki denge ve adaletli bir uyumun gözetilmesi gereği disiplin kurullarının her zaman dikkate almak zorunda oldukları görevleri arasında olduğu da dikkate alınarak dosya kapsamına göre şikâyetlinin eyleminin Avukatlık Yasası 34, 55, 134, Reklam Yasağı Yönetmeliği 6, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları 7, 8. maddelere aykırı davrandıkları iddiası ile re’sen açılan disiplin kovuşturması sonucu şikâyetli Avukat hakkında “KINAMA CEZASI VERİLMESİNE” karar verilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli vekilinin 15.03.2023 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki savunmaları tekrarla, şubeleşmenin söz konusu olmadığını, istendiği takdirde buna ilişkin evrakların sunulabileceğini, somut halin şubeleşme yasağıyla alakasız oluşu sebebiyle ilgili ihlalin oluşmasının mümkün olmadığını, mevcut durumun ancak reklam yasağı kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olabileceğini ancak ilgili ibarelere ilişkin yayından kaldırma uyarısı gelmediğinden, usul şartının yerine getirilmediğini ve zaten ilgili ibarelerin müvekkili tarafından kendiliğinden kaldırıldığını belirterek haksız yere verilen cezanın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli vekilinin itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Baro Disiplin Kurulları, iddianame niteliğinde olan Baro Yönetim Kurulu kararlarında yer alan sevk nedenleri ile bağlıdır. Somut incelemede, Baro Yönetim Kurulu’nun 28.07.2021 günlü kararı ile yalnızca, “birden fazla büro edinme” iddiası bakımından sevk kararının bulunduğu gözetilerek, Kurulumuzca inceleme yalnızca bu iddia bakımından yapılmıştır.
Dosya münderecatında yer alan çıktılardan, şikâyetli avukatın, … Barosuna kayıtlı olarak mesleğini sürdürmesine rağmen şubeleşme yasağına aykırı olacak şekilde, sahibi olduğu internet sitesinde … illerinde temsilcilikleri olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar şikâyetli avukat, eylemin şubeleşme yasağına aykırılık teşkil etmeyeceğini savunmuşsa da “Şayet temsilciliklerimizin bulunduğu iller dışında bir yerde iseniz …” ibaresi, somut eylemin gerçekleştiğinin ispatı niteliğindedir.
Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”
Avukatlık Kanunu’nun 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”
Avukatlık Kanunu’nun 43/2 maddesi, “Bir avukatın birden fazla bürosu olamaz. Birlikte çalışan avukatlar ayrı büro edinemezler.”
Avukatlık Kanunu’nun 55. maddesi, “Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kâğıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır.” hükümlerini amirdir.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 7. maddesinde, “Avukat, salt ün kazandırmaya yönelen her türlü gereksiz davranıştan titizlikle kaçınmalıdır.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 8. maddesinde de “Avukat kendine iş sağlama niteliğindeki her davranıştan çekinir.” denmektedir.
Şikâyetli avukatın, dosya kapsamında sabit olan eylemi yukarıdaki ilkelere aykırılık teşkil etmekle disiplin cezasını gerektirmektedir.
Açıklanan nedenlerle, mesleğinde özenli davranmayan şikâyetlinin eylemi, Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince, “davranışında kusurlu sayıldığının kendisine bildirilmesine” şeklinde Kanununda vücut bulan kınama cezasını gerektirdiğinden, itirazın reddi ile Baro Disiplin Kurulu kararının gerekçesinde yer alan ve “birden fazla büro edinme” iddiası dışında kalan değerlendirmelerin karardan çıkarılarak, kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli vekilinin itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 11.02.2022 gün ve 2021/29 Esas, 2022/15 Karar sayılı kararının gerekçesinin
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe