Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1720
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 153 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün “Olur”u ile “Alacaklı müşteki vekilleri sıfatıyla, … 1. İcra Müdürlüğünün 2016/9972 (yenilenmeden sonra aynı yer 2020/210652), … İcra Müdürlüğünün ve … 9. İcra Müdürlüğünün 2017/4258 ve 2017/5033 sayılı dosyaları üzerinden yürüttükleri icra takipleri sırasında, vekillik görevinin gereklerine aykırı davrandığı,
Bu cümleden olarak;
1-Toplam 767.937,84 TL alacağın tahsili amacıyla yürüttükleri … 1. İcra Müdürlüğünün 2016/9972 sayılı icra takibinde, 10.10.2018 tarihli banka havalesi yoluyla 181.469,78 TL,
2-Toplam 3.154.066,62 TL alacağın tahsili amacıyla yürüttükleri … 9. İcra Müdürlüğünün 2017/4258 sayılı icra takibinde, 11.12.2019 tarihli 9 adet reddiyat makbuzu karşılığında 1.362.032,17 TL,
3-Toplam 5.032.620,90 TL alacağın tahsili amacıyla yürüttükleri … 9. İcra Müdürlüğünün 2017/5033 sayılı icra takibinde, 07.11.2017 tarihli reddiyat makbuzu karşılığında 2.986,48 TL, olmak üzere toplam 1.546.488,43 TL’yi tahsil ettiği halde, müvekkili müştekiye vermeyerek tamamını uhdesinde tuttuğu,
4-Müvekkili müştekiye bahsi geçen dosyalarda tahsilat yapmadığı yönünde gerçeğe aykırı bilgiler verdiği” iddiaları bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesi gereğince şikâyetlinin tedbiren işten yasaklanmasına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat, disiplin yargılamasına konu eylem nedeniyle yargılandığı mahkemedeki savunmasında; “Ben bir dönem müşteki bankanın işlerini vekaleten yürüttüm. İddiada belirtilen … ve … icra müdürlüklerindeki tahsilatları yaptığım doğrudur ancak banka sözleşmemi erdirdiği için bankayla daha fazla çalışamadım. Banka sözleşme sona erdirdiğinde dava konusu icra dosyaları ile birlikte dava konusu olmayan yürüttüğüm diğer dosyalarda da benim vekalet ücretim ödenmemişti. Ben hem dava konusu dosyalar hem de diğer dosyalardaki vekalet ücretlerimin ödenmemesi nedeniyle dava konusu icra dosyalarında tahsil ettiğim miktarları ödemedim. Vekalet ücretine mahsuben uhdemde tuttum. Benim de bankaya karşı açmış olduğum vekalet ücreti davalarım vardır. Vekalet ücreti alacağımın toplamı dava konusu icra dosyalarındaki tahsil ettiğim miktarlardan daha fazladır. Hakkım olmayan bir parayı haksız yere uhdemde tutmadım. Suçlamaları kabul etmiyorum beraatimi isterim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 26.03.2021 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında Avukat Kanunu’nun 34, 134, 153, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4, 41, 42 ve 43. maddesi gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/158 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 26.09.2023 gün ve 2023/362 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 155/2, 43, 62/1 ve 52/2. maddesi gereğince neticeten 3 Yıl 4 Ay Hapis ve 26.660 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmekle kesinleşmediği,
Mahkemenin; “…toplam 1.546.488,43 Türk lirasını sanığın tahsil ettiği halde müvekkili olan katılana vermeyerek tamamını uhdesinde tuttuğu ve müvekkili katılan bankanın ilgili birimlerine bahsi geçen dosyalarda tahsilat yapmadıkları yönünde gerçeğe aykırı bilgiler verdiği ve mağduriyetine sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Her ne kadar sanığın eyleminin zimmet suçunu oluşturduğu iddia olunmuş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun benzer yöndeki içtihatları da gözetildiğinde sanık ile müvekkili olan katılanın arasındaki ilişkinin vekalet ilişkisi olduğu, kamu güveninin zedelenmesinin söz konusu olmadığı, bu haliyle eylemin zimmet değil hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık yapmış olduğu savunmasında uhdesinde tuttuğu meblağın vekalet ilişkisinden kaynaklanan alacağı nedeniyle katılana ödenmediğini savunmuş ise de UYAP üzerinden celp edilen hukuk davasında alınan bilirkişi raporunda tespit edilen vekalet ücreti alacağının miktarının uhdesinde kalan meblağdan çok az olduğu, bu yöndeki savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmadığı, bu savunmanın suçtan ve cezadan kurtulmaya matuf savunma olduğu kanaatiyle sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmeyerek mahkumiyetine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nun 06.10.2023 günlü kararının (3) nolu bendi gereğince, şikâyetliye; savunma ve delillerini, varsa duruşma talebini 10 gün içinde yazılı olarak bildirmesi, eylemin vasfı ve mahiyeti gereğince 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 153/1.maddesi gereğince değerlendirme yapılacağından bu hususta da savunma ve delillerin sunması hususunda elektronik posta yoluyla ihtaratlı tebligat yapıldığı, şikâyetlinin duruşmaya katılmadığı,
İncelemenin duruşmalı yapıldığı, şikâyetçi vekilinin önceki iddialarını tekrarla şikâyetlinin tedbiren işten yasaklanmasını talep ettiği, Baro Disiplin Kurulunca, “…mahkumiyet hükmü ile tespit olunan eylemin ‘Güveni Kötüye Kullanma’ suçunu oluşturduğu, kovuşturmaya ve kamu davasına konu bu suçun Avukatlık Kanunu madde 5/1-a kapsamında avukatlığa engel suçlardan oluşu ve mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi halinde meslekten çıkarma cezasını gerektirmesi hususları nazara alınarak tedbir mahiyetinde işten yasaklama kararının zorunlu, acil ve orantılı tedbir niteliğinde olduğu kanaati ile…” gerekçesiyle şikâyetlinin tedbiren işten yasaklanmasına karar verildiği,
Şikâyetli vekilinin 17.01.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, gerekçe olarak gösterilen … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/362 karar sayılı ilamının istinaf incelemesinde olmakla kesinleşmediğini, kesinleşmeyen bir hüküm nedeni ile müvekkili hakkında tedbiren işten yasaklama kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut olayda müvekkilinin hapis hakkını kullandığını, bu durumda kanunen tanınan bir hakkın kullanılması sebebiyle müvekkilinin azledilmesinin haksız azlin varlığını ortaya çıkardığını, yapılacak hesaplamalar doğrultusunda davacıdan asıl alacaklı olanın müvekkili olduğunun görüleceğini belirterek karara vekâleten itiraz ettiği,
Şikâyetçi vekilinin 23.01.2024 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, şikâyetli avukatın, müvekkili tarafından haklı olarak azledildiğini, şikâyetlinin müvekkili adına çeşitli dosyalardan toplam 1.546,488,43 TL tahsil ettiğini ve müvekkiline ödeme yapmadığını, yıllar geçmesine rağmen tahsilatlarla ilgili bilgilendirmenin de yapılmadığını, şikâyetlinin takip ettiği dosyalara ilişkin masraf ve vekalet ücreti ödemesinin bulunmadığını, hapis hakkının kullandığı savunmasının gerçeği yansıtmadığını belirterek itirazın reddi ile kararın onanmasını vekâleten talep ettiği görülmektedir.
Baro Disiplin Kurulu’nca avukatın tedbir mahiyetinde işten yasaklanmasına karar verilebilmesi için;
1.Avukat hakkında Avukatlık Kanunu madde 5/1-a’da bildirilen, “Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık” suçlarından kovuşturma yapılmış olması,
2.CMK madde 170 gereğince iddianamenin düzenlenmiş, CMK madde uyarınca 174 iddianamenin iade edilmemiş ve CMK madde 175 uyarınca da iddianamenin kabul edilmiş olması ile kovuşturmanın başlamış olması,
3.Karar verilmesinden önce ilgilinin dinlenmiş veya dinlenmek üzere çağrılmış olup da belirtilen günde gelmemiş olması,
Koşullarının gerçekleşmiş olması şarttır.
Şikâyetlinin itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Şikâyetlinin, disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” suçundan, … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/158 esas sayılı dosyasında ceza kovuşturmasının başlatıldığı ve neticeten şikâyetlinin 3 Yıl 4 Ay Hapis ve 26.660 TL Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmekle kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Şikâyetli hakkında, Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesine giren bir suç nedeniyle ceza tesis edilmiş olduğu ve şikâyetliye, Baro Disiplin Kurulu’nca tesis edilen 06.10.2023 günlü (3) nolu ara kararın, elektronik posta yolu ile tebliğ edildiği gözetildiğinde, Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesinin koşullarının gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Tedbiren İşten Yasaklamasına”
ilişkin 15.12.2023 gün, 2021/24 Esas sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe