Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1677
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 159 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli Avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 22.12.2021 günlü “Olur”u ile “Sanık müşteki müdafii sıfatıyla takip ettiği ve şikâyetçinin ‘Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik’ suçlarından yargılandığı, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/166 esasına kayden görülen kamu davasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin mahiyeti ve hukuki sonuçları hakkında müvekkili şikâyetçiyi yanlış bilgilendirerek, müvekkilinin hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına rıza göstermemesine sebebiyet verip, yapılan yargılama sonunda, ‘kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’ suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 700,00 Türk lirası adli para cezası, ‘özel belgede sahtecilik’ suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair 05.05.2015 tarih ve 2015/186 sayılı kararın verilmesine neden olduğu” iddiası ile soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetçi 08.08.2023 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, iddialarını aynen tekrarla, her ne kadar ceza mahkemesi kararı Yargıtay’ca bozulmuş ve yargılama devam etse de Anayasa Mahkemesinin “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması” uygulamasını 1 yıl sonra geçerli olacak şekilde iptal ettiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve şikâyetli Avukatın cezalandırılmasını talep etmiştir.
Şikâyetli 16.08.2023 kayıt tarihli cevabında özetle, savunmasını yineleyerek, karar tarihinden 6 yıl sonra şikâyetçi olunmasının son derece manidar olduğunu, Avukatlık Kanunu’nun 159/1-2.maddelerinde öngörülen zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, ceza mahkemesi kararının her iki suç yönünden Yargıtay tarafından bozulduğunu, yargılamanın devam ettiğini, şikâyetçinin herhangi bir mağduriyetinin ve hak kaybının bulunmadığını, eylemle ilgili olarak hakkında kovuşturma izni de verilmediğini belirterek itirazın reddi ile kararın onanmasını talep etmiştir.
Avukatlık Kanunu’nun 159. maddesinde; “Disiplin cezasını gerektirecek eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. Yönetim kurulunca işe el konulmuş ise bu süre işlemez. Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren dört buçuk yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez. Disiplin cezasını gerektiren eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyor ve bu suç için kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi koymuş bulunuyorsa, birinci ve ikinci fıkralardaki süreler yerine bu zamanaşımı süresi uygulanır.” hükmü amirdir.
İncelenen dosya kapsamından, dosyanın Kurulumuza 05.09.2023 tarihinde intikal ettiği,
Disiplin davasına konu iddia bakımından Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 01.08.2022 günlü “Olur”u ile şikâyetli Avukat hakkında kovuşturma izni verilmediği, Avukatlık Kanunu’nun 159/2.maddesi uyarınca 4 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin, …1. Ağır Ceza Mahkemesinin karar tarihi (05.05.2015) esas alınsa dahi, Baro Disiplin Kurulu’nun karar verme, Kurulumuzun da dosyayı inceleme tarihinden çok önce dolduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle itirazın reddi ile kararın kaldırılması, disiplin davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetçinin itirazının reddine, …Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 23.05.2023 gün ve 2022/32 Esas, 2023/17 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA,
şikâyetli hakkında yürütülen
DİSİPLİN DAVASININ ZAMANAŞIMI NEDENİYLE DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Kararın, Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği onay için Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe