Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1654
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m.140/2, 157/7) [KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 11.10.2023 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 09.08.2023 gün ve 2023/571 Esas, 2023/676 Karar sayılı kararı,
“Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nca, adı geçen Avukatın eylemleri bakımından sorumluluk ve kusuru nedeniyle cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine ve söz konusu kararın onanmasına karar verilmiş ise de;
Adı geçen Avukat hakkında, şikâyete konu eylem nedeniyle Bakanlığımızca kovuşturma yapılmasının gerekli olmadığına ilişkin 02.08.2022 tarihli Olur işleminin iptali istemiyle Ankara … İdare Mahkemesine Esas: 2022/2807 sayısına kayden derdest olduğu anlaşılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 140/2. maddesinde disiplin işlem ve kararma konu teşkil edecek bir eylemde bulunmuş olan Avukat hakkında aynı eylemlerden dolayı ceza mahkemesinde dava açılmış ise Avukat hakkındaki disiplin kovuşturmasının ceza davası sonuna kadar bekletilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Bu durumda, Baro Disiplin Kurulunca müşteki tarafından açılan söz konusu iptal davası sonucunun beklenmesi, iptal kararı verilmesi üzerine Bakanlığımızca soruşturma ve kovuşturma izinleri verilerek ceza davası açılması, yapılacak yargılama sonunda mahkumiyet kararı verilmesi ve bu kararın da kesinleşmesi halinde mahkemece verilecek kesin karar ile dosyadaki diğer delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği nazara alındığında Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca itirazın reddine ve söz konusu kararın onanmasına karar verilmesi yerinde görülmemiştir.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli Avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 06.04.2022 günlü “Olur”u ile;
“1-Borçlu müşteki vekili sıfatıyla takip ettiği, Sigorta Tahkim Komisyonunun 22.10.2020 tarih ve 2020/71085 sayılı kararına istinaden, faizi ile birlikte toplam 144.090,28 TL alacağın tahsili amacıyla, müvekkili hakkında … İcra Müdürlüğünün 2020/7517 sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sırasında, tahsil harcını eksik yatırmak suretiyle, icra müdürlüğünce müvekkilinden eksik harcın ikmalinin edilmesi yerine stopaj mahsup edilmeden tam karşı icra vekâlet ücreti istenmesine sebebiyet verip, dosyaya müşteki tarafından fazladan 9.331,07 TL karşı vekâlet ücreti ödemesi yapılmasına neden olduğu,
2-Borçlu müşteki vekili sıfatıyla takip ettiği, müvekkili hakkında, faizi ile birlikte toplam 11.759,63 TL eksik ödenen hasar iskonto tutarının tahsili amacıyla, … İcra Müdürlüğünün 2020/7598 sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sırasında, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını bildiği hâlde, takibe itiraz etmediği gibi, 10.11.2020 tarihinde dosyaya 13.715,69 TL ödeme yaptığı” iddiaları ile soruşturma izni verilmesi ve şikâyetçi şirket vekilinin 05.07.2021 kayıt tarihli dilekçesi üzerine başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetçi şirket vekili 05.05.2023 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; iddialarını aynen tekrarla, eksik inceleme ile verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, tüm hasar dosyalarının tek tek incelenmesi gerektiğini, müvekkil şirketin bilinçli olarak zarara uğratıldığını belirterek mezkûr kararın kaldırılıp şikâyetli Avukatın cezalandırılmasını talep etmiştir.
Şikâyetli Avukat 19.06.2023 kayıt tarihli cevabında özetle; önceki tüm savunmalarını aynen tekrarla, Adalet Bakanlığı’nca hakkında kovuşturma izni verilmediğini, sorumluluk ve kusurun kendisine ait olmadığını belirterek itirazın reddini talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Disiplin davasına konu eylemleri nedeniyle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 02.08.2022 günlü “Olur”u ile şikâyetli hakkında kovuşturma izni verilmediği, Bakanlık geri gönderme gerekçesinden şikâyetçi tarafından söz konusu işleme karşı Ankara … İdare Mahkemesinin 2022/2807 esasına kayden açılan iptal davası açıldığı ve davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 140/2. maddesinde disiplin işlem ve kararına konu teşkil edecek bir eylemde bulunmuş olan avukat hakkında aynı eylemlerden dolayı ceza mahkemesinde dava açılmış ise avukat hakkındaki disiplin kovuşturmasının ceza davası sonuna kadar bekletilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Bu nedenle, Baro Disiplin Kurulunca müşteki tarafından açılan söz konusu iptal davası sonucunun beklenmesi, iptal kararı verilmesi üzerine Adalet Bakanlığı’nca kovuşturma izni verilerek ceza davası açılması, yapılacak yargılama sonunda mahkûmiyet kararı verilmesi ve bu kararın da kesinleşmesi halinde mahkemece verilecek kesin karar ile dosyadaki diğer delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği yönündeki Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görülmekle; itirazın kabulü ile Avukatlık Kanunu’nun 140/2.maddesi gereğince kararın bozulması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Bakanlık geri gönderme gerekçesine
UYULARAK,
Şikâyetçi şirket vekilinin itirazının kabulüne; Baro Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin kararının Avukatlık Kanunu’nun 140/2.maddesi gereğince
BOZULMASINA,
2-Sonucun, Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe