TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2023/798 K. 2023/883

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1651

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 157, AVK Madde 159
[ÖZET] Her ne kadar Bakanlık geri gönderme gerekçesinde 8+4=12 yıllık uzun zamanaşımı süresinin henüz dolmadığından bahsetmekte ise de, inceleme konusu dava dosyasında uzamış zamanaşımı süresinin 12 yıl olmadığı; disiplin davasına konu iddia yönünden şikâyetli Avukatın beraat ettiği, dolayısıyla ortada bir mahkumiyet kararı olmadığı, zamanaşımını kesen son işlemin sanığın savunmasının alınması olduğu dikkate alındığında ceza mahkemesince tespit edilen suç tarihi (2013 öncesi) esas alındığında zamanaşımı süresinin Kurulumuzun dosyayı inceleme tarihinden önce dolduğu anlaşılmıştır.
(Av. Yas. m.157/7, 159/3)

[KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 11.10.2023 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 09.08.2023 gün ve 2023/573 Esas, 2023/678 Karar sayılı kararı,
“Adı geçen Avukata isnat edilen görevi kötüye kullanma suçu bakımından zamanaşımı süresinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl olup, anılan Kanunun 67/4. maddesinde de zamanaşımını kesen işlemlerle bu sürenin en fazla 12 yıla kadar uzayabileceğinin hükme bağlandığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda, ceza mahkemesi kararında eylem tarihi olarak belirtilen (2013) tarihinden itibaren Avukatlık Kanunu’nun 159/son maddesi uyarınca belirlenen 12 yıllık uzun zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı nazara alındığında, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca dosya içerisindeki bilgi ve belgeler doğrultusunda esastan inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksi yönde yapılan değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli Avukat hakkında; “Alacaklı müşteki şirket vekili sıfatıyla takip ettiği, … İcra Müdürlükleri nezdindeki toplam icra takip dosyalarını gereği gibi takip etmeyerek takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılmasına sebebiyet verdiği” iddiası ile son soruşturma açılması üzerine başlatılan disiplin davasında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetçi şirket vekili 28.04.2023 kayıt tarihli itirazında, ceza mahkemesince verilen beraat kararının Baro Disiplin Kurulu’nu bağlamadığını, icra takiplerinin işlemsiz bırakılması nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, şikâyet edilenin yazılı talimat almaksızın dosyaları takipsiz bıraktığını belirterek mezkûr kararın kaldırılmasını ve şikâyetli hakkında disiplin cezası verilmesini talep etmiştir.
Şikâyetli 05.06.2023 kayıt tarihli itiraza cevabında, savunmalarını aynen tekrarla, kesinleşmiş beraat hükmüne rağmen hakkında disiplin cezası verilemeyeceğini belirterek haksız, ve hukuksal dayanaktan yoksun itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Avukatlık Kanunu’nun 159. maddesinde; “Disiplin cezasını gerektirecek eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. Yönetim kurulunca işe el konulmuş ise bu süre işlemez. Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren dört buçuk yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez. Disiplin cezasını gerektiren eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyor ve bu suç için kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi koymuş bulunuyorsa, birinci ve ikinci fıkralardaki süreler yerine bu zamanaşımı süresi uygulanır.” hükmü amirdir.
İncelenen dosya kapsamından, dosyanın Kurulumuza 06.07.2023 tarihinde intikal ettiği,
Disiplin davasına konu eylemleri nedeniyle Şikâyetlinin “Görevi Kötüye Kullanmak” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/113 esasına kayden açılan kamu davasında Mahkemenin 02.03.20215 gün ve 2015/45 sayılı ilamı ile; üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından sanık şikâyetli Avukatın CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,
kararın temyizde onanarak 12.05.2022 günü kesinleştiği görülmüştür.
Türk Ceza Kanunu’nun “Dava zamanaşımı süresinin kesilmesi” başlıklı 67.maddesinin ikinci fıkrası ve devamı uyarınca;
“Bir suçla ilgili olarak;
a)
Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi
,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi
son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin
en fazla yarısına kadar uzar.

Her ne kadar Bakanlık geri gönderme gerekçesinde 8+4=12 yıllık uzun zamanaşımı süresinin henüz dolmadığından bahsetmekte ise de,
inceleme konusu dava dosyasında uzamış zamanaşımı süresinin 12 yıl olmadığı;
disiplin davasına konu iddia yönünden şikâyetli Avukatın beraat ettiği, dolayısıyla ortada bir mahkumiyet kararı olmadığı,
zamanaşımını kesen son işlemin sanığın savunmasının alınması olduğu dikkate alındığında,
Avukatlık Kanunu’nun 159/son fıkrası delaletiyle TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddesinde “Görevi Kötüye Kullanma” suçu bakımından öngörülmüş
uzamış dava zamanaşımı süresinin (
suç tarihi (31.12.2012 kabul edilse dahi) + sanığın savunmasının alındığı tarih (ceza mahkemesinin karar verdiği 02.03.2015 kabul edilse dahi) + olağan zamanaşımı süresi (8 yıl)

başka bir anlatımla zamanaşımını son kesen işlem olan
sanığın savunmasının alındığı tarih (ceza mahkemesinin karar verdiği 02.03.2015 kabul edilse dahi) + olağan zamanaşımı süresi (8 yıl))
ceza mahkemesince tespit edilen suç tarihi
(2013 öncesi)
esas alındığında Kurulumuzun dosyayı inceleme tarihinden önce
(kabule göre 02.03.2023 tarihinde)
dolduğu anlaşılmıştır.
Avukatlık Kanunu’nun 157/2. maddesine göre; “Birlik Disiplin Kurulu,
disiplin davalarını
dosya üzerinden inceler.”
Bu nedenle, Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde olmadığından itirazın reddi ile kararın kaldırılması, disiplin davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi dair önceki kararımızda ısrar etmek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görülmediğinden, şikâyetçi şirket vekilinin itirazının reddine; Baro Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin kararının
KALDIRILMASINA,
şikâyetli hakkında yürütülen
DİSİPLİN DAVASININ ZAMANAŞIMI NEDENİYLE DÜŞÜRÜLMESİNE
dair Kurulumuzun 09.08.2023 gün ve 2023/573 Esas, 2023/678 Karar sayılı kararında
ISRAR EDİLMESİNE,
2-Sonucun, Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 20 Ekim 2023
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!