Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1634
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m.140/3) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşıldığından dosya incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 21.03.2018 günlü “Olur”u ile; “Rüşvet ve yolsuzluk suçlarından … (eski) Genel Başkanı şüpheli ve Özel Kalem Müdürü müdafi sıfatıyla, müvekkilleri hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2014/52579 sayılı soruşturma kapsamında, müvekkilleri aleyhinde delil olabilecek ‘Yurtdışı harcama belgeleri ile mal beyanı’ başlıklı klasördeki belgeleri, 30.12.2014 tarihinde, kurum içinde yer aldıkları odayı izinsiz olarak açtırmak suretiyle bulundukları yerden aldığı gibi, kurum yetkililerinin talebine rağmen söz konusu belgeleri iade etmediği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat sözlü ve yazılı savunmasında özetle, kendisinin kurumun 7 sene disiplin kurulu başkanlığını yaptığını, 8 sene de … il başkanlığını yürüttüğünü, görev yaptığı süre içerisinde kurumun birçok yeni projesinin gelişmesine aracılık ettiğini, …kurum içinde yapılanlara karşı olan bir grup olduğunu bildiklerini, bu grubun sonradan FETÖ’cü grup olduğunu öğrendiklerini, 29.10.2014 tarihinden 1 gün öncesinde … genel başkanı gözaltına alındıklarını, kendisinin de hem disiplin kurulu başkanı olması hem de avukat olması münasebetiyle genel başkan ve 7 arkadaşının soruşturma aşamasında müdafi sıfatıyla duruşmalarına katıldığını, bu soruşturma aşamasındaki tüm belgelerin birer fotokopisini savcılıktan alarak başkanın sekreterinin odasındaki bir dolapta 1 klasör orada, 14 klasör de kendisinin odasında olmak üzere bulunmakta olduğunu, … Genel Müdürü ve arkadaşlarının tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildiklerini, 1 Kasım’da tutuklandıklarını, 28-29.12.2014 tarihinde de yapılan olağanüstü genel kurulda da yönetimin değiştiğini, bu değişme sebebiyle de kendisinin soruşturma aşamasında savcılıktan aldığı fotokopi dosyalarını ve genel sekreterin odasındaki şikâyete konu 1 dosyayı alarak kurumdan ayrıldığını, kurumdan almış olduğu dosyaların tamamının savcılık dosyalarının fotokopisi olup müdafi sıfatıyla almış olduğu fotokopi çıktıları olduğunu, kuruma ait herhangi belge almadığını, şahsına resmi olarak teslim edilmiş bir belge de bulunmadığını, kendisine karşı husumetin sebebinin ise, genel kurul sırasında yaptığı bir konuşmada genel kurulun zamanının manidar olduğunu söylemesi üzerine genel başkanlığa seçilen kişinin şahsına karşı yapmış olduğu konuşma nedeniyle karşılıklı şikâyetçi oldukları olduğunu beyan etmiştir.
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” ve “Resmi Belgeyi Bozma, Yok Etme veya Gizleme” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/147 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 08.06.2021 gün ve 2021/198 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın her iki suç bakımından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine karar verildiği, kararın istinaf başvurusunun esastan reddi üzerine 01.12.2022 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Yargılama aşamasında … Başkanlığı’ndan sanık tarafından kurumdan izinsiz olarak alındığı iddia edilen klasörde hangi resmi evrak ve belgelerin bulunduğu, bu klasörde bulunduğu iddia edilen resmi evrak ve belgelerin kurumda başka bir suretlerinin bulunup bulunmadığı hususlarının sorulduğu, … vekili tarafından 05.03.2019 tarihli dilekçe ile klasör içerisindeki resmi evrak ve belgelerin sanık tarafından alınıp götürüldüğü için evrakların başka suretlerinin Kurum kayıtlarında bulunmadığının bildirildiği, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma kapsamında … Başkanlığı’nda yapılan arama kapsamında … Ağır Ceza mahkemesinin 2015/242 Esas sayılı dosyasında bulunan 03.11.2014 tarihli Teslim tesellüm Tutanağının düzenlendiği anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalar dikkate alındığında, somut olayda sanığın inkâr nitelikteki savunmaların aksine, rüşvet ve yolsuzluk suçlarından … (eski) Genel Başkanı ve Özel Kalem Müdürü müdafileri sıfatıyla, müvekkilleri hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2014/52579 sayılı soruşturma kapsamında, müvekkilleri aleyhinde delil olabilecek ‘Yurtdışı harcama belgeleri ile mal beyanı’ başlıklı klasördeki belgeleri, 30.12.2014 tarihinde, kurum içinde yer aldıkları odayı izinsiz olarak açtırmak suretiyle bulundukları yerden aldığı, kurum yetkililerinin talebine rağmen söz konusu belgeleri iade etmediğine ilişkin üzerine atılı Resmi Belgeyi Bozma, Yok Etme veya Gizleme, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçlarını işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından ‘şüpheden sanık yararlanır’ hukuk genel prensibi de dikkate alınarak sanığın CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca müsnet suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.” gerekçesiyle karar verdiği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca “Dosya kapsamına bakıldığında, şikâyetli Avukat hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/147 esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığı, yargılama sonunda şikâyetli Avukat hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma, Resmi Belgeyi Bozma, Yok Etme veya Gizleme suçundan şikâyetli Avukatın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil elde edilemediği, CMK’nın 223/2-e Maddesi uyarınca atılı suçun şikâyetli Avukat tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesi ile ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. Şikâyetli Avukat hakkında verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/147 Esas ve 2021/198 sayılı beraat hükmünün 01.12.2022 tarihinde kesinleştiği de göz önüne alınarak, şikâyet olunan hakkında disiplin cezası verilmesine mahal olmadığı yönünde karar vermek gerekmiştir” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde eylem tarihi (30.10.2014) itibariyle, tekerrüre esas ceza olmadığı,
Şikâyetçi vekilinin 22.06.2023 tarihli itiraz dilekçesinde özetle, dosya içerisinde mevcut … Genel Başkanlığı’nın 26.01.2015 tarihli müfettiş raporunda olayın tüm ayrıntılarıyla ve belgeleri ile izah edildiğini, şikâyetlinin söz konusu evrakların onaylı suretlerini alarak, asıllarının iade edilmesi talebini dahi kabul etmediğini, işbu belgelerin yurt dışı harcama belgeleri ve benzeri olarak ifade edilen fatura/diğer belgeler ve Kurum mali işlemleri ile söz konusu kişi/kişiler üzerinde bulunan iş ve işlemlere yönelik avansların takibi ve kapatılması açısından son derece önem arz eden bilgi ve belgeler olduğunu, ayrıca şikâyetlinin bu eylemler nedeniyle avukatlık görevini kötüye kullanmasından dolayı Baro’ya şikâyet edildiğini, … İdare Mahkemesinin 2020/1875 sayılı ilamı ile şikâyetlinin disiplin cezası alması gerektiğine karar verildiğini belirterek karara vekaleten itiraz edildiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikayetçi vekilinin itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Avukatlık Kanunu’nun 140/3 maddesi, “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatla sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır.” hükmüne haizdir.
Disiplin kovuşturmasına konu eylemle ilgili olarak şikâyetli avukat hakkında, CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verildiği, kararın istinaf başvurusunun reddi ile kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Adı geçen Mahkemenin dosyadaki tüm delilleri tartışarak CMK 223/2-e maddesi gereği “Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçesiyle beraat kararı verdiği; bu maddenin Avukatlık Kanunu’nun 140/3. madde bildirilen “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali” haline uygun olduğu hususları dikkate alındığında; “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi gereğince şikâyetli avukat hakkında disiplin cezası vermek mümkün olmayacaktır.
Anılan nedenlerle, itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikayetçi vekilinin itirazının reddine, Baro Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe