Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1623
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 140 ) [KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 27.07.2023 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 19.05.2023 gün ve 2023/326 Esas, 2023/443 Karar sayılı kararı,
“Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca, eylemin disiplin suçu oluşturmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine ve söz konusu kararın onanmasına karar verilmiş ise de;
Müşteki vekili tarafından disiplin dosyasına sunulan itiraz dilekçesi ekinde, 11.03.2023 tarihli dilekçe ile … Cumhuriyet Başsavcılığına adı geçen Avukat hakkında suç duyurusunda bulunulduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 140/2. maddesinde disiplin işlem ve kararına konu teşkil edecek bir eylemde bulunmuş olan Avukat hakkında aynı eylemlerden dolayı ceza mahkemesinde dava açılmış ise avukat hakkındaki disiplin kovuşturmasının ceza davası sonuna kadar bekletilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Bu durumda, Baro Disiplin Kurulu’nca müşteki tarafından adı geçen Avukat hakkında yapılan suç duyurusu akıbetinin araştırılması, Bakanlığımızca soruşturma ve kovuşturma izinlerinin verilerek ceza davası açılması, yapılacak yargılama sonunda mahkumiyet kararı verilmesi ve bu kararın da kesinleşmesi halinde Mahkemece verilecek karar ile dosyadaki diğer delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli Avukat hakkında; “Şikayetçinin yazılı bir talimatı olmaksızın yabancı para alacağını Türk lirasına çevrilerek icra takibi başlatmak suretiyle şikayetçiyi zarara uğrattığı” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Şikâyetli savunmalarında özetle; şikâyet eden ve vekilinin amca yeğen olduklarını, şikâyetçinin kendisinin rızası olmadan şahsi telefonunu şu anki vekili ile paylaştığını, şikâyet eden vekilinin 09.06.2021 tarihinde kendisini arayarak amcasının aracını kullanırken trafik cezası aldığını, amcasının vekâleti şahsında olduğu için kendisine yetki vermesi halinde trafik cezasına itiraz edeceğini belirttiğinde kendisine böyle bir yetkiyi veremeyeceğini ve böyle bir sorumluluğu kabul edemeyeceğini, şikâyetçinin kendisine neden vekâlet çıkarmadığını sorduğunda meslektaşının “ne gerek var siz yetki verseniz yeter” dediğini, yetki vermesi üzerine bununla alakalı sorumluluğunun doğacağını, makbuz kesmek zorunda kalacağını belirttiğinden yetki vermemesi üzerine aniden bir azilname ile karşılaştığını, eski müvekkili ile vekâlet ilişkisini çok fazla iletişim kurulmasa bile devam ettiğini, söz konusu … 4. İcra Müdürlüğünün 2017/5732 sayılı icra dosyasında takibe koyulan senedinin o günkü kur üzerinden hesaplama yaparak TL karşılığında icraya koyacakları noktasında şikâyetçinin bilgilendirildiğini ve konuyla ilgili kendisiyle görüşme yapıldığını, yabancı para döviz, Euro icra takibinin alacaklının isteğine göre döviz alacağının Türk parasına çevirmesi ve Türk parası üzerinden icra talebinde bulunması gerektiğini, alacaklının takip talebinde fiili ödeme günündeki Türk parasını isteyebileceğini ve ancak harcın takip tarihindeki Türk parası karşılığı olarak yatırılıp sonra tamamlanacağını, yapmış olduğu icra takibinde şikâyet eden tarafın uğramış olduğu bir hak kaybını bulunmadığını, mevzuatın kendisine tanımış olduğu şekilde alacaklının isteğine göre döviz alacağın Türk parasına çevrilerek ve faiz konusunda da haklar saklı tutularak geçerli bir takip yapıldığını, borçlu tarafından yapılan ödemeler yapıldığı zaman ilk olarak şikâyet edenin arandığını, şikâyet edenle aralarında olan 02.05.2017 tarihli avukat vekâlet sözleşmesi istinaden avukata icra takibi sonucunda çıkan faiz ve alacak toplamı üzerinden %12’si olarak vekâlet ücreti kararlaştırıldığını, yapılan tahsilatlardan ilk olarak vekâlet ücretini kesmeye başlayacağını belirttiğini, şikâyetçinin kendisini her zaman fevri çıkışlar yaparak avukatların hep böyle olduğunu zaten hep kendini düşündüklerini ve bunun gibi suçlayıcı ithamlarla karşı karşıya kaldığını, şikâyet eden ile iletişim kurmanın çok zor olduğunu, herhangi bir talimat alacağında telefonlarına cevap vermediğini, tahsilatlar şikâyet edene bildirildiğini ve ödemelerin tarafınca kendisine zamanında yapıldığını, borçlunun ise sürekli kendisiyle iletişim halinde olduğunu, borcunu ödeyeceğini, zaman zaman taahhüt taahhütler vererek ödeme yapması gerektiğini beyan ettiğini, yapılan tahsilatların dosya bildirilmesinin tamamen borçlu tarafı koruyan bir durum olduğunu, alacaklıya bir zarar doğurmayacağını, bu noktada şikâyet eden vekilinin ısrarla tahsilatları dosyayı bildirmedi demesinin sadece kendini haklı çıkarma çabasından ileri geldiğini ve başka bir durum olmadığını, eğer ki dosya borçlusuna herhangi bir haciz işlemi yapılsa ve de haricen tahsiller dosyaya bildirmeden haciz yapılsa bu durumun tamamen dosya borçlusunun haklı şekilde şikâyet sebebini oluşturacağını, haricen tahsillerin daha önce de belirttiği gibi herhangi bir haciz işlemine girişilmeden dosyaya bildirileceğinin ortada olduğunu, fakat alacaklının dosyaya yapılan ödemeleri bildirmediğinden bahsetmesi ve bunu hem şikâyet dilekçesini hem de mesaj ile hem de noter aracılığıyla tarafından istenilmesinin alacaklının tamamen kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, alacaklı adına uhdesinde para tuttuğu iddiasını kabul etmediğini, güncel takip toplamının 50.000,00 TL civarı olan icra dosyası için şikâyet edene yapılan ödemelerin açık olduğunu, vekâlet ücreti olarak vekâlet ücretini kestiğini bunu da alacak diye bildirdiğini, şikâyet edenin icra takibi aşamasında kendilerine 750 TL masraf ödemesinde bulunduğunu, 750 TL gider avansının 291,44 TL’sini kullanıldığını ve geriye kalan kullanılmayan 459,56 TL’sinin azil sonrası şikayet eden tarafın banka hesap numarasına iade edildiğini, para tutmak şeklinde iddialarını tamamen asılsız olduğunu, şikayet edene ait olan icra takip dosyası incelendiğinde dosyanın hiçbir şekilde takipsiz kalmadığını, sürekli işlemlerinin yapıldığını, şikâyet edenin icra takip dosyası açılırken alınan gider avansının açılış masrafları ve tebligat giderleri için kullanıldığını, dosyada hacze çıkılmasının müvekkilinin vekiline talimat vermesi ve bunun için masrafını bizzat yatırması gerektiğini, banka dekontları ile alacaklıya yapılan ödemeler ve elden yapılan ödeme her ne kadar şikayet eden tarafından inkâr edilse de belgelerle ve şikayet eden vekilinin yapmış olduğu beyanlarla sabit olduğunu, söz konusu mesleğe dair ve mesleğin niteliğine saygınlığına aykırı hiçbir davranışta bulunmadığını, meslek itibarına bağlı kaldığını, şikayetçiler tarafından kendisine yöneltilen hiçbir iddiayı kabul etmediğini ve şikayetçiler aleyhinde her türlü yasal hakları saklı olmak üzere şikayetin reddi ile hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 07.07.2012 günlü toplantısında Avukatlık Kanunu’nun 34 ve 134.maddeleri uyarınca şikâyetli Avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Tüm dosya kapsamından, şikayetin konusunun , şikâyetli avukatın şikayetçinin vekili sıfatıyla takip ettiği … 4.İcra Müdürlüğünün 2017/5732 sayılı dosyasını 8.000 USD üzerinden açmadığı, bu konuda şikayetçinin yazılı bir talimatı olmadığından bahisle kovuşturmanın açıldığı ancak … 4.İcra Müdürlüğünün 2017/5732 sayılı dosyası tetkik edildiğinde şikâyetli avukatın takip talebine ‘8.000 karşılığı olan 28.837,60 TL üzerinden ödenmesidir’ şeklin talimatın olmadığı, kaldı ki yabancı para birimi üzerinden takip yapılamayacağı da değerlendirilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetçi vekilinin 16.03.2023 kayıt tarihli duruşma talepli itiraz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olmasının ötesinde adalet hissiyatının derinden sarsan üzücü bir karar olduğunu, şikâyet dilekçelerinin hiç incelenmediğini, kararın oybirliği ile alındığı halde bir üyenin imzasının eksik olduğunu, şikâyetli Avukatın savunma dilekçesi ekinde yer verdiği ödeme tutanağı ile tüketici mahkemesine sunduğu belgelerin sahte olduğundan bahisle 08.03.2023 tarihinde suç duyurusunda bulunmak zorunda kaldıklarını belirterek mezkur kararın bozularak dosyanın Barosuna iadesine karar verilmesini talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün geri gönderme gerekçesi ile dosya yeniden incelendiğinde;
Bakanlığın geri gönderme gerekçesinde müşteki vekili tarafından disiplin dosyasına sunulan itiraz dilekçesi ekinde, 11.03.2023 tarihli dilekçe ile … Cumhuriyet Başsavcılığına adı geçen Avukat hakkında suç duyurusunda bulunulduğunun bildirildiğinden bahisle Avukatlık Kanunu’nun 140/2.maddesi gereğince kararın bozulması gerektiğinden bahsedilmekte ise de; şikâyetçi tarafından şikâyetli Avukatın … 10. Noterliğinin 14.06.2021 gün ve 020132 yevmiye numaralı azilnamesi ile azledildiği, şikâyetçi vekillerinin 27.08.2021 kayıt tarihli dilekçe ile şikâyetli Avukat hakkında Baro Başkanlığı’na şikâyetçi oldukları, Baro Disiplin Kurulu’nca usulüne uygun yapılan disiplin kovuşturması sonunda bir karar verdiği tartışmasızdır.
Disiplin kovuşturmasının yürütülmesi ve karara bağlanması ilgilinin şikâyetinde ısrar etmesine bağlı olmayıp, şikâyetçiyi tatmin amacına da yönelik değildir.
Amaç, Avukatlık Kanunu’nun 158. maddesinde açıklandığı gibi, avukatlık onurunu ve itibarını, meslek düzen ve geleneklerini korumak ve mesleğin adalete uygun olarak yerine getirilmesini sağlamaktır. Bu ilkenin gereği olarak hakkında soruşturma başlatılan ve/veya disiplin kovuşturması açılan avukat hakkındaki soruşturmadan veya disiplin kovuşturmasından sırf şikâyetçinin isteği üzerine vazgeçilemez. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında, Baro Yönetim veya Disiplin Kurulları; şikâyetçinin isteğinden bağımsız olarak hareket etmek durumundadır.
Kovuşturma aşamasında Avukatlık Kanunu’nun 140/2.maddesi gereğince beklenmesi gereken bir savcılık soruşturmasının bulunmadığı, şikâyetçi vekillerince Baro Disiplin Kurulu’nca karar verildikten sonra 11.03.2023 günlü dilekçe ile şikâyetli Avukat suç duyurusunda bulunulduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; Bakanlığın geri gönderme gerekçesi yerinde görülmediğinden kurulumuzun önceki kararında ısrar edilmesi gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Adalet Bakanlığı’nın geri gönderme gerekçesi yerinde görülmediğinden, şikâyetçi vekilinin itirazının reddine; … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 06.01.2023 gün ve 2022/85 Esas, 2023/9 Karar sayılı kararının
ONANMASINA
dair Kurulumuzun 19.05.2023 gün ve 2023/326 esas 2023/443 karar sayılı kararında
ISRAR EDİLMESİNE,
2-Sonucun, Avukatlık Kanunu’nun 157.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe