TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2023/539 K. 2023/632

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1603

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 140
[ÖZET] * Mahkemenin dosyadaki tüm delilleri tartışarak CMK 223/2-e maddesi gereği “Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçesiyle beraat kararı verdiği; bu maddenin Avukatlık Kanunu’nun 140/3. madde bildirilen “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali” haline uygun olduğu hususları dikkate alındığında; “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi gereğince şikâyetli avukat hakkında disiplin cezası vermek mümkün olmayacaktır.
(Av. Yas. m.140/3)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 28.05.2018 günlü “Olur”u ile; “Davalı vekili sıfatıyla takip ettiği … İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/708 esas sayılı dosyasında, uzun süredir karar verilmemesinin sebebini öğrenmek için 27.07.2017 tarihinde mahkeme hakiminin odasına gidip agresif bir tavırla ‘dosyaya ne zaman bakılacak’ diye sorması üzerine dosyalara sırayla bakıldığı ve sözlü taleplerin değerlendirilemeyeceği, yazılı başvurmasının gerektiğinin bildirilmesi karşısında kapıdan çıktığı sırada ilgili hakime saldırgan bir tutumla ‘Sizinle görüşeceğiz’ şeklinde sözler söylediği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat disiplin yargılamasına konu eylem nedeniyle yargılandığı mahkemedeki savunmasında; “Sayın başkan şimdi gerçeğe aykırı gerçeğe uygun olmayan bir tutanakla soruşturma başlatıldı ve dava açıldı şimdi olay şöyle bir icra dosyası vardı bir icra takibi yapmıştık, bu icra takibi sonunda karşı taraf dosyaya itiraz etmişti ve dosya icra hukuk mahkemesine gitmişti, icra hukuk mahkemesinin hızlı yargılamayla on günde çözmesi gereken bir dosya 4-5 ayda bir sonuç alamamıştık, bu arada sürekli dosyanın akıbetini öğrenmek için kaleme gidiyorduk, ben gidiyordum, stajyerim gidiyordu, başvurudan iki ay sonra ben gittim, çünkü dosya hakkında hiçbir bilgi alamıyorduk, sadece öğrendiğimiz şey dosya hakimin önündeydi, bu arada dosyanın icra müdürlüğüne gitmesi gerekiyordu, uygulama icra hakimliği yaptınız mı bilmiyorum, icra müdürlüğü dosyayı icra hakimliğinden talep eder ve icra hakimliği bir günlüğüne ya da on dakikalığına dosya icra müdürlüğüne gider gereken yapılır dosyada bir tedbir falan olmadığı sürece uygulama bu şekildedir, bunun için icra müdürlüğünden talep yazısı aldık, mahkeme dosyayı aşağıya göndermediği gibi taleplerimizi de dilekçelerimizi de hiç dosyaya indirmiyorlardı, dilekçe yazıyordum ben dosyanın akıbeti ile ilgili, dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesi ile ilgili. Yazdığım dilekçelerde UYAP üzerinden indirilmiyordu, yani dosyada hiçbir şey olmuyordu ve benim müvekkilime bir bilgi olarak sadece dosya hâkimin önünde bilgisiyle kalıyordu, aradan uzun zaman geçti ye müvekkili artık beni azletme aşamasına geldi, çünkü avukat bey çözemiyorsunuz bu dosyayı sanırım diyerek başka avukatlar tutacağını söyledi, işte neyse kaleme gittim, kalemde büyük bir kargaşa var. Avukatlar falan tartışıyorlar, hatta bir avukat meslektaşım avukat bey çok beklersiniz falan da demişti, halim beyle görüşmeye gittim en son olaydan iki ay önce bir 20 dakika falan kapıda bekledim, içeride özel bir görüşmesi vardı, hâkim bey dedim dosyamız var dosyamız hakkında bilgi almak istiyordum, daha cümlemi bitirmeden hâkim bey zaten böyle avukatlarla çok iletişime girmeyen bir meslektaşımız olduğu belliydi, muhatap olmadı, avukat bey sırayla bakıyoruz, dedi. Tamam dedim, gittim aradan birkaç ay geçti kaleme gittim, kalemdeki memurlarda böyle biraz stresliler. Memur hanım Z. hanımdı sanırım memur hanım bir dosyamız vardı ne oldu, bu bana bilgi verdi baktı hakimin önünde dedi tekrar ve onunla orada bir konuşmamız oldu, dedim yani bir sorun olduğu belli, acaba dedim hakim iş mahkemesi hakimi ceza mahkemesi hakimi de geldi icra hukuk mahkemesi hakimi oldu da çözemiyor mu ? memur mu yok ya da işler çok mu yoğun yani bir sorun olduğu açık dedim, avukat bey dedi islerseniz hakimle görüşün dedi, ya da ben hakimle görüşeyim demiş olabilirim orayı tam hatırlamıyorum, hakimin odasına gittim kapısı açıktı, zaten hakimin tavrını bildiğim için hemen kısaca derdimi anlatmaya başladım, hakim bey dedim böyle hızlı hızlı daha önce de görüşmüştük sizinle, bir dosyamız vardı dedim onun hakkında bilgi almak istiyorum, dedim, böyle yüzümüze de bakıyor, avukat bey sırayla bakıyoruz, dedi, hakim bey o zaman hangi sıradasınız onu söyleyin dedim, benim dosya numaram 2017’ye işte 758 mi öyle bir şeydi, ben dedim müvekkilime şey diyebileyim, daha 200 sıra var 100 sıra var, müvekkilime karşı bir şey söyleyemiyorum, azledilmek üzereyim bari bunu söyleyin dedim, tam öyle söyleyince zaten hal ve tavrı sinirli güvenliği çağırıyım şimdi görürsün kimliğini göster güvenliği çağırıyım görürsün dedi, dedim avukat olduğumu biliyorsunuz çağırın güvenliği bende avukat haklarını çağırıyım görüşelim öyle mi iletişimde olalım dedim, çıktım gittim, sonra bu şekilde karşınıza geldim, şimdi tutanak zaten, efendim hangi sözlerini, hayır o bana deyince o beni tehdit edince güvenliği çağrıyım kimliğini ver deyince bende o zaman bende avukat haklarına haber vereyim görüşelim bu şekilde mi iletişimde olalım dedim, olay bu, öyle tehditvari sizinle görüşelim demedim, artı zaten Z. hanım bilgisine başvurulmuş katip, diyor ki aynı benim anlattığım gibi zaten tutanakta imzası da yok onun, zaten avukat bey geldi diyor, dosyası hakkında bilgi almak istedi diyor, biz de hakim beyle görüşmesi gerektiğini söyledik, avukat bey gitti, daha sonra ben böyle bir olay olduğunu avukat bey geldiğinde öğrendim diye savcılığa ifade vermiş, yani Z. hanımın aslında dediği gibi olay, bu belgelerle zaten dava soruşturma bile açılamaz ama açıldı, dolayısıyla kalan savunmamı avukatlar yapacak, suçsuzum, beraatimi talep ediyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 28.02.2019 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Basit Tehdit” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/102 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 25.11.2021 gün ve 2021/536 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın CMK’nın 223/2-a-c-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın istinaf başvurusunun esastan reddi ile 21.06.2022 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Her ne kadar sanık hakkında üzerine atılı sair tehdit suçundan dolayın … Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/537 esas, 2019/64 sayılı kararı ile son soruşturma açılmasına karar verilmiş ise de, Sanık aşamalarda alınan savunmalarında katılana ‘sizinle görüşeceğiz’ şeklinde bir söz söylemediğini, katılanın ‘güvenlik mi çağırayım’ şeklindeki tavrı üzerine ‘biz de avukat haklarını çağıralım, öyle mi görüşelim’ şeklinde cevap verdiğini, tehdit gibi bir kastının ya da söyleminin olmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Meydana gelen olay sebebi ile katılan ile … sicil nolu kâtip tarafından 27.07.2017 tarihinde tutanak imza edilmiştir. Tanık Z.T. her ne kadar mahkememizde sanığın koridorda görüşeceğiz gibi sözler söylediğini beyan etmiş ise de soruşturma aşamasında alınan beyanlarında olayı katılanın yanlarına gelmesi üzerine öğrendiğini ifade etmiştir. Dosya içerisindeki CD görüntüleri incelendiğinde tanık beyanı ile görüntülerin uyumlu olmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanları, dosya içerisinde bulunan tutanak, tanık beyanları, görüntü (CD) tutanakları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın katılana karşı sarf ettiği sözün aralarında geçen diyalog üzerine tehdit kastı olmaksızın söylendiği, kaldı ki cümle bir bütün olarak değerlendirildiğinde tehdit içeren ifade olmadığı, sanığın aşamalarda ısrarla söylemiş olduğu, uzun süre dosyanın karara çıkmaması karşısında anayasal eleştiri kapsamında bir takım sözleri söylemiş ise de bu sözlerdeki kastın işin bitirilmesine yönelik sözler öldüğü, bu sözlerin Yargıtay’ın benzer kararlarında belirtilen kaba eleştiri sınırları dahilinde olduğu anlaşılmakla, dolayısıyla yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu kanaatine varılarak, aynı zamanda tüm dosya kapsamıyla müsnet suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kuvvetli delil bulunmaması sebebiyle sanığın atılı suçtan CMK’nın 223/2-a-c-e maddesi gereğince beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Dosyadaki tüm belge ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, şikâyetli avukatın eylem ve işlemlerinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırı davrandığı yönünde, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından…”  gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
O yer Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05.04.2023 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; şikâyetlinin, olay günü mahkeme hakimine hitaben saldırgan bir tutumla “sizinle görüşeceğiz” şeklinde sözler söylediği anlaşılmış olmakla söz konusu kararın bir kere de Kurulumuzca incelenerek, anılan kararın itirazen kaldırılmasına karar verilmesinin kamu adına talep olunduğu,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
O yer Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Avukatlık Kanunu’nun 140/3 maddesi, “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatla sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır.” hükmüne haizdir.
Disiplin kovuşturmasına konu eylemle ilgili olarak şikâyetli avukat hakkında, CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verildiği, kararın istinaf başvurusunun reddi ile kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Adı geçen Mahkemenin dosyadaki tüm delilleri tartışarak CMK 223/2-e maddesi gereği “Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçesiyle beraat kararı verdiği; bu maddenin Avukatlık Kanunu’nun 140/3. madde bildirilen “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali” haline uygun olduğu hususları dikkate alındığında; “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi gereğince şikâyetli avukat hakkında disiplin cezası vermek mümkün olmayacaktır.
Anılan nedenlerle, itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-O yer Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının reddine, Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık o1l0mak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Temmuz 2023
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!