TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2005/311 K. 2005/311

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/16

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 66, AVK Madde 67
[ÖZET] * Mükerrer harç ve faiz talebi
* İcra dosyasına mahsuben haricen para tahsili, tahsilatın dosyaya bildirilmemesi ve alacağın tamamı üzerinden haciz talebi
* Özen, doğruluk yükümlülüğü
(Av. K. m. 66, 67)

[KARAR METNİ] Şikayetli Avukatın açtığı davada, usulsüz tebligat yaptırdığı, alınan mahkeme kararına dayanılarak icra takibi yaptığı, Şikayetçiye icra emrini usulsüz olarak tebliğ ettirdiği, 135.000.000.-TL.sı mahkeme harcını icra emrinde mükerrer olarak talep ettiği, yasal faiz talep edilmesi gerekirken daha yüksek oranda faiz talebinde bulunduğu, ihtiyati haciz kararı alınmamasına rağmen icra emrinde ihtiyati haciz masrafı talep ettiği, haricen tahsil ettiği 1.000.000.000.-TL.sını icra dosyasına bildirmeyerek alacağın tümü üzerinden takibe devam ettiği iddiası ile başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda Baro Disiplin Kurulunca eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikayetli Avukat savunmasında, "tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, ihtiyati haciz masrafının matbu evrak olması sebebiyle sehven icra emrine yazılmış olduğunu daha sonra bunu düzelttiğini, haricen ödenen paranın ise borçlu tarafça ödenmeyip, müvekkili tarafından ödenmiş olduğunu, faizlerin çok sık değişikliğe uğradığından % 55 yerine % 60 olarak talep edildiğini % 5 ‘lik farkın bu sebeple hatalı olarak talep edilmesine rağmen sonradan düzeltildiğini" bildirmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, Şikayetli Avukatın, Şikayetçinin vekili olduğu şirket aleyhinde açtığı davanın kabulü üzerine, ilama dayalı olarak icra takibi başlattığı, alınmış ihtiyati haciz kararı olmamasına rağmen, icra emrinde ihtiyati haciz masrafı ve yasal faizin üstünde faiz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
İcra emrinde, Şikayetlinin fazla faiz talebi ve ihtiyati haciz kararı olmamasına rağmen ihtiyati haciz masrafı talebinde bulunması sebebiyle Şikayetçinin icra hakimliğinde açtığı dava sonucunda 402.818.156,-TL.sı fazla para talep edildiği tespit edilmiş ve bu miktar için icra takibinin iptaline karar verilmiştir.
Şikayetlinin imzasını taşıyan 26.05.2003 tarihli belgede ise, Şikayetlinin icra dosyasına mahsuben 1.000.000.000.-TL.sı tahsil etmesine rağmen, ödenen miktarı icra dosyasına bildirmeyerek 29.05.2003 tarihinde icra dosyasına açtığı taleple alacağın tamamı üzerinden borçlunun taşınır mallarının haczini talep ettiği, 03,06.2003 tarihinde Şikayetçi Avukatın Yargıtay’dan icranın geri bırakılması için icra dosyasındaki miktarın tamamını dosyaya yatırmak zorunda kaldığı, Şikayetli Avukatın bu işlemler tamamlandıktan sonra 05.06.2003 tarihinde haricen tahsil etmiş olduğu parayı icra dosyasına bildirdiği, dosyamız içindeki icra takip dosyası ve diğer belgelerden anlaşılmıştır.
Avukatlık Yasasının 34.maddesi, avukatların, yüklendikleri görevlerini bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak zorunda olduklarını hüküm altına almıştır.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3.maddesi de, avukatların mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde işine tam bir sadakatle yürütmeleri gerektiğini düzenlemiştir.
Şikayetli Avukatın, başlattığı icra takibinde, mükerrer harç ve faiz talep etmiş olması, alınmamasına rağmen ihtiyati haciz giderlerinin tahsili isteminde bulunması, haricen icra dosyasına mahsuben para tahsil etmesine rağmen, icra dosyasına bildirmeyerek, alacağın tamamı üzerinden haciz talep etmesi, Baro Disiplin Kurulunun gerekçesinde kabul edildiği gibi "Avukat mesleğinin yerine getirilmesiyle ilgili kuralları iyi bilmek, özümsemek ve bu alanda yapılan değişiklikleri de tüm olanaklarını kullanarak izlemek zorundadır. Duymama, bilmeme gibi özürler avukatlıkta mazeret olarak kabul edilemez" şeklindeki kabulü gibi hiçbir zaman sehven yapılmış bir hataya bağlanamaz.
Bu nedenlerle, Şikayetlinin eylemi Avukatlık Yasasının 34 ve TBB.Meslek Kurallarının 3.maddesine aykırı olmakla disiplin suçunu oluşturduğundan, Baro Disiplin Kurulunca yapılan hukuksal değerlendirmede bir isabetsizlik görülmemiş ve kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak, itirazın reddi ile, Ankara Barosu Disiplin Kurulunun Şikayetli Avukat hakkında tayin ettiği "Kınama" cezasının onanmasına, oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Eylül 2005
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!