TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2023/697 K. 2023/791

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1595

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 159
[ÖZET] * Şikâyetli avukat hakkında, hiçbir zaman disiplin cezası tesis edilmediği gözetildiğinde, eylem tarihi üzerinden (zamanaşımının kesilme tarihi esas alınarak) yeniden hesaplama yapılması gerekecektir. Disiplin davasına konu son eylem nedeniyle Şikâyetli Avukat hakkında açılan herhangi bir kamu davasının bulunmadığı, Baro Disiplin Kurulu’nca ve Kurulumuzca süresi içinde herhangi bir disiplin cezası tesis edilmediği gözetildiğinde; Avukatlık Kanunu’nun 159/2. maddesi gereği eylem tarihi itibariyle (05.01.2018) disiplin kovuşturmasına konu iddia yönünden öngörülen dört yıl altı aylık zamanaşımı süresinin, dosyanın Kurulumuza intikal ettiği 11.08.2023 gününden önce dolduğu anlaşılmıştır.
(Av. Yas. m. 159/2, İYUK m.28)

[KARAR METNİ] Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi’nin 07.06.2023 gün ve 2023/88 esas, 2023/1055 karar sayılı kararının Kurulumuza intikali üzerine dosya incelendi:
Baro Disiplin Kurulu kararın onanmasına ilişkin 24.12.2021 gün ve 2021/1036 esas, 2021/1067 karar sayılı Kurulumuz kararının iptali istemiyle açılan davada;
Ankara 4. İdare Mahkemesinin 27.10.2022 gün ve 2022/753 esas, 2022/2275 sayılı kararı ile davanın reddine karar veriliği,
Mezkûr karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12.İdari Dava Dairesi’nin  07.06.2023 günlü kararı ile “
Bir idari işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi halinde, söz konusu kararın, dava konusu işlemin tesis edilmesi sırasında unsurlarında bulunan sakatlıkları saptadığı, işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı, bu özelliği nedeniyle geriye yürüyen sonuçlar doğurduğu, başka bir anlatımla, işlemin tesis edildiği tarihten önceki hukuki durumun geçerliliğini sağladığı idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. İdareler, iptal kararlarının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem ya da işlemler tesis etmek, iptal edilen idari işlemden doğan tüm sonuçları ortadan kaldırmak (idari işlemin hiç tesis edilmemiş sayılması ilkesinin gereği olarak), önceki hukuki durumun geçerliliğini sağlamakla yükümlüdürler.
Bu itibarla, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun ısrar kararını verdiği 05.01.2018 tarihinde zamanaşımı süresinin kesildiği, İdare Mahkemesince verilen iptal kararı üzerine yeniden işletilmesine olanak bulunmadığı, eylem tarihinden (29.01.2015) ısrar tarihine kadar (05.01.2018) Avukatlık Kanunu’nun 159/2. maddesinde öngörülen 4 yıl 6 aylık disiplin ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı, aksi halin yargı kararının yerine getirilmemesi sonucunu doğuracağı bakılan uyuşmazlıkta Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun ısrar kararını verdiği 05.01.2018 tarihinde zamanaşımı süresinin kesildiğinin kabul edilmesi ve artık her koşulda yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi gerektiği açık olup yargı kararı uyarınca kovuşturma sürecini tamamlamadan disiplin kovuşturmasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında yasal isabet görülmemiştir.
” gerekçesiyle “dava konusu işlemin iptaline” karar verildiği görülmüştür.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi’nin 07.06.2023 gün ve 2023/88 esas, 2023/1055 karar sayılıiptal kararı üzerine dava dosyası yeniden incelendi:
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 22.02.2022 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 24.12.2021 gün ve 2021/1036 Esas, 2021/1067 Karar sayılı kararı,
“Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca, müşteki tarafından şikayet dilekçesinin Baro Başkanlığına sunulduğu 12.05.2015 tarihi, eylem tarihi olarak kabul edilse dahi, disiplin kovuşturmasına konu eylem nedeniyle yürütülen herhangi bir ceza yargılamasının da bulunmadığı nazara alındığında anılan tarihten itibaren Avukatlık Kanunu’nun 159/2. maddesinde öngörülen 4 yıl 6 aylık disiplin ceza zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle, itirazın reddine ve söz konusu kararın onanmasına karar verilmiş ise de, Disiplin dosyasının incelenmesinde adı geçen Avukata isnat edilen eylemin, … 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin Esas: 2011/348 sayısına kayden görülmekte olan tasarrufun iptali davasında, müvekkili ile vekillik ilişkisi sona ermediği halde, 31.05.2012 tarihinde müşteki ile birlikte davacı olan erişebilirsin A.K.’nın vekilliğini üstlendiği ve davacı A.K.’nın davanın reddine karar verilmesini gerektiren beyanlarda bulunmasını sağladığı iddiasından ibaret olduğu nazara alındığında, eylem tarihinin anılan: davada verilen Mahkeme kararının kesinleştiği 29.01.2015 olduğu, nitekim müşteki tarafından da söz konusu kesinleşme tarihinden sonra 12.05.2015 tarihinde Baro Başkanlığına şikayet dilekçesinin sunulduğu anlaşılmıştır.1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda, avukatlar hakkında yürütülen disiplin işlemlerinde zamanaşımını kesen veya durduran bir düzenleme bulunmamakla birlikte, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen itirazın reddine ilişkin kararın, Bakanlığımızca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine ısrar kararını verdiği 05.01.2018 tarihinde zamanaşımı süresinin kesileceği ve İdare Mahkemesi tarafından verilen iptal kararı üzerine yeniden işletilmesinin de mümkün bulunmadığı, eylem tarihinden (29.01.2015) ile ısrar tarihine (05.01.2018) kadar Avukatlık Kanunu’nun 159/2 maddesinde öngörülen 4 yıl 6 aylık disiplin ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı nazara alındığında esastan inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, disiplin kovuşturmasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Nitekim Danıştay 8. Dairesinin 07.10.1996 tarih ve Esas: 1996/3070, Karar; 1996/2443 sayılı kararı da aynı doğrultudadır.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında; “savalı vekili sıfatıyla takip ettiği tasarrufun iptali davasında davalı ile vekillik ilişkisi devam ederken 31.05.2012 tarihinde davacı A.K.’nın vekilliğini üstlendiği ve davacı A.K.’nın davanın reddine karar verilmesini gerektiren beyanlarda bulunmasını sağladığı” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
Şikâyetçi 06.09.2021 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, iddialarını aynen tekrarla, zamanaşımı sürelerinin dolmadığını, zincirleme eylemin halen devam ettiğini belirterek mezkûr kararın bozulup şikâyetli Avukatın cezalandırılmasını talep etmiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmemiştir.
Dosya incelendi;
Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi’nin 07.06.2023 gün ve 2023/88 esas, 2023/1055 karar sayılıiptal kararı gerekçesinde yer aldığı üzere, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun ısrar kararını verdiği 05.01.2018 tarihinde
zamanaşımı süresinin kesildiği
anlaşılmaktadır.
Zamanaşımı süresinin kesilmesi;
belli fiillerinin sonucu olarak, işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasını ifade eder.
Bu durumda, incelemeye konu somut olayda, eylem tarihi olarak, zamanaşımının kesilme tarihi olan 05.01.2018 tarihini esas almak gerekecektir.
Danıştay 8. Dairesi’nin 07.10.1996 tarihli ve E:1996/3070, K:1996/2443 sayılı kararı; “
İdarelerin 657 sayılı Yasayla saptanmış olan zamanaşımı süreleri dışında disiplin cezası vermesi mümkün bulunmamaktadır.
Ancak ilgili idarenin süresi içinde disiplin cezası vermesiyle zamanaşımı süresinin kesileceği açık
olup böyle bir durumda disiplin cezasının idari yargı yerince aynı konuda yeniden işlem tesisini gerektirecek biçimde iptali üzerine zamanaşımı süresinin yeniden işletilmesi de olanaksız bulunmaktadır.
”,
Danıştay 11. Dairesi’nin 20.12.2013 gün ve 2012/2857 esas, 2021/11887 karar sayılı kararı gereğince;
“…Zamanaşımı süreleri, idarenin disiplin suçundan haberdar olmasından
ilk defa disiplin cezası verilmesine kadarki
süreçte dikkate alınacak süreler olup,
idare tarafından söz konusu sürelere riayet edilerek disiplin cezası vermesi halinde
, idarenin zamanaşımı sürelerine uyma yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü gerekmektedir.”
şeklindedir.
O halde, gelinen aşamalarda, şikâyetli avukat hakkında,
hiçbir zaman disiplin cezası tesis edilmediği gözetildiğinde,
eylem tarihi üzerinden (zamanaşımının kesilme tarihi esas alınarak) yeniden hesaplama yapılması gerekecektir.
Disiplin davasına konu son eylem nedeniyle Şikâyetli Avukat hakkında açılan herhangi bir kamu davasının bulunmadığı, Baro Disiplin Kurulu’nca ve Kurulumuzca süresi içinde herhangi bir disiplin cezası tesis edilmediği gözetildiğinde; Avukatlık Kanunu’nun 159/2. maddesi gereği eylem tarihi itibariyle (05.01.2018) disiplin kovuşturmasına konu iddia yönünden öngörülen dört yıl altı aylık zamanaşımı süresinin, dosyanın Kurulumuza intikal ettiği 11.08.2023 gününden önce dolduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenlerle, İYUK madde 28 gereğince Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi’nin 07.06.2023 gün ve 2023/88 esas, 2023/1055 karar sayılı uyularak, Mahkemesinin gerekçesinde işaret ettiği ve zamanaşımı süresinin kesildiği tarih olan 05.01.2018 esas alınarak yapılan değerlendirmede, dosyanın bu tarih üzerinden de zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi’nin 07.06.2023 gün ve 2023/88 esas, 2023/1055 karar kararına
UYULMASINA,
2-Kurulumuzun 04.03.2022 gün ve 2022/219 esas, 2022/252 karar sayılı ısrar kararının tesis edildiği tarihten itibaren
KALDIRILMASINA,
3-Şikâyetçinin itirazının reddine; Baro Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Kovuşturmasının Zamanaşımı Nedeniyle Düşürülmesine”
ilişkin kararının
ONANMASINA,
4-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
5-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 01 Eylül 2023
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!