TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2022/952 K. 2022/1033

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1513

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 140
[ÖZET] * Avukatlık Kanunu’nun 140/3. madde bildirilen “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali” haline uygun olduğu hususları dikkate alındığında; “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi gereğince şikâyetli Avukat hakkında disiplin cezası vermek mümkün olmayacaktır.
(Av. Yas. m.140/3)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi.
Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 02.05.2018 günlü “Olur”u ile; “Talep eden … Tic. Ltd. Şti. vekili sıfatıyla karşı taraf olan müşteki Kurum aleyhine takip ettiği, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/23 değişik iş sayılı ihtiyati tedbir talepli dosyasında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 390/1. fıkrası uyarınca ihtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden talep edilebildiği hâlde, talep eden şirketin merkezi …, müşteki Kurumun merkezi … ve tedbire konu işlemi yapan da müşteki Kurumun … İl Müdürlüğü olmasına rağmen, eda hükmü niteliğinde 1.895.457, 43 TL’nin müvekkiline iadesine dair 22.03.2016 tarihli ihtiyati tedbir kararını yetkisiz mahkemeden almak suretiyle müşteki Kurumdan haksız tahsilat yapmaya çalıştığı” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında özetle; söz konusu ihtiyati tedbir kararı istemli davayı kendisinin açmadığını, kendisinin dosyada herhangi bir vekaleti olmadığını ve kendisinin tamamen yetki belgesi ile dosyayı takip ettiğini ve kendisinin avukat olarak talep ile yükümlü olduğunu, karşı tarafın itirazı sonucunda kararın kaldırıldığını, bu kaldırma kararına karşı dahi yetkili olmadığı için herhangi bir işlem yapmadığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 29.05.2019 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin2019/285 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 24.09.2020 gün ve 2020/258 karar sayılı ilamı ile; müsnet suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle, şikâyetli avukatın, CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın istinaf başvurusunun esastan reddi üzerine 25.03.20222 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “…Katılan kurum … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü aleyhine alacaklarını tahsil etmek amacıyla … Asliye Hukuk Mahkemesine ihtiyati tedbir talepli olarak dava açılan dosyada, anılan mahkemenin yetkisiz mahkeme olduğunu bilerek talepte bulunmak suretiyle katılan kurumdan haksız tahsilat yapamaya çalıştıklarından bahisle cezalandırılmaları talebiyle iddianame kapsamında kamu davası açılmış ise de; alacağın tahsili amacıyla istenen ihtiyati tedbir talebinin kabulü veya reddi konusunun … Asliye Hukuk Mahkemesinin takdirinde olduğu, sanıkların mahkeme kararına etki ettiklerine yada birlikte iştirak halinde hareket etmek suretiyle hukuka aykırı bir karar elde ettiklerine dair delilin de bulunmadığı, … Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararına katılan kurum tarafından itiraz edilmesi üzerine kaldırılmış olduğu, katılan kurumun eylem nedeniyle doğrudan zararının bulunmadığı, yetkisiz mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmesi hususunun hukuki uyuşmazlık ihtiva ettiği, buna göre; sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla CMK’nın 223/2-e hükmü uyarınca yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanıkların ayrı ayrı beraatine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Şikâyetli Avukat hakkında, iddia, savunma, şikâyetli avukatın … Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/285 esas 2020/258 kararıyla beraat etmiş olduğu ve hükmün 25.03.2022 tarihinde kesinleşmiş olduğu hususları birlikte değerlendirilmek suretiyle…”  gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas ceza olmadığı,
Şikâyetçi vekilinin 02.09.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, eylemin sabit olduğunu, şikâyetli hakkında beraat kararı verilmesinin disiplin cezası vermeye engel teşkil etmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Şikâyetli avukatın 04.12.2022 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, hakkında verilen beraat kararına rağmen ceza verilmesi halinin masumiyet karinesi ihlal edeceğini belirterek kararın kesinleşmesini talep ettiği görülmektedir.
Şikayetçi Kurum vekilinin itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Avukatlık Kanunu’nun 140/3 maddesi, “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatla sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır.” hükmüne haizdir.
Disiplin kovuşturmasına konu eylemle ilgili olarak şikâyetli avukat hakkında, CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verildiği, kararın istinaf başvurusunun esastan reddi üzerine kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Adı geçen Mahkeme, dosyadaki tüm delilleri tartışarak CMK 223/2-e maddesi gereği “Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçesiyle beraat kararı verdiği; bu maddenin Avukatlık Kanunu’nun 140/3. madde bildirilen “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali” haline uygun olduğu hususları dikkate alındığında; “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi gereğince şikâyetli avukat hakkında disiplin cezası vermek mümkün olmayacaktır.
Açıklanan nedenlerle, itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetçi vekilinin itirazının reddine, Baro Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 10 Aralık 2022
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!