TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2022/849 K. 2022/918

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1482

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 159
[ÖZET] * Dosyadaki bilgi ve belgelerden son eylem tarihinin 22.01.2015 (Yargıtay Bozma tarihi) olduğu; Avukatlık Kanunu’nun 159/1. maddesi uyarınca 3 yıllık zamanaşımı süresinin 22.01.2018 tarihinde dolduğu, işbu disiplin kovuşturmasının ise 13.08.2020 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile başlatıldığı neticeten Şikâyetli hakkında usulüne uygun açılmış bir disiplin kovuşturması bulunmadığından, Baro Disiplin Kurulu kararının kaldırılması gerekmiştir.
(Av. Yas. m. 159/1)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında; “Yöneticisi olduğu site yönetimine karşı açtığı davada, davacılar vekilliğini üstlenerek Avukatlık Kanunu’na aykırı davrandığı” iddiasıyla başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli sözlü ve yazılı savunmasında özetle, kendisinin halihazırda … Site Yönetiminin 3 kişiden oluşan yönetim kurulunda olduğunu, şikâyetçinin balkonunun kenarlarına dikme dikerek üstünü kapatması suretiyle sitenin mimari estetiğini bozmuş olması nedeniyle Yönetim Kurulunca aleyhine eski hale iade davası açtıklarını, bu nedenle öç alma duygusuyla işbu şikâyeti yaptığını, daha önce 4+1, 3+1, 2+1 ve 1+1 tipi dairelerin tamamının eşit aidat ödeyeceklerinin Yönetim Planına yazıldığını, bu sorunun çözümü için 1+1 ve 2+1 dairelerde oturan 69 adet kat malikinin vekili olarak söz konusu Yönetim Planının iki hükmünün iptali için 20.07.2012 tarihinde sadece Site Yönetimi aleyhine dava açtığını, dava açtığı tarihte yönetimde yer almıyor olduğunu, dava devam ederken 2013 ve 2014 yıllarında sitenin 5 kişilik yönetim kurulu üyesinden birisi olduğunu, ancak kararların salt çoğunlukla alınmış olmasından dolayı tek başına bir karar alma yetkisinin bulunmadığını, mezkur davanın mahkemece kabulüne karar verilerek söz konusu iki hükmün iptal edildiğini, bunun üzerine Yönetim Kurulunun söz konusu huzursuzluğu son erdirmek ve yapılan hatanın telafi edilmesi düşüncesiyle … Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.09.2013 tarih, 2012/1247 esas ve 2013/871 sayılı kararının temyiz edilmemesi, temyizden feragat dilekçesinin sunulması için site avukatına talimat verilmesi yönünde 02.11.2013 tarihli kararın alındığını, kendisinin bu kararı destekleyen 4 kişiden birisi olduğunu, kendisinin imzası olmasa dahi salt çoğunluğun kararın alınması için yeterli olacak olduğunu, kaldı ki bu kararın alınmasından 6 yıl geçmiş olduğu için şikâyete konu edilemeyeceğini, Yargıtay … Hukuk Dairesinin 22.01.2015 tarih, 2014/18200 esas ve 2015/1015 sayılı kararı ile kararın bozulduğunu, bozma kararında özetle; Yönetim Planının iptali davasının site yönetimine karşı açılamayacağının ve davacı olmayan diğer tüm kat maliklerinin davaya dahil edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bozmadan sonra yerel mahkemenin 22.12.2016 tarihli duruşmada bozma kararma uyarak davalı olmayan tüm kat maliklerinin davaya dahil edilmesine karar verdiğini, bozma kararından sonraki yargılamada site yönetiminin artık hukuken davalı olmaktan çıktığını ve site yönetimi vekilinin istifa dilekçesi sunduğunu, mahkemenin 03.12.2019 tarihinde davanın tekrar kabulüne karar vererek yargılamaya sona erdirdiğini, kendisinin 2013-2014 yıllarında Site Yönetim Kuruluna seçilmiş olmasına rağmen, 2015-2016 döneminde aday olmadığını ve seçilmediğini, 2017-2018 döneminde de asil üye olarak değil yedek üye olarak seçildiğini, daha sonra 2019-2020 dönemi için ise üç kişilik Yönetim Kurulu asil üyeliğine seçildiğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 13.08.2020 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 38/b, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 2, 3 ve 36. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, şikâyetçinin, önceki iddialarını tekrarla, şikâyetlinin cezalandırılmasını talep ettiği, Baro Disiplin Kurulu’nca, “Dosya incelendiğinde, şikâyetli avukatın, kat maliki olduğu, sitede aynı zamanda yönetim kurulu başkanı sıfatı ile … Sulh Hukuk Mahkemesi 2012/1247 esas sayılı dosyada kat mülkiyeti kanunundan kaynaklanan yönetim planının iptali davası açtığı, mahkemede verilen kararın Yargıtay’da bozulması üzerine bu kere bir kısım malikler vekili olarak site yönetimine ve diğer kat maliklerine karşı aynı yönde ‘yönetim planı iptali davasını açtığı’ bu şekilde aynı uyuşmazlıkta menfaati zıt taraflara, hukuki yardımda bulunduğu şikâyetli avukatın eyleminin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 38/b maddesinde düzenlenen eylemlerden olduğu…” gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tayin edildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 21.07.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, 2012 yılında, davayı açtığı zaman, Yönetim Kurulunda üyeliği bulunmadığını, dava devam ederken, 2013 ve 2014 yıllarında Yönetim Kurulu üyeliğinde yer aldığını, her ne kadar gerekçeli kararda “bu kere bir kısım malikler vekili olarak” denilse de ikinci kez dava açmasının söz konusu olmadığını, Yargıtay’ın bozma ilamı üzerine aynı davada, davanın tüm kat maliklerine yönetilmesinin gerektiğini, Yargıtay’ın bozma ilamı üzerine Yönetim Kurulu’nun davanın tarafı olmaktan dahi çıktığını, bozma sonrası site yönetiminin davadan çıkmakla şikâyet konusu eylemin 22.01.2015 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir.
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Dosya incelendi;
Avukatlık Kanunu’nun 159.maddesine göre; “Disiplin cezasını gerektirecek eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise kovuşturma yapılmaz.”
Dosyadaki bilgi ve belgelerden son eylem tarihinin 22.01.2015 (Yargıtay Bozma tarihi) olduğu; Avukatlık Kanunu’nun 159/1. maddesi uyarınca 3 yıllık zamanaşımı süresinin 22.01.2018 tarihinde dolduğu, işbu disiplin kovuşturmasının ise 13.08.2020 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile başlatıldığı tartışmasızdır.
Bu nedenle, şikâyetli hakkında usulüne uygun açılmış bir disiplin kovuşturması bulunmadığından, Baro Disiplin Kurulu kararının kaldırılması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikayetli avukatın itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin kararının
KALDIRILMASINA
, Şikâyetli hakkında usulüne uygun açılmış bir disiplin kovuşturması bulunmadığından,
KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Kararın, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 10 Ekim 2022
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!