Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1478
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 159 ) [KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 29.11.2022 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 10.09.2022 gün ve 2022/746 Esas, 2022/818 Karar sayılı kararı,
“Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca, disiplin kovuşturmasında dava zamanaşımı kesen son işlem tarihinin 10.07.2014 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, fiilin işlendiği 20.04.2011 tarihinden zamanaşımını kesen son işlem tarihine kadar 3 yıl 2 ay 20 gün geçtiği, bu sürenin 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine eklenmesiyle birlikte uzamış zamanaşımı süresinin 10.07.2022 tarihinde dolduğu gerekçesiyle itirazın kabulüne, söz konusu kararın kaldırılmasına ve disiplin davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş ise de;
Adı geçen Avukat hakkında, disiplin kovuşturmasına konu eylemleri nedeniyle Bakanlığımızca soruşturma ve kovuşturma izinleri verilmesi üzerine, görevi kötüye kullanma suçundan … 2. Ağır Ceza Mahkemesine Esas: 2013/26 sayı ile açılan dava sonunda Mahkemece 10.07.2014 tarih ve Karar: 2014/160 sayılı kararıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 257/1, 62/1, 50/1-a maddeleri gereğince neticeten adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarih ve Esas:2020/2045, Karar:2021/315I sayılı onama kararı ile aynı tarihte kesinleştiği anlaşılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 159/3. maddesinde, ‘Disiplin cezasını gerektiren eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyor ve bu suç için kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi koymuş bulunuyorsa, birinci ve ikinci fıkralardaki süreler yerine bu zamanaşımı süresi uygulanır’ hükmü yer almaktadır.
Adı geçen Avukata isnat edilen görevi kötüye kullanma suçu bakımından zamanaşımı süresinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl olup, anılan Kanunun 67/4. maddesinde de zamanaşımını kesen işlemlerle bu sürenin en fazla 12 yıla kadar uzayabileceğinin hükme bağlandığı anlaşılmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 67. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları gereğince kesen bir nedenin bulunması halinde zamanaşımı, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak, dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde ise son kesme nedeninin gerçekleştiği tarih esas alınacak, ancak kesilme halinde zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır. Kesilme halinde, ceza davasının düşmesi için ‘uzamış zamanaşımı süresinin’ geçmesi gerekir.
Bu kapsamda, ceza mahkemesi kararında eylem tarihi olarak belirtilen 20.04.2011 tarihinden itibaren Avukatlık Kanununun 159/son maddesi uyarınca belirlenen 12 yıllık uzun zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı nazara alındığında, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca dosya içerisindeki bilgi ve belgeler doğrultusunda esastan inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksi yönde yapılan değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 06.02.2012 günlü “Olur”u ile; “Alacaklı A.K. vekili sıfatıyla borçlu müşteki hakkında … 1. İcra Müdürlüğünün 2008/3327 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takipte alacağın tamamını haricen tahsil ettiği hâlde, müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığı gibi, yaptığı harici tahsilatı dosyaya bildirmeyerek, müvekkilinin başka bir vekil aracılığıyla aynı yer 1. İcra Müdürlüğünün 2011/56 sayılı dosyası üzerinden bahsi geçen takibi yenilemek suretiyle devam ettirmesine sebebiyet verdiği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli 09.04.2022 kayıt tarihli itirazında özetle; haricen tahsilat yaptığı halde bu hususun icra dairesine ve müvekkiline bildirilmediği hususunun gerçeği yansıtmadığını, tahsil harcının borçlu tarafından ödenmesi gerektiğini, borçlu tarafından ödeme yapılmadığı için bildirimde bulunmadığını, icra müdürlüğü tarafından bu durumda alacaklıdan tahsil harcı istenerek işlem yapılmadığını, bir kısım borç ve harçlar ödenmediği için dosyanın kapatılamadığını, haricen tahsilatların müvekkiline eksiksiz ödendiğini, müvekkilinin kendisi hakkında böyle bir suçlaması olmadığını, hakkında tesis edilen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek re’sen gözetilecek nedenlerle kararın itirazen incelenip lehine kaldırılmasını talep etmiştir.
Kurulumuzca yapılan incelemede, dosyanın Kurulumuza 23.08.2022 tarihinde intikal ettiği görülmüştür.
Disiplin davasına konu eylem nedeniyle yürütülen ceza davasında, … Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2014 gün ve 2013/26 esas, 2014/160 karar sayılı ilamı ile, sanık şikâyetli Avukatın eylemine uyan “Görevi Kötüye Kullanma”suçundan TCK’nın 257/1, 62/1, 50/1-a maddesi gereğince neticeten 4.500,00 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyizde onanarak 16.06.2021 günü kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Görevi Kötüye Kullanma suçunda zamanaşımı süresi 8 yıldır. Zamanaşımının kesilmesi veya durması halinde bu süre en fazla 12 yıla kadar uzayacaktır.
Avukatlık Kanunu’nun 159. maddesinde; “Disiplin cezasını gerektirecek eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. Yönetim kurulunca işe el konulmuş ise bu süre işlemez. Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren dört buçuk yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez. Disiplin cezasını gerektiren eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyor ve bu suç için kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi koymuş bulunuyorsa, birinci ve ikinci fıkralardaki süreler yerine bu zamanaşımı süresi uygulanır.” hükmü amirdir.
Somut olayımızda dava zamanaşımını kesen son işlem 10.07.2014 tarihli mahkûmiyet kararıdır.
Fiilin işlenmesinden zamanaşımını kesen son işleme kadar geçen süre 3 yıl 2 ay 20 gündür. Bu süre, 8 yıllık olağan zamanaşımına eklenerek uzamış zamanaşımı süresi hesaplanacaktır. (8 Yıl + 3 Yıl 2 Ay 20 Gün)
Eylem tarihinin 20.04.2011 olduğu dikkate alındığında,
Avukatlık Kanunu’nun 159/son fıkrası delaletiyle TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddesinde TCK 257/1.maddesindeki suç yönünden öngörülen
11 yıl 2 ay 30 günlük UZAMIŞ DAVA ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN Kurulumuzun dosyayı inceleme tarihinden önce 10.07.2022’de dolduğu anlaşılmıştır.
Avukatlık Kanunu’nun 157/2. maddesine göre; “Birlik Disiplin Kurulu,
disiplin davalarını
dosya üzerinden inceler.”
İncelenen dosya kapsamında hesaplanan
uzamış zamanaşımı süresinin 12 yıl olmadığı
anlaşılmakla, Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görülmediğinden itirazın reddi ile kararın kaldırılması, disiplin davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair Kurulumuzun önceki kararında ısrar etmek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1- Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görülmediğinden Şikâyetli Avukatın itirazının kabulüne; … Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 22.03.2022 gün ve 2012/71 Esas, 2022/15 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA,
şikâyetli hakkında yürütülen 2012/71 esas sayılı
DİSİPLİN DAVASININ ZAMANAŞIMI NEDENİYLE DÜŞÜRÜLMESİNE,
dair Kurulumuzun 10.09.2022 gün ve 2022/746 Esas, 2022/818 Karar sayılı kararında
ISRAR EDİLMESİNE,
2-Sonucun Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe