Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1452
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 5/1-a ) [KARAR METNİ] … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.01.2020 günlü yazısı ile Şikâyetli avukat hakkında; “FETÖ/PDY Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan kamu davası açıldığı hususunun Baro Başkanlığı’na bildirilmesi üzerine re’sen başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli Avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir.
İncelenen dosya kapsamında, Baro Yönetim Kurulu’nun 10.03.2020 günlü toplantısında, şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/2 esasına kayden açılan kamu davasında Mahkemenin 18.06.2020 gün ve 2020/116 sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3/1. maddesinin yollamasıyla TCK’nın 314/2, Terörle Mücadele Kanunu’nun 3.maddesi delaletiyle 5/1. ve 62. maddesi gereğince 7 Yıl 6 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyizde onanarak ile 20.09.2021 günü kesinleştiği,
Mahkemenin, “Sanık 07.12.2019 tarihinde C.Y. isimli şahsın müdafisi olarak ifadeye katılmak üzere … Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne gelmesi üzerine yapılan araştırma kapsamında babası olan H.U. isimli şahıs adına kayıtlı olup kendisi tarafından kullanıldığı belirlenen … numaralı GSM hattına ilişkin Bylock veri girişine rastlanılması üzerine sanığın aynı gün … Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü hizmet binasında yakalaması yapılmış ve sanık etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyerek; örgüte ait evde kaldığını, 2014-2015 yıllarında Lise 11. Sınıf öğrencilerinin derslerine yardım ettiğini, 2015-2016 yıllarında istedilerse de ders anlatmadığını, .. kod F.A. tarafından Bylock yüklendiğini, 2016 yılının başında V.K. ile ayrı bir bekar evi olduğunu, bu tarihten sonra örgüt ile bağının kalmadığım beyan ederek dinlenen tanık beyanlarını kabul etmemiştir. Ancak yukarıda detaylıca yer verilen tanık beyanları ve FETÖ/PDY yapılanmasındaki kavramlar bir arada değerlendirildiğinde sanığın üniversite öğrencisi iken ev abiliği, Lise 11. Sınıf grup abiliği, Lise 12. sınıf grup abiliği 9. sınıf devre mesullüğü yaparak hususi talebe mesullüğü görevinde bulunduğu, Kara Harp okulunda bir kaç öğrencinin sorumluluğunu yaparak da Şehir Dışı Talebe Mesullüğü gibi görevini yerine getirdiği, hukuk fakültesindeki öğrenciliğinin son sınıflarına doğru, örgüt tarafından ilde birkaç kişinin örgüt evi olduğunu bildiği ev anlamına gelen sterilize eve kendisi gibi avukat olan V.K. ile birlikte yerleştirildikleri, bu evin giderlerinin örgüt tarafından karşılandığı, örgütten kendisine örgütün belirlediği soruşturma altında olan kişilerin ifadesine katılması talimatı ile örgüt mensubu olan kişilerin müdafiliğini üstlendiği, bu yöndeki tanık ifadelerinin UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından araştırma yapıldığından da doğrulandığı zira sanığın başka illerde de olmak üzere özellikle … ilinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan soruşturma ve kovuşturması bulunan çok sayıda kişinin müdafiliğini üstlendiği, bu hususun mesleğe yeni başlamış bir avukatın bilinirliği ve başarısı ile açıklanamayacağı, bu durumda sanığın yakalandıktan verdiği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuyla, uyumlu olmadığı, kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vermediği, verdiği bilgilerin eldeki tanık ifadeleri ile de örtüşmediği, aksine M.T.’un beyanını doğrular şekilde örgüt talimatı doğrultusunda taktiksel ifade verdiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında takdiren etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır.” gerekçesiyle karar verdiği,
… 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/2 esas sayılı dosyasının 42 sayfalık gerekçeli karar fotokopisinin dosyamız münderecatına kazandırıldığı,
Baro Disiplin Kurulu tarafından; “Buna göre bir avukatın, Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesinde öngörülen suçlardan biri ile kesin hükümlülüğü halinde meslekten çıkarma cezası verilmesi zorunludur. Avukatlık Kanunu’nun 136/1 maddesi ‘5. maddenin a bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır’ hükmü amirdir. Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesi ‘TCK’nın 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı 2 yıldan fazla süre ile hapis cezasının ya da Devletin Güvenliğine karşı suçlar, Anayasal Düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, Milli Savunmaya karşı suçlar, Devlet Sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklı mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmak’ avukatlığa kabule engel hal olarak bildirilmiş ve ‘1. fıkranın a bendinde sayılan Yüz Kızartıcı Suçlardan biri ile hüküm giymiş olanların cezası ertelenmiş, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa da avukatlığa kabul edilmezler.’ hükmü uyarınca bu suçlardan hüküm giyenlerin cezaları paraya çevrilmiş, ertelenmiş veya affa uğramış olsa da avukatlığa kabul edilemeyecekleri bildirilmiştir. Bu nedenlerle Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesinde bildirilen hükümlülük hallerinde sicil durumuna bakılmaksızın Meslekten Çıkarma Cezası verilmesinin zorunluluğu göz önüne alınarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 10.06.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, kararın haksız ve hukuksuz olduğunu, Ceza Mahkemesi tarafından hukuka aykırı olarak tesis edilen karara karşı Anayasa Mahkemesine başvurduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Şikâyetli avukatın, … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/2 Esas ve 2020/116 Karar sayılı ilamı ile “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan TCK’nın 314/2, Terörle Mücadele Kanunu’nun 3.maddesi delaletiyle 5/1. ve 62. maddesi gereğince 7 Yıl 6 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyizde onanarak ile 20.09.2021 günü kesinleştiği dosya kapsamı ile tartışmasızdır.
Şikâyetli avukatın yargılandığı ve cezalandırıldığı eylemin, Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesinde düzenlenen “…kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar…” kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesinde, Avukatlık Kanunu’nun 5.maddesinin a bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde, meslekten çıkarma cezası uygulanacağı; yine Avukatlık Kanunu’nun 154/1.maddesinde haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu nedenlerle, Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılan hukuksal değerlendirme isabetli bulunmuş, itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli Avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Meslekten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ve
“Tedbiren İşten Yasaklanmasına”
ilişkin 11.02.2022 gün ve 2020/95 Esas, 2022/34 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe