Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1434
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 153, 156) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında; şikâyetçi vekilinin 05.05.2017 kayıt tarihli şikâyet dilekçesi ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 08.06.2018 günlü “Olur”u ile “Alacaklı müşteki vekili sıfatıyla … Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2011/318 esasına kayden görülen kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davasında yapılan yargılama sonunda şikâyetçi lehine hükmedilen 1.583.206,47 Türk lirasının tahsili amacıyla, faiziyle birlikte toplam 2.279.834.15 Türk lirası için borçlu Karayolları Genel Müdürlüğü hakkında … İcra Müdürlüğünün 2016/1250 sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip sırasında, icra dosyasından 03.01.2017 tarihli reddiyat makbuzu karşılığında tahsil ettiği 2.397.959,86 Türk lirasını müvekkiline vermeyerek uhdesinde tuttuğu” iddiası ile kovuşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesi gereğince Şikâyetlinin tedbiren işten yasaklanmasına karar verilmiştir.
Vaki itiraz Kurulumuzun, 20.05.2020 günlü toplantısında incelenmiş, Kurulumuzun 15.02.2020 gün ve 2020/155 Esas, 2020/139 Karar sayılı kararında dört üye ısrar, üç üye uyma yönünde oy kullandığından, Avukatlık Yasası 157/7. maddesi gereği nitelikli çoğunluk sağlanamadığından, Bakanlık görüşü doğrultusunda karar verilmesine, Şikâyetli avukat hakkındaki “Tedbiren İşten Yasaklama” kararının kaldırılmasına yönelik, Kurulumuzun 15.02.2020 gün ve 2020/155 Esas, 2020/139 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, gereği için kararın bir örneğinin Baro Başkanlığı’na gönderilmesine, Şikâyetli vekilinin itirazının reddi ile; … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “Tedbiren İşten Yasaklanmasına” ilişkin kararından “karar kesinleşinceye kadar” ibaresi çıkartılarak, kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Şikâyetli Avukat vekili; 04.08.2020 kayıt tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında verilen mahkûmiyet kararına karşı istinaf talebinde bulunduklarını, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin 04.06.2020 günlü ilamı ile … Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 günlü ilamının bozulmasına karar verildiğini belirterek müvekkili hakkında verilen tedbiren işten yasaklama kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Baro Disiplin Kurulu’nca 23.11.2020 günlü duruşmada bu aşamada tedbiren işten yasaklama kararının devamına karar verilmiştir.
Vaki itiraz Kurulumuzun 21.05.2021 günlü toplantısında incelenmiş, gelinen aşamada Şikâyetlinin disipline konu olay nedeniyle yargılandığı ceza dosyasına verilen kararın bozulmuş olması nedeniyle, yeniden tedbirin kaldırılmasına yönelik talebin reddedilmesi yönünde verilen Baro Disiplin Kurulu kararının açıklanan yasal zorunluluk nedeniyle, Şikâyetli vekilinin itirazının reddi ile; … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “
Tedbiren İşten Yasaklanmanın Devamına
” ilişkin kararının
“Tedbiren İşten Yasaklama Kararının Kaldırılması Talebinin Reddine”
şeklinde
DÜZELTİLEREK ONANMASINA
karar verilmiştir.
Şikâyetli Avukat 12.12.2021 kayıt tarihli dilekçesinde özetle; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.06.2021 günlü ilamı ile hakkında isnat edilen ancak kabul etmediği suç vasfının zimmet yerine hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma olarak kabul edildiğini, suçun uzlaşma kapsamında olduğunu, 2 yıldır tedbirli olduğunu belirterek, mağduriyetinin giderilmesi için hakkında verilen tedbiren işten yasaklama kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Baro Disiplin Kurulu’nca 07.03.2022 günlü duruşmada bu aşamada tedbiren işten yasaklama kararının devamına karar verilmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 18.01.2018 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4 ve 43. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Zimmet” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/93 esasına kayden açılan kamu davasında Mahkemenin 10.12.2019 gün ve 2019/311 sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 247/1. maddesi gereği neticeten 10 Yıl Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına, TCK’nın 62.maddesinin ve başkaca bir indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği,
Mahkemenin, “Sanığın düzenlenen vekâletname uyarınca müşteki adına açtığı … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/318 esas ve 2016/115 sayılı dosyasında görülen kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davasının yapılan yargılama sonucunda müşteki lehine sonuçlandığı, müşteki lehine faiziyle birlikte hükmedilen toplam 2.078.227,00 TL tutarındaki paranın sanık tarafından vekâletname uyarınca ilgili icra dairesinden tahsil edildiği ve kendi şahsi hesabına reddiyatın yapıldığı, bu hususun sanığın ikrar niteliğindeki beyanlarından da açıkça anlaşıldığı, sanığın savunmalarında bahsettiği paranın müştekinin rızası ile yatırım şirketine yatırılması hususunun müşteki tarafından kabul edilmediği, müştekinin vefatından sonra dosyaya müşteki sıfatıyla dâhil olan müşteki mirasçılarının da bu hususu kabul etmediği, yine sanığın savunmalarında müştekinin kendisini iki adet senet karşılığı ibra ettiği yönündeki savunmasının sanık tarafından ispatlanamadığı, müştekiler tarafından böyle bir senedin alınmadığının anlaşıldığı, sapığın savunmalarında yargılamanın başından bu yana yapılan tüm celselerde, hatta soruşturma aşamasında dahi ilgili ibra belgesinin elinde olduğunu, belgeyi sunacağını belirtmek istemesine rağmen, aradan geçen uzun zamana rağmen sanık tarafından böyle bir belge sunulmadığı, sanığın bu beyanlarının mahkememizi oyalamak ve dosyanın sürüncemede kalmasını sağlamak amacıyla beyan edildiğinin anlaşıldığı, sanık savunmalarında her ne kadar müştekiye ait 2.369.716,04 TL tutarındaki parayı FOREKS isimli bir yatırım şirketine kar elde etmek amacıyla yatırdığını beyan etmiş ise de buna yönelik bir bilgi yahut belge sunamadığının anlaşıldığı, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve sanığın üzerine atılı müştekiye ait parayı müştekinin rızası olmadan uhdesine geçirme eylemini gerçekleştirdiği kanaatine varıldığı,
Olay tarihinde avukatlık mesleğini icra eden ve açıklanan gerekçelerle kamu hizmeti yürüttüğüne ve kamu görevlisi sıfatı taşıdığına şüphe olmayan sanığın müvekkili olan müştekiye ait parayı müştekinin bilgi ve rızası dışında uhdesine geçirme şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK 247/1. maddesinde düzenlenen zimmet suçunu oluşturduğu kanaatiyle sanığın üzerine atılı zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığa verilen temel cezanın belirlenmesinde suça konu olan ve zimmete geçirilen maddi menfaatin değer ve miktarı 2.369.716,54 TL (iki milyon üç yüz altmış dokuz bin yedi yüz on altı elli dört Türk Lirası) sarsılan kamu güveni, suç nedeniyle mağdurda oluşan zarar düzeyi ve sanıkta ki suç işleme kast ve yoğunluğu hususları gözetilerek TCK’nın 61. maddesi uyarınca sanık hakkında üzerine atılı zimmet suçundan verilen temel ceza teşdit uygulanmak suretiyle belirlenmiştir… Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda sanığın eylemi nedeniyle bir pişmanlık duyduğu kanaatine varılamadığı, sanığın yapılan UYAP-entegrasyon sorgusunda benzer suçlardan hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturma dosyalarının bulunduğunun tespit edildiği, sanığın mesleğini ve mesleğinin güvenirliğini kullanarak menfaat sağladığının anlaşıldığı, belirtilen nedenlerle sanık hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim kurumun uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.” gerekçesiyle karar verdiği,
Kararın … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin 04.06.2020 gün ve 2020/374 esas, 2020/471 sayılı ilamı ile bozulduğu, yargılamanın … Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/220 esasına kayden devam ettiği,
… Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/93 esas sayılı dosyasının bir kısım evrak örneğinin dosyamız münderecatında yer aldığı,
Şikâyetli Avukatın 21.06.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki savunma ve taleplerini tekrar ederek, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun son verdiği karar ile masumiyet karinesi gereğince Baro Disiplin Kurulu kararının kaldırılmasını talep ettiği görülmüştür.
Baro Disiplin Kurulu’nca avukatın tedbir mahiyetinde işten yasaklanmasına karar verilebilmesi için;
1.Avukat hakkında Avukatlık Kanunu madde 5/1-a’da bildirilen, “Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık” suçlarından kovuşturma yapılmış olması,
2.CMK madde 170 gereğince iddianamenin düzenlenmiş, CMK madde uyarınca 174 iddianamenin iade edilmemiş ve CMK madde 175 uyarınca da iddianamenin kabul edilmiş olması ile kovuşturmanın başlamış olması,
3.Karar verilmesinden önce ilgilinin dinlenmiş veya dinlenmek üzere çağrılmış olup da belirtilen günde gelmemiş olması,
Koşullarının gerçekleşmiş olması şarttır.
Disiplin davalarında korunmak istenen hukuki değerin, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlayacak kamusal çalışma düzeninin korunması olduğu tartışmasızdır.
Avukatlık Kanunu’nun “İşten yasaklanma kararının kaldırılması” başlıklı 156/2 maddesi “İşten yasaklanma kararı, bu kararın verilmesine esas olan hal ve şartların bulunmadığı veya sonradan kalktığı sabit olursa, disiplin kurulu tarafından kaldırılır.” hükmü amirdir.
Kurulumuzca yapılan incelemede, Şikâyetli Avukat hakkında disiplin davasına konu eylem nedeniyle “Zimmet” suçundan açılan kamu davasında yargılamanın … Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/220 esasına kayden devam ettiği,
dosyada suç vasfının değiştiğine yahut taraflar arasında değişen suç vasfı nedeniyle uzlaşma sağlandığına dair yeni bir delilin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle dosya içerisinde
Avukatlık Kanunu’nun 156/2.maddesi gereğince tedbirin kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir hal ve şarta ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından
, talebin reddedilmesi yönünde verilen tedbiren işten yasaklama kararının devamına ilişkin Baro Disiplin Kurulu kararının yasaya uygun terimlerle düzeltilerek onanmasına, şikâyetli Avukatın talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli Avukatın itirazının reddi ile; … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “
Tedbiren İşten Yasaklanma Kararının Devamına
” ilişkin kararının
“Tedbiren İşten Yasaklama Kararının Kaldırılması Talebinin Reddine”
şeklinde
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe