TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2022/687 K. 2022/765

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1426

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 140
[ÖZET] Bu nedenle, Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesinin şartlarının gerçekleşmiş olduğu ve eylemin niteliği dikkate alındığında, şikâyetlinin itirazının reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
(Av. Yas. m. 140/3)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi.
Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 24.12.2019 günlü “Olur”u ile; “Borçlu şikâyetçi vekili sıfatıyla, müvekkili hakkında … İcra Müdürlüğünün 2016/2691 sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra dosyasına ödenmek üzere kendisine verilen 1.200,00 Türk lirasını icra dosyasına ödemeyerek uhdesinde tutup, şikâyetçinin … İcra Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarih, 2018/77 esas ve 2018/50 sayılı karan ile nafaka borcunu ödememek suçundan dolayı 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına sebebiyet verdiği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir.
Disiplin yargılamasına konu eylem nedeniyle yargılandığı mahkemedeki savunmasında; “…ben iddia edilenin aksine katılanın talebi üzerine … İcra Ceza Mahkemesinin dosyasına girdim, burada nafakanın ödenmesi konusunda süre talebinde bulundum, davadan önce katılana borcun ödenmesi halinde dosyanın düşeceğini belirtmeme rağmen ısrarla katılanın talebi üzerine duruşmaya katılmıştım, yaptığım işin yasal zorunluluğu gereği bu davayla ilgili olarak davaya katılmam karşısında kendisinden 1.500 TL vekalet ücretini istemiştim, katılanın kardeşi olan tanık marifetiyle bana gönderdiği parayı vekalet ücretime mahsup etmiştim yine belirttiğim gibi nafaka borcuna ilişkin miktarı da katılana söylemiştim, katılan bu durumu bilmekteydi. Katılan benden mal rejimine ilişkin açılan davayı takip etmemi istemişti, kendisinden vekalet ücreti ödenmesi halinde bu davayı takip edebileceğimi söylemiştim, ücreti ödemediğinden takip etmemiştim yine nafakanın iptali konusunda dava açılmasını benden istemişti ancak ben savunmamda belirttiğim gibi bu davaya açabilmek için 2.500 TL vekalet ücreti istemiştim ancak katılan bu bedeli ödemediğinden dolayı söz konusu davaya açmadım, o süreçte katılanın eşi kayıptı, nafakanın iptali davası açılabilmesi için eşinin kayıp olduğuna dair Jandarma’ya ihbarda bulunulması gerektiği, bu yönde tutanak tutulmak suretiyle nafakanın iptali davası açılabileceğini kendisine söylemiştim, bu bağlamda … Jandarma Karakol Komutanlığı ile irtibata geçmek suretiyle katılanın eski eşinin kendisini aldattığı kişiyle birlikte yaşayıp yaşamadığı yönünde Jandarma marifetiyle tespit tutanağı tutturmak amacıyla bu yönde ilgili Komutanlıktan bilgiler aldım, bu durumu da katılanla paylaştım, bu yönüyle katılandan aldığım ücret mukabilinde gerekli hukuki hizmetimi sunmuştum, bu nedenlerle suçsuzum, beraatime karar verilmesini talep ediyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 18.01.2021 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Görevi Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/133 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 23.11.2021 gün ve 2021/284 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın istinaf başvurusunun esastan reddi ile 23.02.2022 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “…Sanığın katılan ile … İcra Ceza Mahkemesinde devam eden 2018/77 esas nafaka yükümlüğünü ihlal dosyasını takip etmek için 1.500 TL’ye anlaştığı, bu anlaşmaya istinaden dosyayı takip ederek vekaletname sunduğu ve duruşmaya girerek nafaka borcunun yatırılması konusunda süre talep ettiği anlaşılmakla sanığın katılan ile yaptığı anlaşmaya istinaden görevini ifa ettiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar katılan verdiği paranın nafaka borcunun yatırılmasına ilişkin olduğunu, duruşmaları takip için vermediğini beyan etmiş ise de bu hususun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, nafaka borcunu çıkan tazyik hapsine istinaden ödeyen katılanın sanığa icra dosyasına yatırılmak üzere parayı vermeden kendiliğinden dosyaya ödemesi gerektiği, katılanın bu yöndeki beyanını destekler dosyada herhangi bir tanık beyanı olmadığı anlaşılmakla katılanın bu yöndeki beyanına itibar edilmemiştir.
Bu itibarla, sanığın katılana karşı gerçekleştirmiş olduğu iddia edilen görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin dosyada mahkumiyeti gerektirir kesin nitelikte delil, bilgi ve belgenin bulunmadığı, yapıldığı iddia olunan eylemin şüphe boyutunda kaldığı, şüphe ile hüküm verilemeyeceği değerlendirilmekle sanığın üzerine atılı suçtan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Şikâyetli Avukat hakkında her ne kadar kendisine ödenen parayı icra veznesine yatırmaması ve bu sebeple şikâyetçinin tazyik hapsi cezası almasına sebebiyet vermesi nedeni ile disiplin kovuşturması başlatılmış ise de şikâyetli ödenen paranın avukatlık ücreti olduğu, şikâyetçi tarafından şikâyetliye verilen paranın icra veznesine yatırmak üzere verildiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, aynı kanaatin … Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/133 esas 2021/484 karar sayılı ilamında hüküm altına alındığı bu nedenle…”  gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetçinin 30.06.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki iddialarını tekrarla, şikâyetli avukata nafaka borcunu ödemesi için 1.500 TL gönderdiğini ancak şikâyetlinin parayı ödemediğini bu nedenle hakkında tazyik hapsine hükmedildiğini, parayı yeniden ödemek zorunda kaldığını, şikâyetlinin savunmalarının gerçek dışı olduğunu, şikâyetlinin başka bir davasını takip ettiğini, o nedenle kendisinden para almak istediğini, ancak incelemeye konu dava için herhangi bir vekalet ücreti ödemediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikayetçinin itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Uyuşmazlık; şikayetçi tarafından, şikâyetliye ödenen 1.200 TL’nin hangi maksatla ödendiği konusunda toplanmaktadır.
İncelemeye konu, … Ceza Mahkemesinin 2018/77 esas sayılı dosyasında, şikâyetli avukatın vekaletnamesinin bulunduğu, şikâyetli avukatın, Avukatlık Kanunu gereğince kural olarak ücretsiz iş alamayacağı, ücretsiz iş alması durumunda Baro’ya bildirim yükümlülüğünün bulunduğu, böyle bir bildirimin yapılmadığı, şikayetçi tarafından, şikâyetlinin vekaletname sunduğu diğer dosyalar bakımından vekalet ücretinin ödendiğine ilişkin bir delil sunulmadığı dikkate alındığında, ödenen 1.200 TL’nin vekalet ücreti kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Avukatlık Kanunu’nun 140/3 maddesi, “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatla sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır.” hükmüne haizdir.
Disiplin kovuşturmasına konu eylemle ilgili olarak şikâyetli avukat hakkında, CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verildiği, kararın istinaf başvurusunun reddi ile kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Adı geçen Mahkemenin dosyadaki tüm delilleri tartışarak CMK 223/2-e maddesi gereği “Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçesiyle beraat kararı verdiği; bu maddenin Avukatlık Kanunu’nun 140/3. madde bildirilen “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali” haline uygun olduğu hususları dikkate alındığında; “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi gereğince şikâyetli avukat hakkında disiplin cezası vermek mümkün olmayacaktır.
Şikayetçi her ne kadar suçun sabit olduğunun ve şikâyetlinin cezalandırılması gerektiğini ileri sürmüş ise de gerek beraat kararı verilmiş olması ve şikâyetlinin cezalandırılmasını gerektirir yeterli düzeyde, her türlü şüpheden uzak, inandırıcı ve birbiri ile uyumlu delil bulunmadığı ortadadır.
Anılan nedenlerle, itirazın reddi ile kararın onanmasına katılanların oybirliği ile karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetçinin itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık o1l0mak üzere,
Katılanların oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 13 Ağustos 2022
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!