TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2022/546 K. 2022/623

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1418

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 140
[ÖZET] Adı geçen Mahkemenin dosyadaki tüm delilleri tartışarak CMK 223/2-b maddesi gereği “Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçesiyle beraat kararı verdiği; bu maddenin Avukatlık Kanunu’nun 140/3. madde bildirilen “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali” haline uygun olması hususları dikkate alındığında; “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi gereğince şikâyetli Avukat hakkında disiplin cezası tayini olanaksızdır.
(Av. Yas. m. 140/3)

[KARAR METNİ] Şikâyetli Avukat hakkında, Şikâyetçinin dilekçesi üzerine başlatılan “Sanık müdafii sıfatıyla, müştekinin yargılandığı … Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/26 esasına kayden görülen kamu davasında, müvekkilinin kasten yaralama suçundan 4 yıl, 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair yüzüne karşı verilen 29.11.2012 tarih ve 2012/178 sayılı kararı yasal süresinden sonra eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz etmesi üzerine istemin reddine dair 13.12.2012 tarihli ek kararın verilmesine neden olduğu” iddiası ile kamu davası açılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir. Disiplin davasına konu eylem nedeniyle yargılandığı mahkemede, “Ben müştekinin … Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/26 esas sayılı dosyasında görülen davasında müdafisiydim. Hüküm müşteki ve benim yüzüme karşı verildi. Duruşmadan çıktıktan sonra müşteki bana verilen zaptı elimden aldı. Ben kendisine zaptı daha sonra getirmesini, temyiz işlemlerini yapacağımızı söyledim. Ancak zaptı getirmeyince temyiz işlemini yaptığını düşündüm. Ancak daha sonraki günlerde rahatsızlandım. Rahatsızlığım nedeniyle rapor da aldım. Rahatsızlığım nedeniyle süresinde temyiz işlemini yapamadım. Hemen sonrasında raporumu da ekleyerek eski hale getirme talebinde bulundum. Ancak talebim mahkeme tarafından usulsüz olarak reddedildi. Müştekinin de kararı temyiz etmediğini öğrendim. Ancak karar cumhuriyet savcısı tarafından müştekinin lehine olarak temyiz edilmişti. Yargıtay incelemesinden geçmiş, usul yasaya aykırılık bulunmadığından temyiz talebi reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir. Olayda TCK 257/1 maddesinde öngörülen zarar unsuru ve kusur şartları gerçekleşmemiştir. Suçun unsurları oluşmamıştır. Bu nedenlerle öncelikle beraatime aksi kanaat oluştuğu taktirde lehime olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini talep ederim.” demiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 24.05.2019 günlü toplantısında şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verildiği, vaki itirazın Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun 11.10.2019 günlü kararı ile kabul edilmesi üzerine; Baro Yönetim Kurulu’nun 06.11.2019 günlü toplantısında Avukatlık Kanunu’nun 34, 134 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmak üzere disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin davasına konu eylemi nedeniyle, “Görevi Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/183 esasına kayden açılan kamu davasında Mahkemenin 10.11.2020 gün ve 2020/149 sayılı ilamı ile suçun yasal unsurlarının oluşmaması böylece suçun tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle CMK 223/2-b maddesi gereğince sanık şikâyetli avukatın beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden 05.02.2021 günü kesinleştiği,
Mahkemenin, “Sanık hakkında Görevi Kötüye Kullanma suçundan kamu davası açılmış ise de, TCK 257/1 maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için sadece görevi kötüye kullanma yeterli olmayıp görevin gereklerine aykırı davranış dolayısıyla kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına sebep olunması veya kişilere haksız bir menfaat temin edilmesi gerekmektedir. Olayda sanık, müdafisi bulunduğu müştekinin aleyhine verilen mahkûmiyet kararını yasal süresi içerisinde temyiz etmemiş ise de, Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine kararın temyiz edilmiş olması, temyiz incelemesinde kararın usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek onanmış olması karşısında, olayda kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına sebep olunması veya kişilere haksız bir menfaat temin edilmesi koşullarının gerçekleşmemiş olması nedeniyle, suçun yasal unsurları oluşmadığından böylece suçun tarafından işlenmediği sabit olduğundan” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca; “…Kurulumuzca yapılan soruşturmada da her ne kadar mahkemece zarar oluşmadığı ve kararın müşteki lehine savcılık tarafından temyiz edildiği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu için onandığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de kurulumuzca TCK’ya göre unsurları oluşmadığı için verilen beraat kararı fiilin disipline aykırı olması halinde disiplin yönünden inceleme yapan kurulumuzu etkilemeyeceğinden avukatlık yasası ve meslek kurallarına aykırı olan davranış yönünden, iddia, ağır ceza mahkemesi kararı, şikâyetli avukatın ağır ceza mahkemesindeki savunması dikkate alınarak şikâyetli avukatın vekili olduğu davada kararı süresinde temyiz etmeyerek avukatlık yasası ve meslek kurallarına aykırı davrandığı, bu nedenle cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 23.11.2021 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, kararın Avukatlık Kanunu’nun 140.maddesine aykırı olduğunu, temyiz süresinin gecikmesinde ya da müvekkilinin zarara uğramasında kusuru bulunmadığını, eylemin disiplin kovuşturmasını gerektirmediğini belirterek itirazın kabulü ile usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Disiplin kovuşturmasına konu sorun, “Görevi Kötüye Kullanma” iddiasıyla yargılandığı ceza davasında beraat eden şikâyetli avukatın, ceza yargılamasında beraat etmiş olmasına karşın, disiplin yönünden cezalandırılıp cezalandırılamayacağına ilişkindir.
Avukatlık Kanunu’nun 140/3 maddesine göre, “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatla sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır.”
Disiplin kovuşturmasına konu eylemle ilgili olarak, … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/183 esasına kayden açılan kamu davasında Mahkemenin 10.11.2020 gün ve 2020/149 sayılı ilamı ile suçun yasal unsurlarının oluşmaması böylece suçun tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle CMK 223/2-b maddesi gereğince sanık şikâyetli avukatın beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden 05.02.2021 günü kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Adı geçen Mahkemenin dosyadaki tüm delilleri tartışarak CMK 223/2-b maddesi gereği “Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçesiyle beraat kararı verdiği; bu maddenin Avukatlık Kanunu’nun 140/3. madde bildirilen “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali” haline uygun olması hususları dikkate alındığında; “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi gereğince şikâyetli Avukat hakkında disiplin cezası tayini olanaksızdır.
Bu nedenle, Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirmede yasaya aykırılık ve hukuki isabetsizlik görüldüğünden itirazın kabulü ile kararın kaldırılması, şikâyetli Avukat hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetçinin itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 06.10.2021 gün, 2019/23 Esas, 2021/12 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA
, Şikâyetli Avukat hakkında
DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Disiplin cezası verilmesine yer olmadığına ilişkin kararlar, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Bakanlık onayına tabi olduğundan; kararın onay için Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının; Adalet Bakanlığı’nca onaylanması halinde işbu kararımızın tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere; Adalet Bakanlığınca bir daha incelenmek üzere geri göndermesi halde; sonrasında Kurulumuzca verilecek kararın tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere;
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 02 Temmuz 2022
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!