TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2022/375 K. 2022/459

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1404

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 166
[ÖZET] Şikâyete konu olan olay ile ilgili olarak şikâyetli avukat tarafından tahsil edilen paralara ve vekâlet ücreti alacağına ilişkin müşteki müvekkiline ayrıntılı bir bildirimde bulunulduğuna ilişkin yazılı bir belge bulunmadığı, yine müvekkili adına takip ettiği diğer hukuk ve ceza davalarına ilişkin bir vekâlet ücreti alacağı bulunmuş olsa dahi hapis hakkını kullandığına dair yazılı bir bildirimde bulunulmadığı görülmüştür.
(Av. Yas. m. 34, 166, TBB Mes. Kur. m. 43, 45)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 16.03.2021 günlü “Olur”u ile; “Alacaklı müşteki vekili sıfatıyla, M.M. hakkında … İcra Müdürlüğünün 2016/79120 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibi sırasında 14.01.2020 tarihli reddiyat makbuzu karşılığında 135.085,72 TL, 24.01.2020 tarihli reddiyat makbuzu karşılığında da 31.350 TL olmak üzere toplam 166.435,72 TL tahsil ettiği hâlde 97.000 TL’yi müştekiye vererek bakiye miktarı uhdesinde tuttuğu” iddiası ile soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli savunmasında özetle, müşteki ile aralarında yazılı vekâlet ücret sözleşmesi yapılmadığını. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/170 esas, 2017/96 karar sayılı dosyasında hüküm altına alınan icra inkar tazminatının davanın kazanılması halinde avukat olarak kendisine ait olacağı yönünde şifahen anlama yapıldığını, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/170 esas, 2017/96 karar sayılı mahkeme ilamının … İcra Müdürlüğünün 2016/79120 esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu ve 2020 yılı Ocak ayında icra dosyasına para yatırıldığını, bu tarihlerde müştekinin şehir dışında yaşıyor olması ve kendisine ulaşılamaması nedeni ile müşteki hesap bilgilerinin kendisine bildirilmesinin hemen akabinde 04.02.2020 tarihinde paranın hesaba yatırıldığını ve iddia edildiği şekilde yatan paranın uzun süre uhdesinde kalmadığını, icra dosyasın paranın yatırılmasından yaklaşık 9 ay sonra şikâyette bulunulmasının iyiniyetli bir davranış olmadığını zira bu süre zarfında müştekiye hukuki yardımlarda bulunduğunu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 166/1. fıkrasında hapis hakkında ilişkin düzenleme bulunduğu, şikâyete konu icra müdürlüğü dosyasında harç kesintisi sonrasında 166.000,00 TL tahsilat yapıldığını, icra dosyasının 14.01.2020 tarihli dosya kapak hesabında görüleceği üzere müvekkil ve borçlu vekâlet ücret alacağı, faizi ve icra inkar tazminatı alacağı hesabı sonrasında şikâyet edenin bir alacağı olmadığı gibi kendisinden bakiye vekâlet ücreti alacağının bulunmakta olduğunun görüldüğü, şikâyet edenle ilgili başkaca dosyalarda da hukuki yardımda bulunduğunu ancak şikâyetçinin bu dosyalardan bahsetmediğini beyan ederek disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Baro Yönetim Kurulu’nun 25.10.20201 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında Avukatlık Kanunu’nun 34, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 43 ve 45. maddeleri gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukat hakkında Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 28.09.2021 günlü “Olur”u ile; kovuşturma izni verilmediği,
Baro Disiplin Kurulu’nca; “Her ne kadar T.C Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 28.09.2021 tarih ve 138 sayılı yazısı ile şikâyetli avukat hakkında 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59/1. maddesi uyarınca kovuşturma yapılmasının gerekli olmadığına karar verilmişse de; Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nun 12.07.2015 gün ve 2015/360 esas, 2015/568 karar sayılı kararında da belirtilmiş olduğu üzere şikâyetli avukatın kamu davasından beraat etmiş olması eylemin disiplin suçu oluşturmayacağı anlamına gelmemektedir. Kanun maddeleri ve meslek kuralları bir arada değerlendirildiğinde, şikâyete konu olan olay ile ilgili olarak şikâyetli avukat tarafından tahsil edilen paralara ve vekâlet ücreti alacağına ilişkin müşteki müvekkiline ayrıntılı bir bildirimde bulunulduğuna ilişkin yazılı bir belge bulunmadığı, yine müvekkili adına takip ettiği diğer hukuk ve ceza davalarına ilişkin bir vekâlet ücreti alacağı bulunmuş olsa dahi hapis hakkını kullandığına dair yazılı bir bildirimde bulunulmadığı görülmüştür.” gerekçesiyle Avukatlık Kanunu’nun 34. ve 166. maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 43 ve 45. maddeleri gereğince ceza tayin edildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli Avukatın 08.04.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, şikâyetçi ile aralarında yazılı bir vekâlet ücret sözleşmesi yapılmadığını, buna karşılık vekilliğini üstlendiği … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/170 esas, 2017/96 karar sayılı dosyasında, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiş, verilen kararın Yargıtay onama kararıyla kesinleşmesi sonrası takibe konu borcun … İcra Müdürlüğünün 2016/79120 esas sayılı dosyasına yatırıldığını, yatırıldığı tarihte şikâyetçinin şehir dışında yaşadığı ve kendisine hiçbir şekilde ulaşılamamış olması sebebiyle icra dosyasına yatırılan paranın şikâyetçinin eşinin hesap bilgilerinin tarafına bildirilmesiyle 04.02.2020 tarihinde hesabına yatırıldığını, icra dosyası kapsamında sunulan dekontlarda görüleceği üzere, tarafına bildirilen ve eşinin adına kayıtlı hesaba ödeme yapıldığını, WhatsApp yazışmalarıyla şikâyetçiye bilgi verildiği, hapis hakkının usulüne uygun kullanıldığını beyan ederek, verilen cezanın kaldırılmasını talep ettiği
Usulüne uygun tebliğe rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, taraf anlatımları, dosya içindeki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde şikâyetli avukat hakkında, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 16.03.2021günlü “Olur”u ile; “Alacaklı müşteki vekili sıfatıyla, M.M. hakkında … İcra Müdürlüğünün 2016/79120 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibi sırasında 14.01.2020 tarihli reddiyat makbuzu karşılığında 135.085,72 TL, 24.01.2020 tarihli reddiyat makbuzu karşılığında da 31.350 TL olmak üzere toplam 166.435,72 TL tahsil ettiği hâlde 97.000 TL’yi müştekiye vererek bakiye miktarı uhdesinde tuttuğu” iddiası ile soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Somut olayda şikâyetli Avukat ile şikâyetçi arasında bir ücret sözleşmesinin olmadığı anlaşılmaktadır. Şikâyetli bu durumu kabul etmektedir. Dolayısıyla icra inkâr tazminatının şikâyetliye ait olacağı savunması ispatlanmamıştır. Kaldı ki müddeabihin (icra inkâr tazminatı) avukata ait olacağı şeklinde bir sözleşmenin de yasal zemini yoktur. Hatta bir davanın kazanılması veya kaybedilmesi üzerinde yapılacak şarta bağlı bir sözleşme de geçersizdir. Yine avukatın uhdesinde tutacağı paraya yönelik hapis hakkının ve müvekkili aydınlatma yükümlülüğünün nasıl olacağı açık ve bellidir.
Kanun maddeleri ve Meslek Kuralları bir arada değerlendirildiğinde, şikâyete konu olan olay ile ilgili olarak şikâyetli avukat tarafından tahsil edilen paralara ve vekâlet ücreti alacağına ilişkin müşteki müvekkiline ayrıntılı bir bildirimde bulunulduğuna ilişkin yazılı bir belge bulunmadığı, yine müvekkili adına takip ettiği diğer hukuk ve ceza davalarına ilişkin bir vekâlet ücreti alacağı bulunmuş olsa dahi hapis hakkını kullandığına dair yazılı bir bildirimde bulunulmadığı görülmüştür. Bu gerekçelerle vaki itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun Baro Disiplin Kurulu kararının onaması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli Avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 13 Mayıs 2022
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!