TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2022/298 K. 2022/354

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1377

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 135, AVK Madde 136
[ÖZET] * Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 24.09.2010 günlü onayı ile kesinleştiği ve eylem tarihi (08.05.2013) itibariyle bu cezanın tekerrür esas olması nedeniyle, Avukatlık Kanunu’nun 136/son fıkrası atfıyla, 135/5. fıkrası gereğince Şikâyetli Avukatın meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına yönelik karara vaki itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
(Av. Yas. m. 34, 135/5,136)

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 10.04.2015 günlü “Olur”u ile; “Davalı müşteki vekili sıfatıyla takip ettiği, … Asliye  Hukuk Mahkemesinin 2012/257 esasına kayden görülen alacak davasında, davanın kabulüne dair 28.03.2013 tarih ve 2013/162 sayı ile müvekkili aleyhine verilen kararı 22.04.2013 tarihinde tebliğ aldıktan sonra, temyiz masrafı olarak müştekiden 575 TL almasına rağmen, bahse konu kararı yasal süresinden sonra 25.06.2013 tarihinde temyiz ederek, temyiz talebinin reddine dair kararın verilmesine sebebiyet verdiği gibi, temyiz masrafı olarak müştekiden aldığı parayı da talebine rağmen müvekkiline iade etmediği” iddiası ile kovuşturma izni verilerek açılan kamu davasında HAGB kararı verilmesi ve şikâyetçinin 24.09.2014 üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek meslekten çıkarma cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir. Disiplin davasına konu eylem nedeniyle yargılandığı Mahkemedeki savunmasında; “Olayda benim kastım veya kusurum yoktur, şöyle ki yapılan tebligat usulsüz bir tebligattır, postacının hatasından kaynaklanmıştır, Tebligat Kanunu’na göre büroda kimse yoksa kapıya kâğıt yapıştırılır ve en yakın komşuya haber verilir, kapıma kâğıt yapıştırılmadığı gibi büromun bulunduğu binada bir başka esnafa haber vermiş, kapıda bildiri yoktu, hiçbir komşu esnaf da bana haber vermedi, olduğu zaman gidip alıyoruz, bu hususu mahkemeye bildirerek temyizi yaptım ancak mahkeme reddetti…temyiz masrafı almadım, toplam 1.500 TL para almıştım, ayrıca temyiz için masraf almadım. Aleyhime olan hususları kabul etmem.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 13.12.2017 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle; “Görevi İhmal” suçundan cezalandırılması istemiyle …  Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/342 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 10.02.2016 gün ve 2016/31 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli Avukatın eylemine uyan TCK’nın 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2.maddesi gereğince neticeten 1.500 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyizde onanarak 27.05.2021 günü kesinleştiği,
Mahkemenin, “Sanığın serbest avukatlık yaptığı, sanığın … Noterliği tarafından düzenlenen 28.05.2012 tarih ve 8423 yevmiye numaralı vekâletnameye istinaden, …  Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/257 Esas sayılı dosyasında … Belediye Başkanlığı tarafından davalı T.K. aleyhine açılan alacak davasında, davalı vekili olarak yer aldığı, söz konusu davanın yapılan yargılaması sonucunda 2013/162 sayılı kararla davanın kabulüne ve 9.075 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalı T.K.’dan alınarak davacı belediyeye verilmesine hükmedildiği, gerekçeli kararın 22.04.2014 tarihinde sanık Avukata tebliğe çıkarıldığı, 20.04.2013 tarihinde 2 nolu haber kağıdının kapısına yapıştırıldığı ve yakın komşusu B.E.’na haber verilerek tebliğ yapıldığı ve sanığın müşteki T.K.’dan temyiz masrafı olarak 575 TL para almasına rağmen, söz konusu kararı yasal temyiz süresi içerisinde temyiz etmediği, yasal temyiz süresi geçtikten sonra 25.06.2013 tarihinde temyiz ettiği, fakat mahkemece temyiz süresi içerisinde kararın temyiz edilmesinden dolayı temyiz talebinin reddine dair karar verildiği, ayrıca sanığın temyiz masrafları olarak katılandan aldığı parayı da katılanın talebine rağmen iade etmediği, böylece sanığın üzerine atılı görevi ihmal suçunu işlediği anlaşılmakla” gerekçesiyle hüküm kurduğu,
Baro Disiplin Kurulu’nca “şikâyetli avukatın şikâyetçi ile davalı olarak yargılandığı …  Asliye Hukuk Mahkemesi 28.03.2013 tarih, 2012/257 esas, 2013/162 karar sayılı görülen alacak davasının takibi konusunda anlaştığı fakat bu dosyada şikâyetçi aleyhine verilmiş olan kararın şikâyetli avukat tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle şikâyetçinin zarara uğradığı anlaşılmaktadır. Şikâyetli avukatın herhangi bir savunma vermediği görülmüştür. Ceza yargılaması sonucunda görevi kötüye kullanmak suçundan verilen hükmün kesinleşmiş olması, ceza yargılamasındaki maddi olgu ve vakıalara yönelik tespitlerin hukuk devleti ilkesi ve Anayasa 138. maddesi gereğince bağlayıcılığının olması nazara alınarak şikâyetlinin bu eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile şikâyetlinin meslek ifası esnasında özen ve doğruluk yükümlülüğüne ve dolayısıyla Avukatlık Kanunu’nun 6. kısmındaki 34. maddesine aykırı eylemleri sabit görülmüş olup, ayrıca şikâyetli avukatın daha öncesinde;11.09.2009 tarih 2008/6 esas, 2009/37 karar sayılı … Barosu Disiplin Kurulu kararı ile 3 ay süre ile işten çıkarılmasına ilişkin ceza verildiği ve bu kararın, Türkiye Barolar Birliği tarafından 02.07.2010 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle ,Avukatlık Kanunu’nun 136/son fıkrası atfıyla, 135/5. fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına”  gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde eylem tarihi (08.05.2013) itibariyle, Avukatlık Kanunu’nun 136/3.maddei gereğince tekerrüre esas 24.09.2010 kesinleşme tarihli işten çıkarma cezasının olduğu,
Şikâyetli avukatın 28.01.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; ceza mahkemesindeki savunmasını aynen tekrarla, aleyhine olan hususları kabul etmediğini, Ceza Mahkemesi ve Baro Disiplin Kurulu tarafından verilen kararı uygun bulmadığını, telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açmaması için mezkûr kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Şikâyetçinin 03.03.2022 kayıt tarihli cevabında özetle; 25.000 TL zararının karşılanması durumunda şikâyetinden vazgeçeceğini belirttiği görülmüştür.
Dosya incelendiğinde; Şikâyetli avukatın şikâyetçi ile …  Asliye Hukuk Mahkemesi 28.03.2013 tarih, 2012/257 esas, 2013/162 karar sayılı görülen alacak davasının takibi konusunda anlaştığı fakat bu dosyada şikâyetçi aleyhine verilmiş olan kararın şikâyetli avukat tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle şikâyetçinin zarara uğradığı anlaşılmaktadır.
Avukatın kendi müvekkili aleyhine olan bir hükmü üst kanun yollarına ve denetimine taşıması yasal zorunluluktur. Müvekkil aleyhine verilen hükmün temyiz kanun yoluna taşınmaması tek başına görevi ihmal suçuna vücut vermektedir. Burada şekli bir suç söz konusudur. Müvekkilin bu konuda yazılı onayını almak hali sureti ile bu haktan feragat edilebilir. Bu hal dışında aleyhe olan hükmün üst kanun yollarına taşınmaması tek başına şekli suç olan görevi ihmal suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda şikâyetli avukatın bu konuda ibraz ettiği yazılı bir onay metni bulunmamaktadır. Kararın tebliği konusundaki savunma ve beyanları da hukuk çerçevesinde ret edilmiştir. Ceza yargılaması sonucunda görevi ihmal/kötüye kullanmak suçundan verilen hükmün kesinleşmiş olması, ceza yargılamasındaki maddi olgu ve vakıalara yönelik tespitlerin hukuk devleti ilkesi ve Anayasa’nın 138. maddesi gereğince bağlayıcılığının olması nazara alınarak şikâyetlinin bu eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile şikâyetlinin meslek ifası esnasında özen ve doğruluk yükümlülüğüne ve dolayısıyla Avukatlık Kanunu’nun 6. kısmındaki 34. maddesine aykırı eylemi sabit görülmüş, ayrıca şikâyetli avukatın daha öncesinde, özen yükümlülüğüne aykırı bir başka eylemi nedeniyle 11.09.2009 tarih 2008/6 esas,2009/37 karar sayılı Baro Disiplin Kurulu kararı ile 3 ay süre ile işten çıkarılmasına ilişkin ceza verildiği ve bu kararın Türkiye Barolar Birliği tarafından 02.07.2010 tarihinde onandığı, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 24.09.2010 günlü onayı ile kesinleştiği ve eylem tarihi (08.05.2013) itibariyle bu cezanın tekerrür esas olması nedeniyle, Avukatlık Kanunu’nun 136/son fıkrası atfıyla, 135/5. fıkrası gereğince Şikâyetli Avukatın meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına yönelik karara vaki itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli Avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Meslekten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 22.10.2021 gün ve 2017/33 Esas, 2021/18 Karar sayılı kararının
ONANMASINA
,
2-Meslekten çıkarmaya ilişkin kararlar, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Bakanlık onayına tabi olduğundan; kararın onay için Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının; Adalet Bakanlığı’nca onaylanması halinde işbu kararımızın tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere; Adalet Bakanlığınca bir daha incelenmek üzere geri göndermesi halde; sonrasında Kurulumuzca verilecek kararın tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere;
Oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 09 Nisan 2022
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!