Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1358
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 140/2) [KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 28.04.2022 günlü “Olur’u ile Kurulumuzun 18.03.2022 gün ve 2022/170 Esas, 2022/284 Karar sayılı kararı,
“Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca, itirazın reddine ve söz konusu kararın onanmasına karar verilmiş ise de;
Adı geçen Avukat hakkında, disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle Bakanlığımızca soruşturma ve kovuşturma izinleri verilmesi üzerine, kamu kurum ve kuruluşları ve benzeri tüzel kişilikleri ile bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesine Esas; 2017/303 sayısına kayden açılan kamu davasında Mahkemece 08.02.2018 tarih ve Karar: 2018/27 sayılı karar ile, zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu anlaşıldığından kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 66/1-e. maddesi uyarınca düşmesine karar verildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 19.09.2018 tarih ve Esas: 2018/1953, Karar: 2018/2300 sayılı istinaf başvurusunun, katılanın sıfat yokluğu nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 279/1-b maddesi uyarınca reddine dair verilen karar ile 05.12.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7249 sayılı Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 59. maddesine, ‘Avukatların, Avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da Baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen Bölge Adliye h4ahkemesi Ceza Dairelerinin kararları hakkında 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz’ hükmü eklenerek Avukatlar hakkındaki görevleri sırasında işledikleri suçlar bakımından verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı temyiz kanun yolunun açık hale getirildiği,
Diğer taraftan, 30.11.2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 15. Maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununa eklenen Geçici Madde 24: ‘59 uncu maddenin beşinci fıkrası, hu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde talep etmek koşuluyla Avukatların, Avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da Baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza dairelerince 15/7/2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanır. Bu maddenin uygulandığı hâlde, cezası infaz edilmekte olan hükümlülerin. Ceza Muhakemesi Kanununun 100’üncü maddesi uyarınca tutukluluğunun devam edip etmeyeceği hususu, hükmü veren ilk derece mahkemesince değerlendirilir.’ hükmü ile düzenlemenin yayımlandığı tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşulu ile 15.07.2020 tarihinden önce bölge adliye mahkemelerince verilmiş kesin nitelikteki kararlar yönünden de temyiz kanun yolunun açık hale getirildiği anlaşılmıştır.
Avukatlık Kanunu’nun 140/2. maddesinde disiplin işlem ve kararma konu teşkil edecek bir eylemde bulunmuş olan Avukat hakkında aynı eylemlerden dolayı ceza mahkemesinde dava açılmış ise avukat hakkındaki disiplin kovuşturmasının ceza davası sonuna kadar bekletilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Bu durumda, adı geçen Avukat hakkında kamu kurum ve kuruluşları ve benzeri tüzel kişilikleri ile bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen kamu davasının düşmesi kararı bakımından, 30.11.2021 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun ile temyiz kanun yolunun açık hale getirildiği ve sürece ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı nazara alındığında, söz konusu mahkeme kararına ilişkin temyiz başvurusu yapılıp yapılmadığının araştırılması, başvuru yapılmış ise temyiz incelemesinin sonucunun beklenmesi ve kesinleşmiş mahkeme kararı ile dosyadaki diğer delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 22.05.2017 günlü “Olur”u ile; “Alacaklı müşteki vekili sıfatıyla, 05.03.2005 tanzim ve 30.09.2005 vade tarihli 3.000,00 TL, 08.03.2005 tanzim ve 08.08.20015 vade tarihli 2.900,00 TL ve 25.03.2005 tanzim ve 25.07.2005 vade tarihli 4.500,00 TL bedelli bonoları gerçeğe aykırı olarak düzenlediği veya düzenlendiğini, müvekkili müştekinin sözü edilen bonolardan kaynaklı herhangi bir alacağının bulunmadığını bildiği hâlde, bürosunda çalışıyor olmasından faydalanarak kendisini vekil tayin ettirdiği … Noterliğince düzenlenen 06.07.2007 tarih ve 19490 yevmiye sayılı vekâletnameyi kullanarak, alacaklı bölümüne şikâyetçinin adını yazmak suretiyle doldurduğu bahse konu bonolara istinaden, borçlu H.B. hakkında … İcra Müdürlüğünün 2007/5301 sayılı dosyası üzerinden haksız icra takibi başlattığı gibi, borçlunun şikâyeti üzerine, müştekinin ‘resmi belgede sahtecilik’ suçundan … Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/62 esasına kayden görülen kamu davasında yargılanmasına ve dava sonunda atılı suçtan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair 13.12.2010 tarih ve 2009/258 sayılı kararın verilmesine neden olduğu” iddiası ile kovuşturma izni verilmesi ve şikayetçinin 26.03.2015 kayıt tarihli dilekçesi üzerine başlatılan disiplin kovuşturmasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
Şikayetçi itiraz dilekçesinde, karara itiraz ederek dosyanın yeniden incelenmesini ve gerekenin yapılmasını talep etmiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Kurulumuzca yapılan değerlendirmede Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görülerek Şikâyetli Avukat hakkında “Kamu Kurum ve Kuruluşları ve Benzeri Tüzel Kişilikleri ile Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık” ve “Resmi Belgede Sahtecilik” suçlarından verilen ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen kamu davasının düşmesi kararı bakımından, 30.11.2021 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun ile temyiz kanun yolunun açık hale getirildiği ve sürece ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı nazara alındığında, mahkeme kararına ilişkin temyiz başvurusu yapılıp yapılmadığının araştırılması, başvuru yapılmış ise temyiz incelemesinin sonucunun beklenmesi ve kesinleşmiş mahkeme kararı ile dosyadaki diğer delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla itirazın kabulü ile Avukatlık Kanunu’nun 140/2 maddesi gereğince Baro Disiplin Kurulu kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın geri gönderme gerekçesine
UYULMASINA,
Şikâyetçinin itirazının kabulüne; … Barosu Disiplin Kurulu’nun “
Disiplin Kovuşturmasının Zamanaşımı Nedeniyle Ortadan Kaldırılmasına”
ilişkin 27.09.2021 gün ve 2017/1102 Esas, 2021/587 Karar sayılı kararının
BOZULMASINA
,
sonucun Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği onay için Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine katılanların oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe