Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1339
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 140/2, 157/7) [KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 26.04.2022 günlü “Olur’u ile Kurulumuzun 19.02.2022 gün ve 2022/77 Esas, 2022/174 Karar sayılı kararı,
“Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca, itirazın reddine ve söz konusu kararın onanmasına karar verilmiş ise de;
Adı geçen Avukat hakkında, disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, Avukatlık Kanunu’nun 58 ve 59. maddeleri uyarınca işlem yapılmak üzere Genel Müdürlüğümüzce 25.04.2022 tarih ve 21451/14315 sayılı yazı ile Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne ihbarda bulunulmuştur.
Avukatlık Kanunu’nun 140/2. maddesinde disiplin işlem ve kararına konu teşkil edecek bir eylemde bulunmuş olan avukat hakkında aynı eylemlerden dolayı ceza mahkemesinde dava açılmış ise avukat hakkındaki disiplin kovuşturmasının ceza davası sonuna kadar bekletilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Baro Disiplin Kurulunca adı geçen Avukat hakkında Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce Avukatlık Kanunu’nun 58 ve 59. maddeleri uyarınca yapılacak işlem sonucunun beklenilmesi, soruşturma ve kovuşturma izinlerinin verilerek ceza davası açılması, yapılacak yargılama sonunda mahkumiyet kararı verilmesi ve bu kararın da kesinleşmesi halinde mahkemece verilecek karar ile dosyadaki diğer delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçinin kızı adına velayeten vekil tayin ettiği dava sonucunda aleyhte verilen kararı müvekkilinin yazılı muvafakatini almaksızın temyiz etmediği” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetçi vekili 06.01.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, şikâyetçi müvekkilinin kararın temyiz edilmemesine ilişkin yazılı bir talimatının olmadığını, şikâyetli avukatın, ilgili davada tarafların kusur oranlarının belirlenmesine ilişkin olarak ayrıca bir bilirkişi incelemesi yaptırmadığını, bozmadan sonra yapılan yargılamada alınan kusur raporunda, şikâyetçi müvekkilinin ceza dosyasına sunulan kusur raporunda belirtildiği gibi 4/8 değil 2/8 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, aktüerya hesabında ise iş göremezlik tazminatının 73.588,36 TL değil 295.848,63 TL olduğunun ortaya çıktığını, bu sebeple daha fazla tazminat alabilecekken, belirtilen miktarla yetinmek zorunda kalındığını, hakkında mahkumiyet kararı verilen T. Y. isimli şahıs hakkında da tazminat davası açmadığını, avukatlık ücret sözleşmesi uyarınca şikâyetli avukatın, hak edilen tazminat miktarının %10 olacağı belirtmiş olmasına rağmen, şikâyetçiden %20 oranında vekalet ücreti tahsil edildiğini, verilen kararın itirazen incelenerek gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
Şikâyetli avukat 18.01.2022 kayıt tarihli itiraza cevabında özetle, verilen kararın usul yönünden doğru olduğunu zira takip edilen davanın davacısı olan şikâyetçi kızının reşit olduğunu, kızı adına şikâyet etme hakkı olmadığını, kararın esas yönünden de usul ve yasaya uygun olduğunu zira mahkemenin maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabul, kısmen reddedildiğini ve adı geçen kararın istinaf edilmesinin istenmemesi üzerine temyiz edilmediğini, iddiaların tamamının iftira ve para sızdırma saikiyle yapıldığını, şikâyetçinin mağduriyetinin yalnızca yargılamanın uzamasından kaynaklandığını, şikâyetçiden fazla ücret almadığını aksine vekalet ücreti alacağı olduğunu, şikâyetçinin dava bittiği zaman memnuniyetini ifade ettiğini, disiplin cezası almasının gerektiren bir durum olmadığını belirterek, itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Şikâyetli Avukat hakkında, disiplin davasına konu eylemi nedeniyle, Avukatlık Kanunu’nun 58 ve 59. maddeleri uyarınca işlem yapılmak üzere Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünce 25.04.2022 tarih ve 21451/14315 sayılı yazı ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne ihbarda bulunulduğu anlaşıldığından Adalet Bakanlığı’nın geri gönderme gerekçesi yerinde görülmüştür.
Avukatlık Kanunu’nun 140/2. maddesinde disiplin işlem ve kararına konu teşkil edecek bir eylemde bulunmuş olan Avukat hakkında aynı eylemlerden dolayı ceza mahkemesinde dava açılmış ise Avukat hakkındaki, disiplin kovuşturmasının ceza davası sonuna kadar bekletilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Baro Disiplin Kurulu’nca Şikâyetli Avukat hakkında Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nce Avukatlık Kanunu’nun 58 ve 59. maddeleri uyarınca yapılacak işlem sonucunun beklenilmesi soruşturma ve kovuşturma izinlerinin verilerek ceza davası açılması, yapılacak yargılama sonunda mahkûmiyet kararı verilmesi ve bu kararın da kesinleşmesi halinde mahkemece verilecek karar ve dosyadaki diğer deliller ile yeniden değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle kovuşturmanın derinleştirilmesi zorunlu olduğundan itirazın kabulü ile Baro Disiplin Kurulu kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın geri gönderme gerekçesine
UYULMASINA,
Şikâyetçi vekilinin itirazının kabulüne, Baro Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin kararının Avukatlık Kanunu’nun 140/2.maddesi gereğince
BOZULMASINA,
sonucun Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine,oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe