TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2022/96 K. 2022/181

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1307

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 134, AVK Madde 135
[ÖZET] * Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları, avukatın kolektif inanca ters düşecek ve bu inancı sarsacak davranışlardan kaçınması yükümlülüğünü düzenlenmiş olup avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Şikâyetli avukatın dava açması için şikâyetçi tarafından ödeme almasına rağmen üstlendiği işi yapmadığı, özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sebebiyle hakkaniyete uygun olarak alt sınırdan verilen işten çıkarma cezası isabetli görülerek itirazın reddine karar verilmiştir.
(Av. Yas. m. 34, 134, 135/4, TBB Mes. Kur. m. 3,4)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi:
Şikâyetli Avukat hakkında, “Şikâyetçinin işçilik alacaklarına ilişkin olarak dava açmak için 09.10.2017 günü ödeme yapıldığını kabul etmesine ve 10.10.2017 tarihinde vekil tayin edilmesine rağmen, Arabuluculuk başvurusunda bulunduğu 30.04.2018 tarihine kadar gereğine tevessül etmediği” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında eylem sabit görülerek işten çıkarma cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli yazılı savunmalarında özetle; şikâyet dilekçesinde bahsedilen … Nakliyat … Lojistik Hizmetleri Ltd. Şti. isimli firmanın, 2 farklı şirket olduğunu, kendisinin … firmasının vekilliği hiçbir zaman üstlenmediğini, … isimli firma ile kendisinin tanıştıran kişinin şikâyetçi olduğunu açıkladıktan sonra ayrıntılı olarak şirketler ve ortakları hakkında bilgi vererek bunların aynı kişiler olmadığını …  isimli şirketle, gerekse de şirketin sahibi ve eşine yönelik bir dava talebi olmayın ve hukuki uyuşmazlığın esasının … firması üzerinde toplandığı somut olayda şikâyetçinin; kendisini tanıştırdığı ve uyuşmazlık dışı kişiyle kendi bilgisi ve aracılığı sayesinde kurmuş olduğu vekâlet ilişkisi sebebiyle meslek etik kurallarına aykırı davrandığı yönündeki iddiaların apaçık kötüniyetli olduğunu, şikâyetçi ile T.S. ve U.K. isimli kişilerin kendisine gelerek … firmasından 9 aylık maaş alacakları bulunduğunu (28.02.2018 tarihli banka dökümleri uyarınca) söyleyerek kendisine vekâlet verdiklerini, bunun üzerine kendisinin, vekil edenlerden belge istediğini, şikâyetçinin herhangi bir belge getirmediğini, 01.05.2018 tarihinde şikâyetçiye gönderdiği SMS’te “anlattın ama belgeli olarak bir zemine oturması şart, onu sağlamaya çalışıyorum” şeklinde durumu izah ettiğini, tarafları uzlaştırmaya yönelik WhatsApp yazışmaları olduğunu, tüm gecikmelerden şikâyetçinin sorumlu olduğunu, şikâyetçinin kendisinden bilgi ve belge saklayarak işlerin gecikmesine neden olduğunu, Şikâyet dilekçesinde belirtilen 15.000 TL’ye karşılık işlerin yapıldığını, bu ödemeyi 3 kişinin dosyası için aldığını, şikâyetçinin telefonunun engelleme konusunda takdirin kendisine ait olduğunu, ancak yapılan tüm işlerle ilgili olarak şikâyetçiye bilgi verildiğini, kendisine tevdi edilen işleri yaptığını, Avukatlık Kanunu’na aykırı bir davranışının bulunmadığını beyan etmiştir.
Sözlü savunmasında; “Şikâyetçi ile aramda yazılı bir ücret sözleşmesi ve yazılı bir talimat yoktur. Şikâyetçi bana … firması aleyhine bir işçilik davası açmak için müracaat etmedi. Aksine adı geçen firma ve şikâyetçi aleyhine başlatılan bir icra takibi için benimle temas kuruldu. Bu anlattığım olay 09.10.2017 günü oldu. Ertesi gün bana vekâletname çıkartıldı, ayrıca 15.000 TL bana gönderildi. Bu para T.S. tarafından birlikte çalıştığımız Avukat U.G.’ün adına açılmış olan banka hesabına gönderildi. Vekâletnamede şikâyetçinin, U.K. ve T.S.’ın adı geçmekteydi. Bahsedilen icra takip dosyası … İcra Müdürlüğü’nün 2017/12884 sayılı dosyasıdır. Ben bu takibe itiraz ettim. Bunu üzerine karşı taraf olan Türkiye … Bankası vekili … Asliye Ticaret Mahkemesine 2018/296 esas sayı ile itirazın iptali davasını açtı. Ben bu dosyayı takip ettim. Daha sonra azledildiğim için herhangi bir işlem yapma şansım kalmadı. Sonradan değişik tarihlerde aynı borçlu aleyhine başlayan … İcra Müdürlüğünün 2017/1458 sayılı, …  İcra Müdürlüğünün 2018/5967 sayılı, …  İcra Müdürlüğünün 2017/12911 sayılı takip dosyalarını da ben takip ettim. Vekâletnamemi koydum, itirazlarımı yaptım. Şikâyetçi tarafından bana başkaca bir ücret ödemesi olmadı. Bana Mart 2018 ayı içerisinde şikâyetçi olan müvekkilim dışındaki diğer müvekkillerim telefonla arayarak prim alacaklarılar için takip yapmamı istediler. Şikâyetçini ise böyle bir talebi olmadı. Benim açtığım takip dosyası …  İcra Müdürlüğü’nün dosyasıdır. Alacaklılar U.K. ve T.S.’dır. Bu takibi için 2.085 TL masrafı bana verilen ilk paranın içinden kullanarak ben ödedim. Konu ile ilgili tanıklarım mevcuttur. Bir liste halinde sunacağım. Hakkımda şikâyetçinin yaptığı herhangi bir savcılık şikâyeti yoktur. Şikâyetçi halen kayıp olup nerede olduğu belli değildir.”
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 09.05.2019 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, tanık dinlendiği, Baro Disiplin Kurulu’nca; “tüm dosya kapsamından şikâyetli avukat hakkında, şikâyetçinin vekili sıfatıyla dava açması için kendisine 09.10.2017 günü 15.000 TL ödeme yapıldığının kabulüne rağmen 30.04.2018 tarihine kadar üstlendiği işi gereği gibi yapmadığı, ödemeye dair makbuz, arabuluculuk başvuru formu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde…
Şikâyetli Avukat hakkında sicil özeti de dikkate alınarak 1136 sayılı Yasanın 136/2 maddesi gereğince ve aynı Yasanın 135/4 maddesi uyarınca takdiren 3 ay mesleki faaliyetlerinden yasaklanmasına” karar verildiği,
Şikâyetlinin sicil özetinde; eylem tarihi (30.04.2018) itibariyle tekerrüre esas 07.10.2016, 04.06.2017 ve 02.02.2018 kesinleşme tarihli 3 ayrı para cezası ile 21.10.2016 kesinleşme tarihli uyarma cezasının olduğu,
Şikâyetli Avukatın 29.11.2021 kayıt tarihli duruşma talepli itiraz dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını aynen tekrarla, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, dosyada mevcut ihtarname, cevaplar ve WhatsApp yazışmalarından da açıkça belli olduğu üzere şikâyetçinin takibe ilişkin belgeleri kendisine teslim etmediğini kabul ettiğini, bir kısım belgeler kendisine 2018 yılı Şubat ayı sonunda getirildiği için başvuruyu geç yaptığını, şikâyetçinin kendi davranışları sebebiyle sürecin yavaş ilerlemesine neden olduğunu, her biri 5.000 TL’den 3 kişinin işini kabul ettiğini, şikâyetçinin herhangi bir zararının olmadığını, şikâyetçi adına vekil olarak takip ettiği dosyalar celp edilmeden ve hak kazandığı vekâlet ücretleri dikkate alınmadan karar verildiğini, vekâlet ücreti alacağının 39.940,64 TL olduğunu, şikâyete konu işler için kendisine yalnızca 15.000 TL ödendiğini, şikâyetçinin arabuluculuk yoluna gidilmesini hiç istemediğini, dava açılması talebinin olduğunu bu nedenle de kendisinin talimatlarına uymadığını ima ettiğini, bu hususların hukuken kabul edilmesinin mümkün olmadığını, şikâyetçinin bariz bilgi kirliliği yaptığını, tüm hususların WhatsApp yazışmalarında yer aldığını, buna rağmen delilleri dikkate alınmadan hak ihlali oluşturacak şekilde karar verildiğini, sicil özetindeki cezaların 5 yıldan eski olduğunu, sicilindeki cezaların silinmesini talep etmiş ise de bu konuda karar verilmediğini, avukatların işi kabulden önce ücretlerini almak zorunda olduklarını, avans olarak verilen para ve tahsil edilen ücretler üzerinde hapis hakkına sahip olduğunu belirterek orantısız ceza içeren kararın kaldırılmasını ve hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiği,
Şikâyetçinin 05.01.2022 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle; iddialarını tekrarla, 15.000 TL’yi kendi adına işçilik alacaklarının ödenmesi için gönderdiğini, Şikâyetlinin U.K. ve T.S. için de ayrı ayrı ödeme talep ettiğini, işçilik alacaklarına ilişkin davaların başka avukatlar tarafından yürütüldüğünü, gelinen noktada şikâyetli Avukata herhangi bir borcunun bulunmadığını, başka hususlarda savcılığa suç duyurusunda bulunacağını, şikâyetlinin cezalandırılmasını ve duruşmalara katılmayı talep ettiği, dilekçesi ekinde konu ile alakalı bazı ses kayıtlarını yer aldığı CD ile Şikâyetli ile F.Y. arasındaki 24.10.2012 tarihli avukatlık ücret sözleşmesini sunduğu,
Kurulumuzca talep gibi önceden belirlenen gün ve saatte duruşma açıldığı, şikâyetli vekilinin hazır olmakla savunma yaptığı görülmüştür.
Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler”, 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır”, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi, “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”, 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin bütün olarak incelenmesinde, şikâyetli avukata dava açması için şikâyetçi tarafından 09.10.2017 günü 15.000 TL ödeme yapıldığının kabulüne rağmen 30.04.2018 tarihine kadar üstlendiği işi yapmadığı, özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı sabittir.
Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları, avukatın kolektif inanca ters düşecek ve bu inancı sarsacak davranışlardan kaçınması yükümlülüğünü düzenlenmiş olup avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.
Şikâyetli avukat hakkında Baro Disiplin Kurulu’nun sicil özetini de dikkate alarak Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4.maddelerine aykırılık nedeniyle Avukatlık Kanunu’nun 136/2.maddesi delaletiyle 135/4.maddesi gereğince, eylem ile yaptırım arasında adil bir dengenin gözetilip alt sınırdan verdiği, işten çıkarma cezasında hukuki isabetsizlik görülmediğinden itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikayetli vekilinin itirazının reddine; … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “3 Ay İşten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına” ilişkin kararın ONANMASINA,
2-Kararın onay için Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 18 Şubat 2022
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!