Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1301
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
106/1-2.maddesindeki emredici hüküm gereğince
üye tam sayısının salt çoğunluğu yerine iki üye ile verilen karar yok hükmünde olduğundan,
bu nedenle şikâyetli Avukatın duruşma talebi de gözetilerek, yeniden bir karar verilmek üzere netice itibariyle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(Av. Yas. m. 106/1-2) [KARAR METNİ] Avukatlık Kanunu’nun; 106/1-2.maddesi:
“Disiplin Kurulu, üyelerden en az üçü hazır bulunursa toplanır.
Kararlar, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile verilir. Oylarda eşitlik halinde, başkanın bulunduğu taraf üstün tutulur”
hükmünü amirdir.
Baro Disiplin Kurulu’nun 12.03.2021 günlü oturum zaptı incelendiğinde; toplantıya beş üyeden
üçünün katıldığı
,
“Şikâyetli Avukatın tanıklarının dinletilmesi ve görüntülerin istenilmesine yönelik talebinin şikâyet konusu olayla ilgisinin olmadığı … Olağan Genel Kurulu’nda yaşanılan tartışmaların şikâyetçilerin yapmış olduğu şikâyet konusu ile herhangi bir ilgi ve alakası olmadığından ayrıca şikâyet konusu olan mesaj yolu ile hakaret iddiasının genel kuruldan epey sonra olmasından ötürü” talebin reddine katılanların oyçokluğu ile,
Yine şikâyetli Avukatın gerekçesiz mazeretinin katılanların oyçokluğu ile reddine karar verildiği,
Muhalefet şerhinin, “Sayın Çoğunluğuna görüşüne katılmıyorum, mazeret ve tanık dinletilmesi ret kararını ve ayrı duruşma günü verilmemesi yönündeki kararlarına katılmıyorum.” şeklinde olduğu,
Bu durumda 12.03.2021 günlü oturumda üç üyenin hazır bulunduğu ancak yukarıda anılan kararların
iki üye ile verildiği
görülmüştür.
Bu nedenle Avukatlık Kanunu’nun
106/1-2.maddesindeki emredici hüküm gereğince
üye tam sayısının salt çoğunluğu yerine iki üye ile verilen karar yok hükmünde olduğundan,
bu nedenle şikâyetli Avukatın duruşma talebi de gözetilerek, yeniden bir karar verilmek üzere netice itibariyle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
Şikâyetli Avukatın itirazının kabulüne; Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin kararının
BOZULMASINA,
katılanların oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe