Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1223
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 136/3, TBB Mes. Kur. m. 3,4,) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 13.10.2016 günlü “Olur”u ile; “Davacı müşteki vekili sıfatıyla takip ettiği. … Asliye 5. Hukuk Mahkemesinin 2012/293 esas sayısına kayden görülen tazminat davası sonunda verilen davanın reddine dair 03.02.2015 tarihli ve 2015/21 sayılı karar, usulüne uygun olarak 30.03.2015 tarihinde tebliğ edildiği hâlde, süresi içerisinde temyiz yoluna başvurmayarak kararın kesinleşmesine sebebiyet verdiği gibi, söz konusu karar ile davalı …lehine hükmedilen 600.00 Türk lirası vekâlet ücretine istinaden de şikâyetçi hakkında … 23. İcra Müdürlüğünün 2015/10026 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmasına neden olduğu” iddiası ile soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir.
Disiplin yargılamasına konu eylem nedeniyle yargılandığı mahkemedeki savunmasında; “… 5. Asliye Hukuk mahkemesinin iddia edilen dosyasında bana usule uygun olarak tebligat yapılmadı, ben dosyadaki kararının tebliğ edildiği şahıs benim yanımda çalışmadığı, yanımda çalışanların tespiti istiyorum, yanımda sadece eşim çalışır, başka çalışanım yoktur, daha önce takip elemanı olarak S.A. geçici çalıştı, geçici çalışan var, o tarihte SGK’dan çalışanların istenmesini talep ediyorum, dolayısıyla usule uygun yapılan tebligat kesinleşti, beni azlettiler, sebebi budur. Ben kimseden 15.000 TL almadım, 40.000 TL alırım demek bu işten hiç anlamamak demektir, dava aşamasında davacı trafik kazasında tam kusurlu çıktı, dolayısıyla tazminat hak etmedi, bilirkişi raporuna itiraz ettim. Adli Tıp Kuruntuna da itiraz ettim, kusur oranında bir değişim olmadı, bu şartlar 40.000 TL, 300.000 TL alırım demek akıl kârı değildir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 16.03.2017 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Görevi Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/263 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 19.12.2018 gün ve 2018/475 karar sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 257/1, 62 ve 52/2.maddei gereğince neticeten 3.000 TL Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına, şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın “1.500 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına” şeklinde, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ile 26.06.2019 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Sanığın … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/293 esas sayısına kayden görülen tazminat davasını davacı vekili sıfatıyla takip ettiği, bu dava sonunda verilen davanın reddine dair 03.02.2015 tarihli ve 2015/21 sayılı kararı, usulüne uygun olarak 30.03.2015 tarihinde tebliğ edildiği hâlde, süresi içerisinde temyiz yoluna başvurmayarak kesinleşmesine sebebiyet verdiği, söz konusu karar ile davalı …lehine hükmedilen 600,00 Türk Lirası vekâlet ücretine istinaden de şikâyetçi hakkında … 23. İcra Müdürlüğünün 2015/10026 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmasına neden olduğu olayda; her ne kadar sanık mahkememizin 02.04.2018 celse tarihli duruşmasında; … 5. Asliye Hukuk mahkemesinin iddia edilen dosyasında kendisine usule uygun olarak tebligat yapılmadığını, dosyadaki kararının tebliğ edildiği şahsın kendi yanında çalışmadığını, yanında sadece eşinin çalıştığını, daha önce takip elemanı olarak S.A.’nın geçici çalıştığını, başka çalışanının olmadığını söylese de tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde suçtan kurtulmaya yönelik olan ve somut delillerle desteklenmeyen bu savunmaya itibar edilmemiş ve görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle müştekinin mağduriyetine neden olan sanığın eylemine uyan TCK 257/1 uyarınca suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt hadden cezalandırılmasına karar verilmiş; sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak verilen kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle karar verdiği,
İncelemenin duruşmalı yapıldığı, şikâyetçinin, şikâyetinin devam ettiğini beyan ettiği, Baro Disiplin Kurulu’nca “Dosyanın incelenmesinden, şikâyetli avukat hakkında … 5.Ağır Ceza Mahkemesi 2017/263 esas, 2018/475 kararı ile … 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/293Esas sayılı dosyasını temyiz etmeyerek hak kaybına sebep olduğu eylemi sebebiyle, hakkında neticeten Görevi Kötüye Kullanmak suçundan TCK 257/1. Gereği 5 AY HAPİS CEZASI verildiği, HAGB ve ERTELEME kararı verilmediği görülmüştür.
Şikâyetli avukatın eylemi 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu 6.kısımda yer alan Özen Yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, eylemine uyan 135/2.maddesi gereğince KINAMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA kararı verilmesi gerekirken, aynı Kanunun 136/3.maddesinde düzenlenen ‘Bir defa İşten çıkarılan avukat, 5 yıllık dönem içerisinde bu Kanunun 6.kısmındaki kurallara aykırı davranırsa meslekten çıkarılır. Hükmü dikkate alınarak sicil durumu incelenmiş ve hakkında eylemine ve Kanununa uyan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 135/5.maddesi gereğince…” gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tayin edildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde eylem tarihi itibariyle (04.04.2016) tekerrüre esas ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 05.11.2020 kayıt tarihli ve duruşma talepli itiraz dilekçesinde özetle; kararın telafisi imkansız zararlar doğurduğunu bu nedenle öncelikli olarak yürütmenin durdurmasını talep ettiğini, soruşturmanın başından beri tebligatın usulsüz olarak yapıldığını, şu an … Barosu’na üye olduğunu bu nedenle kararın yetkisiz Baro tarafından tesis edildiğini, soruşturmanın 1 yıllık hak düşürücü süreye uğradığını, Avukatlık Kanunu’nun 59.maddesinde yapılan değişiklik sonrasında, ceza mahkemesi kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurduğunu, Yönetim Kurulu kararında atıf olmamasına rağmen hakkında 6. kısma giren bir eylem bakımından ceza tesis edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek karara itiraz ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Talep gibi Kurulumuzca duruşma açıldığı, önceden belirlenen gün ve saatte ihtaratlı davetiyeye rağmen şikâyetli Avukatın duruşmaya iştirak etmediği, şikâyetçinin duruşmada sözlü beyanda bulunduğu görülmüştür.
Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”
Avukatlık Kanunu’nun 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi, “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.
Yukarıdaki maddeler dikkate alındığında, şikâyetli Avukatın Davacı müşteki vekili sıfatıyla takip ettiği. … Asliye 5. Hukuk Mahkemesinin 2012/293 esas sayısına kayden görülen tazminat davası sonunda verilen davanın reddine dair 03.02.2015 tarihli ve 2015/21 sayılı karar, usulüne uygun olarak 30.03.2015 tarihinde tebliğ edildiği hâlde, süresi içerisinde temyiz yoluna başvurmayarak kararın kesinleşmesine sebebiyet verdiği gibi, söz konusu karar ile davalı …lehine hükmedilen 600,00 Türk lirası vekâlet ücretine istinaden de şikâyetçi hakkında … 23. İcra Müdürlüğünün 2015/10026 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmasına neden olması şeklinde vücut bulan eylemi disiplin suçu oluşturmaktadır.
Avukatlık Kanunu’nun 136/3.maddesi, “Bir defa işten çıkarılan avukat, beş yıllık dönem içinde bu kanunun altıncı kısmındaki kurallara aykırı davranışta bulunursa meslekten çıkarılır.”
Eylem tarihi (14.04.2015) tarihi dikkate alındığında, 23.05.2017 kesinleşme tarihli işten çıkarma cezasının Avukatlık Kanunu’nun 136/3.maddesi gereğince tekerrüre esas alınması mümkün değildir.
Bu nedenle, Baro Disiplin Kurulu’nca eylemin disiplin suçu oluşturduğuna dair değerlendirmesi yerinde olmakla birlikte ceza tayininde hukuki isabet görülmediğinden şikâyetli Avukatın itirazının kabulü ile şikâyetli hakkındaki tedbiren işten yasaklama kararının kaldırılmasına, kararın kınama cezasına çevrilmek suretiyle düzeltilerek onanmasına; özen yükümlülüğüne aykırı davranış nedeniyle eylem en az kınama cezasını gerektirdiğinden Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi delaletiyle aynı Kanunu’nun 135/2.maddesi gereğince şikâyetlinin kınama cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli Avukatın itirazının kabulüne; … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Meslekten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 28.09.2020 gün ve 2017/D.524 Esas, 2020/488 karar sayılı kararının kınama cezasına çevrilmek suretiyle
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Şikâyetli Avukatın
KINAMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Şikâyetlinin
“Tedbiren İşten Yasaklanmasına”
dair kararın
KALDIRILMASINA,
3-Tedbiren işten yasaklamaya ilişkin kararlar, Avukatlık Kanunu’nun 153/3-4.maddesi gereğince karar verildiği tarihte yürürlüğe gireceğinden ve Baro Başkanlığı tarafından yargı organları ile sair mercilere derhal duyurulacağından gereği için, kararın bir örneğinin Baro Bakanlığı’na gönderilmesine,
4-Kararın onay için Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
5-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe