Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1149
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 153) [KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 12.10.2018 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 10.08.2018 gün ve 2018/749 Esas, 2018/780 Karar sayılı kararı,
Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca, adı geçen Avukat hakkında henüz ceza yargılamasının sonuçlanmadığı, iddianamedeki kanıtların mahkeme kararı ile değerlendirileceği, adı geçen Avukatın masumiyet karinesinin koruması altında olduğu, delillerin serbestçe değerlendirilmesi ve takdir edilmesi kuralı nedeniyle, itirazın kabulüne ve tedbiren işten yasaklama kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de,
Adı geçen Avukat hakkında (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan … Ağır Ceza Mahkemesine Esas: 2017/337 sayı ile açılan ceza davasında 29.01.2018 tarih ve Karar: 2018/8 sayılı karar ile görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilerek dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi nezdindeki Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği ve davanın … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin Esas: 2018/245 sayısına kayden derdest olduğu anlaşılmıştır.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1. maddesinde, baskı, cebir ve şiddet, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzenini değiştirmek, Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü eylemlerin terör eylemleri olduğu belirtilmiştir.
Milli Güvenlik Kurulunun 26.02.2014 ilâ 26.05.2016 tarihleri arasında gerçekleştirilen toplantılarda FETÖ/PDY’nin, milli güvenliği tehdit eden ve kamu düzenini bozan, Devlet içerisinde legal görünüm altında illegal faaliyetler yürüten, yasa dışı ekonomik boyutu bulunan, diğer terör örgütleri ile işbirliği yapan bir terör örgütü olduğuna dair değerlendirmelerin yapıldığı ve bu terör örgütü ile tüm kurum ve birimlerin birlikte etkin bir şekilde mücadele edilmesine dair kararların alındığı gibi Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14.07.2017 tarih ve Esas: 2017/1443, Karar: 2017/4758 sayılı kararında da silahlı terör örgütü olarak kabul edildiği görülmüştür.
Diğer taraftan, Ülkemizde Devletin içine sızan FETÖ/PDY mensupları, sadece demokratik hukuk düzenine tehdit oluşturmakla kalmayıp, 15.07.2016 tarihinde darbe teşebbüsünde bulunmak suretiyle fiilen de demokratik hukuk devletine ve milli güvenliğe karşı da büyük bir tehdit oluşturduklarını göstermişlerdir. Bu nedenle, darbe teşebbüsü akabinde Devlet kurumlarının FETÖ/PDY ile iltisakı, irtibatı ve mensubiyeti değerlendirilen örgüt üyelerinden hızlı bir şekilde arındırılabilmesi amacıyla Kanun Hükmünde Kararnameler çıkarılmıştır.
Milli Güvenlik Kurulu ve Yargıtay 16. Ceza Dairesinin kararları ile terör örgütü olarak belirlenen Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) mensubu ve bunlarla birlikte hareket eden bazı kamu görevlileri ve sivil unsurların kamu kurumlarında hücreler şeklinde yapılanarak bürokrasiyi ve Devletin yönetimini ele geçirmek amacıyla tüm ülke genelinde yaygın bir terör faaliyeti gerçekleştirdiklerinden bahisle birçok kişi hakkında ceza soruşturması başlatılmış ve çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler ile tüm kamu personelinden terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verilmiştir.
Bu soruşturmalar kapsamında 15 Temmuz darbe gecesi fiili olarak darbe girişimine katılmamakla birlikte FETÖ terör örgütünün mensubu olduğu tespit edilen bir kısım hâkim ve savcılar hakkında da Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile meslekten çıkarma kararı verilmiştir.
Avukat ve Avukatlık mesleği, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ederek, hukuki sorunların ve anlaşmazlıkların adalete ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesi, hukuk kurallarının tam olarak uygulanması, bireylerin hak ve özgürlüklerinin korunması ve hukuk devletinin işlerliğinin sağlanması bağlamında, yaşamsal bir önem ve değere sahiptir. Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesi, avukatlık mesleğinin ‘kamu hizmeti ve serbest bir meslek’ şeklindeki nitelemesi ile, avukatların serbest meslek çalışmalarını yürütürken görev yapılan alanın kamusal ağırlığına dayanmaktadır. Bilgi ve deneyimlerini öncelikle adalet hizmetine vererek, adalete ve hakkaniyete uygun çözümler için hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasında yargı organlarıyla yetkili kurul ve kurumlara yardımı görev bilen avukatın, hukuk devletinin yargı düzeni içindeki yeri özellik taşımaktadır.
Bu kapsamda, Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesinde Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süre ile hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak hali avukatlığa kabule engel sayılmıştır.
Aynı Kanunun 136/1 maddesi uyarınca, 5/1-a maddesinde sayılan bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezasının uygulanacağı ve 74. maddesi yazılmamak üzere levhadan silineceği hüküm altına alınmıştır.
Adı geçen Avukata isnat edilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar başlıklı Beşinci Bölümünde yer alan silahlı terör örgütüne üye olma suçu, Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesi uyarınca avukatlığa engel olup 136/1. maddesi uyarınca da meslekten çıkarma cezasını gerektirmektedir.
Diğer taraftan, … Barosu Disiplin Kurulunca, tedbiren işten yasaklama kararı verilmeden önce adı geçen Avukatın 30.05.2018 tarihli duruşmada dinlendiği ve yazılı savunmasının alındığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, adı geçen Avukatın Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesinde belirtilen bir suçtan hakkında dava açıldığı, 153. maddesinde belirtilen şartların gerçekleştiği, avukatlık mesleğinin önem ve niteliği, söz konusu örgüte mensup olduklarına dair kuvvetli delil ve şüphe bulunanların görevine devamının kovuşturmanın selameti ile yargı erkinin nüfuz ve itibarını zedeleyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca itirazın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Diğer taraftan, Baro Disiplin Kurulunca belirli bir süre ve şarta bağlı olarak tedbiren işten yasaklama kararı verilmesi de usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında … Ağır Ceza Mahkemesinde “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan kamu davası açılması üzerine re’sen başlatılan disiplin kovuşturmasında, Baro Disiplin Kurulu’nca Avukatlık Kanunu’nun 153. maddesi uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/337 Esas sayılı yetkisizlikle görevsizliğe dair ceza davasının esas yönünden yetkili-görevli mahkemece nihai karar verilerek sonuçlanmasına kadar geçerli olmak üzere tedbiren işten yasaklama kararı verilmiştir.
Şikâyetli avukat önceki savunmalarında özetle; hakkında başlatılan FETÖ/PDY soruşturmasının icra ettiği Avukatlık Mesleği ve avukatlık görevinden kaynaklanan herhangi bir fiil ve davranışı nedeniyle olmadığını, hakkında başlatılan ceza soruşturmasının 2014 yılı ile 2016 yılan arasında icra ettiği Cumhuriyet Savcılığı mesleğine ilişkin iddialara dayandığını, hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2016/115506 Soruşturma numaralı dosya ile aktif olarak görevde bulunan hâkim ve cumhuriyet savcıları ile aynı dosya kapsamında soruşturma başlatıldığını, sonrasında Cumhuriyet Savcılığı görevinden istifa etmiş olması gözetilerek dosyası hakkında ayırma kararı verildiğini ve dosyasının yetkisizlikle … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini, hakkında … Ağır Ceza Mahkemesine 2017/337 esas sayılı dosya ile kamu davası açılmışsa da; kendisine yüklenen terör örgütü üyeliği suçlamasını kabul etmediğini, FETÖ ya da başka bir terör örgütüne üye olmadığını, üniversite öğrencisi olduğu dönemde … Derneğinden burs aldığını, … Derneğine üye olduğunu, Cumhuriyet Savcılığı görevinden istifa ettikten sonra 2016 yılında tekrar … ilinde avukatlığa başladığı dönemde 15 Temmuz hain darbe girişiminden önce FETÖ/PDY mağduru müvekkilleri adına PDY hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına hazırladığı suç duyuruları mevcut olduğunu, FETÖ ile iltisaklı Lisenin tahliyesi için … Sulh Hukuk Mahkemesine 2016/1178 esas sayılı dosya ile tahliye davası açtığını, bu örgütle bir ilgi ve iltisakının bulunmadığını, … Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/337 esas sayılı dava dosyasında 29.01.2018 tarihinde tahliyesine karar verildiğini, bunun yanı sıra hakkındaki iddiaların Cumhuriyet Savcılığı yaptığı döneme ilişkin olması nedeniyle dosyanın esası hakkında yetkisizlik ve görevsizlik kararı verildiğini, silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasını kesinlikle kabul etmediğini, hakkında devam eden ceza yargılamasının sonucunun beklenmesini ve hakkında disiplin soruşturması açılmaması yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında, Baro Yönetim Kurulu’nun 30.03.2018 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a ve 34. maddeleri gereğince, tedbiren işten yasaklama talepli olarak şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetlinin … 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.10.2016 günlü kararı ile tutuklandığı, … Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2018 günlü kararı ile tahliyesine karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/337 esasına kayden açılan kamu davasında Mahkemenin 29.01.2018 gün ve 2018/8 sayılı ilamı ile; CMK’nın 4, 5, 12, 13 vd. maddeleri gereğince Mahkemenin yetkisizliğine ve görevsizliğine, dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi nezdindeki Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinde olduğu kesinleşmediği,
Mahkemenin, “Sanığın … ili avukat yapılanması içinde olduğu, … ilindeki avukatlardan sorumlu Ü.T.’nın sohbet grubunda olduğu, örgütün gizliliği sağlamaya yönelik olarak kullanmakta olduğu gizli haberleşme uygulaması olan Bylock programı kullanıcısı olduğu iddiasıyla silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğinden bahisle dava açıldığı, sanığın Bylock kullandığını kabul ettiği, sanığın … Cumhuriyet savcısı olarak görev yaptığı dönemde Bylock kullandığı, sanığın duruşmamızdaki beyanında …’da Cumhuriyet Savcısı iken Cumhuriyet Savcısı olan M.D.’nin kendisine Bylock indirmesini tavsiye edince kendisinin de indirdiğini beyan ettiği, sanığın cumhuriyet savcısıyken de örgütsel faaliyette bulunmuş olabileceği dikkate alınarak sanığın suç tarihinde … Adliyesinde Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı 680 sayılı KHK’nın 7. maddesinde hâkim ve savcının kişisel suçlarıyla yargılama yapma ve görevinin bağlı bulunduğu BAM nezdindeki Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu anlaşıldığından 5271 sayılı CMK’nın 4, 5, 12, 13 vd. maddeleri gereğince Mahkememizin yetkisizliğine ve görevsizliğine, dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi nezdindeki Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine” gerekçesiyle karar verdiği,
… Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/337 esas sayılı dosyasının fotokopisinin dosyamız münderecatında yer aldığı,
Baro Disiplin Kurulu’nca tesis edilen 09.04.2017 günlü (2) nolu tensip ara kararı ile, Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesinin uygulanma ihtimaline binaen şikâyetli avukata bu husustaki savunma ve delillerini yazılı olarak sunması veya duruşma gününde hazır bulunması için ihtaratlı tebligat yapıldığı,
Şikâyetlinin 16.05.2018 tarihli duruşmaya katıldığı, şikâyetlinin Baro Disiplin Kurulu üyesi Avukat Ö.S. hakkında red isteminde bulunduğu, savunmalarını vekil vasıtasıyla yapmak istediğini belirterek makul bir süre verilmesini talep ettiği, Baro Disiplin Kurulu’nca Avukatlık Kanunu’nun 151.maddesinin delaletiyle CMK’nın 31.maddesi gereğince varit ve yerinde olmayan red isteminin geri çevrilmesine duruşmanın 30.05.2018 gününe bırakılmasına karar verildiği,
30.05.2018 günlü duruşmada şikâyetli avukatın ve vekilinin sözlü savunmalarını sundukları, şikâyetli vekilinin yönetim kurulu kararının geri çevrilmesi ve ceza davasının bekletici mesele yapılması talebinin Baro Disiplin Kurulu’nca reddedildiği, duruşmayı uzatma amaçlı olduğu gerekçesiyle red talebinin yeninden geri çevrilmesine karar verildiği,
Baro Disiplin Kurulu tarafından; “…Dosyanın niteliği, dosyadaki belgeler, şikâyetli hakkındaki Baro Yönetim Kurulunda yapılan soruşturmadaki muhakkik raporu, yönetim kurulunun disiplin kovuşturması açılmasına dair gerekçeleri dikkate alınarak; şikâyetli avukata isnat edilen suçların niteliği ve suçların Avukatlık Kanunu 5/1-a kapsamında bulunan suçlardan olduğundan takdiren …” gerekçesiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/337 Esas sayılı yetkisizlikle görevsizliğe dair ceza davasının esas yönünden yetkili-görevli mahkemece nihai karar verilerek sonuçlanmasına kadar geçerli olmak üzere şikâyetli hakkında tedbiren işten yasaklama kararı verildiği,
Şikâyetli vekilinin 12.07.2018 tarihli duruşma talepli itiraz dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını tekrarla, müvekkilinin tahliyesine karar verilmesi ve UYAP kaydının açılması sonrasında hakkında soruşturma açılmasının açıkça hukuka aykırı ve kötüniyetli olduğunu, muhakkik raporunun kendilerine tebliğ edilmemesi ile de savunma haklarının kısıtlandığını, müvekkilinin tanıkları dinlenmeden karar verildiğini, disiplin kurulu üyesi Avukat Ö.S.’nin red isteminin geri çevrilmesi kararında imzasının olduğunu, bu durumun savunma hakkının açıkça ihlali anlamına geldiğini belirterek itirazlarının kabulü ile mezkûr kararın itiraz yoluyla kaldırılmasını talep ettiği,
İtiraz dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen Baro Başkanlığınca itiraza cevap verilmediği,
Belirlenen gün ve saate Kurulumuzca incelemeni duruşmalı yapıldığı, şikâyetli ve vekilinin duruşmada hazır bulunarak savunma yaptıkları görülmektedir.
Baro Disiplin Kurulu’nca avukatın tedbir mahiyetinde işten yasaklanmasına karar verilebilmesi için;
1. Avukat hakkında Avukatlık Kanunu madde 5/1-a’da bildirilen, “Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık” suçlarından kovuşturma yapılmış olması,
2. CMK madde 170 gereğince iddianamenin düzenlenmiş, CMK madde uyarınca 174 iddianamenin iade edilmemiş ve CMK madde 175 uyarınca da iddianamenin kabul edilmiş olması ile kovuşturmanın başlamış olması,
3. Karar verilmesinden önce ilgilinin dinlenmiş veya dinlenmek üzere çağrılmış olup da belirtilen günde gelmemiş olması,
Koşullarının gerçekleşmiş olması şarttır.
Dosyanın incelenmesinde; şikâyetli avukatın yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/337 esas sayılı dosyasında yetkisizlik ve görevsizlik kararı ile dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi nezdindeki Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, 29.01.2018 tarihinde tahliye edildiği, Baro Disiplin Kurulunca Avukatlık Kanunu’nun 153. maddesi düzenlenmesine uyulduğu, şikâyetli avukatın yazılı savunma verdiği, 30.05.2018 günlü duruşmaya vekili ile katılarak sözlü savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.
Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görülerek; Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesi kapsamında tedbir mahiyetinde verilen işten yasaklama kararının, Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesinin şartları taşıması nedeniyle; itirazın reddi ile Baro Disiplin Kurulu kararından “… Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/337 esas sayılı yetkisizlikle görevsizliğe dair ceza davasının esas yönünden yetkili-görevli mahkemece nihai karar verilerek sonuçlanmasına kadar geçerli olmak üzere” cümlesi çıkartılarak kararın düzeltilerek onanması; 10.08.2018 günlü kararımız ile şikâyetli hakkındaki tedbir kararı kaldırılmış olmakla Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesi gereğince şikâyetli avukatın tedbiren işten yasaklanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli vekilinin itirazının reddine; … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“… Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/337 Esas sayılı yetkisizlikle görevsizliğe dair ceza davasının esas yönünden yetkili-görevli mahkemece nihai karar verilerek sonuçlanmasına kadar geçerli olmak üzere Tedbiren İşten Yasaklanmasına”
ilişkin 30.05.2018 gün ve 2018/2 Esas, 2018/3 sayılı kararından
“… Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/337 esas sayılı yetkisizlikle görevsizliğe dair ceza davasının esas yönünden yetkili-görevli mahkemece nihai karar verilerek sonuçlanmasına kadar geçerli olmak üzere”
cümlesi çıkartılarak kararın
DÜZELTİLEREK ONANMASINA
,
2-Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesi gereğince Şikâyetli avukatın
TEDBİREN İŞTEN YASAKLANMASINA
,
3-Tedbiren işten yasaklamaya ilişkin kararlar, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Bakanlık onayına tabi olduğundan; sonucun Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine,
4-Kurulumuz kararının tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere;
Oy çokluğu ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe