Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1143
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 166 TBB Mes. Kur. m. 43) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçi vekili olarak takip ettiği dava dosyasına yatırılan 15.000 TL teminatı Mahkeme veznesinden çektiği halde şikâyetçiye vermeyip uhdesinde tuttuğu” iddiasıyla başlatılan disiplin kovuşturmasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli önceki savunmalarında özetle; Şikâyetçinin teminat parasını almak üzere vekâlet verdiği iddiasının doğru olmadığını, teminatı almak için vekâlet bile vermeye gerek olmadığını, şikâyetçinin … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/139 esas, 2011/12 karar sayılı menfi tespit dosyasını yerel mahkemenin karar vermesinden sonra vekâlet sunarak avukat olarak takip ettiğini, dava değerinin 100.000 TL olduğunu taraflara kararı tebliği ettirdiğini, karşı tarafın kararı temyiz ettiğini, Yargıtay’ın kararı onadığını, bu onama kararını tebliğ ettirdiğini, bu davada vekâlet ücreti alacağının 10.750 TL olduğunu, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/120 esas, 2008/53 karar sayılı dosyasını da aynı şekilde takip ettiğini bu davanın menfi tespit davası olduğunu ve dava değerinin 30.000 TL olduğunu kendisinin vekâlet ücreti alacağının da 3.600 TL olduğunu, … İcra Müdürlüğünün 2008/680 esas sayılı dosyasını alacaklı şikâyetçi vekili olarak takip ettiğini, takibe konu senet bedelinin 100.000 TL olduğunu ve vekâlet ücretinin de 10.750 TL olduğunu, 3 iş neticesinde toplam 25.100 TL vekâlet ücreti alacağının olduğunu, şikâyetçi ile akraba olan şahısların işlerini yaptığını bu kişilerce vekâlet ücretlerinin ödenmediğini, şikâyetçi tarafından kendisine getirilen şahsın davasını takip edip kazandığını bu kişinin vekâlet ücretini ödemediğini ayrıca şikâyetçinin başkaca işlerimde hallettiğini ancak para alamadığını ve bu nedenle hapis hakkını kullandığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 12.08.2016 günlü kararı ile şikâyetli avukat hakkında, Avukatlık Yasası’nın 34, 166 ve TBB Meslek Kuralları’nın 43.maddesi uyarınca değerlendirme yapılmak üzere disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
… Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/139 esas, 2011/12 karar ve 2006/120 Esas 2008/53 karar sayılı, … İcra Müdürlüğünün 2008/680 esas sayılı dosyalarının onaylı örneklerinin dosyaya kazandırıldığı,
… İcra Müdürlüğünün 2008/680 esas sayılı dosyasında; alacaklının şikâyetçi, vekilinin şikâyetli avukat, borçlusunun A.İ.H. olduğu, takibin 27.08.2006 tarihli 100.000,00 TL miktarlı bono olan, kambiyo senetlerine has haciz yolu ile takip olduğu, 10.03.2016 tarihinde alacaklı şikâyetçinin icra dairesine verdiği dilekçe ile avukatını azlettiğini bu hususun kendisine tebliğ edilmesini istediğini, takip tarihinden azil tarihine kadar şikâyetli avukat tarafından dosyanın takip edildiği, taleplerde bulunduğu, borçlu adına malları haczettirdiği,
Baro Disiplin Kurulunca, “Şikâyetli avukatın şikâyetçi adına olan 15.000,00 TL teminat bedelini aldığı kendi imzasını taşıyan belge ve ikrarından bellidir…” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetlinin 24.02.2017 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını tekrarla, kovuşturmaya konu davadaki davalıların dinlenmesi halinde durumun açıklığa kavuşacağını, hapis hakkını kullandığından şikâyetçinin haberi olduğunu belirterek lakayıt kararın kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir.
Baro Disiplin Kurulu’nun, Şikâyetli avukatın eyleminin disiplin suçu olduğuna ilişkin hukuksal değerlendirmesi yerinde ise de Avukatlık Yasası’nın 136/1. maddesine aykırı olarak uyarma cezası tayini yerinde görülmemiş ve aleyhe itiraz olmadığından itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetlinin itirazının reddine; … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Uyarma Cezası Verilmesine”
ilişkin 22.12.2016 gün ve 2016/7 Esas, 2016/6-4 Karar sayılı kararın aleyhe itiraz olmadığından
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe