Malikin kanunî ipotek yükümlülüğü akdî ilişkiyle sınırlı olmayıp akidi olmayan alt yükleniciye karşı da doğar (TMK m.893/3); mahkeme m.895 koşullarını (alacağın kabulü ya da karara bağlanması, üç aylık hak düşürücü süre, yeterli güvence) ayrı ayrı incelemelidir.
Detaylı özeti gör
Alt yüklenici, yüklenici şirketle yaptığı eser sözleşmelerinden doğan alacağı için taşınmaz maliki ve intifa hakkı sahibi aleyhine TMK m.893/3 ve 895'e dayalı yapı alacaklısı (inşaatçı) ipoteğinin tescilini istemiştir. Yerel mahkeme, alacağın malikçe kabul edilmediği ve malik yönünden mahkemece karara bağlanmadığı gerekçesiyle davayı tüm davalılar bakımından esastan reddetmiştir. Yargıtay, taşınmaz maliki ile alt yüklenici arasında doğrudan eser sözleşmesi bulunmasa dahi malikin, alt yüklenicinin yükleniciden olan yapı alacağından kanun gereği sorumlu olup ipotek vermekle yükümlü olduğunu; malikin bu yükümlülüğünün akdî ilişkiyle sınırlanamayacağını belirtmiştir. Ayrıca malik dışındaki davalılar hakkındaki davanın sıfat yokluğundan reddi, malik hakkındaki davada ise m.895'in incelenmemiş koşullarının (üç aylık hak düşürücü süre ve yeterli güvence) değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe