TMK Madde 326 Çocukla kişisel ilişki: Yetki

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 326, çocuk ile kişisel ilişki kurulmasına yönelik düzenlemelerde uygulanacak yetki kurallarını ve mahkeme kararı verilinceye kadar ortaya çıkacak ara dönemi düzenler.

Resmi Metin

Yetki

Madde 326- (1) Kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

(2) Boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kuralları saklıdır.

(3) Çocuk ile kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yapılıncaya kadar, velâyet hakkına sahip veya çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, çocuk ile kişisel ilişki kurulmasına yönelik düzenlemelerde uygulanacak yetki kurallarını ve mahkeme kararı verilinceye kadar ortaya çıkacak ara dönemi düzenler. Birinci fıkraya göre ana, baba veya üçüncü kişilerin çocuk ile kişisel ilişki kurmasına ilişkin tüm düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir; bu yetki seçimlik niteliktedir, ana veya babanın yerleşim yeri mahkemesi yanında alternatif olarak işler. İkinci fıkraya göre boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kuralları saklı tutulmuştur; bu davalarda Aile Mahkemesi kendi yetki kurallarına göre belirlenir. Üçüncü fıkrada bir düzenleme yapılıncaya kadar velayet hakkına sahip veya çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamayacağı hükme bağlanmıştır. Avukatlık pratiğinde mahkeme kararından önce dede, nine veya ayrı yaşayan eşin tek taraflı kişisel ilişki girişimleri velayet sahibinin rızası alınmadan dava ile sonuçlandırılmalı, ihtiyati önlem yoluyla geçici takvim de istenmelidir.

Gerekçe

Madde İsviçre Medeni Kanununun 275 inci maddesinden alınmıştır.

Birinci fıkrada, ana ve babanın yahut üçüncü kişilerin çocuk ile kişisel ilişki kurmasıyla ilgili düzenlemeleri yapacak yetkili mahkeme belirlenmekte, ikinci fıkrada boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kurallarının saklı olduğu belirtilmektedir.

Son fıkrada ise, çocuk velayetleri altında bulunmayan veya çocuk kendisine bırakılmamış olan ana ve/veya babanın yahut üçüncü kişilerin çocuk ile kişisel ilişki kurmalarına ilişkin mahkemece bir düzenleme yapılıncaya kadar, bu kişisel ilişkinin, ancak velayet hakkına sahip ana ve/veya babanın yahut çocuk kendisine bırakılmış olan kişinin rızasıyla kurulabileceği hükme bağlanmaktadır. Böylece örneğin çocuğun hısımları, mahkemece bir karar verilinceye kadar, velayet hakkına sahip ana ve babanın rızası olmadıkça veya babadan velayet alınmışsa (nezedilmişse) ve velayet anada ise, ananın rızası olmadıkça ve mahkemece düzenleme yapılıncaya kadar baba, ananın rızası olmadıkça yahut çocuğun koruma ve gözerimi bir başka kimseye bırakılmışsa, mahkemece düzenleme yapılıncaya kadar, ana ve baba, çocuk kendisine bırakılan bu kişinin rızası olmadıkça, çocuk ile kişisel ilişki kuramayacaklardır.

ALT KOMİSYON RAPORU

– Tasarının 326 ncı maddesinin son fıkrasının sonunda yer alan “uygulanamaz” kelimesi “kurulamaz” şeklinde değiştirilmiştir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 326 ncı maddesinin son fıkrasının sonunda yer alan “uygulanamaz” kelimesi “kurulamaz” şeklinde değiştirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2013/5319 K. 2013/25210 Bozma
m.326/1

Kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde, genel yetkili mahkemenin yanı sıra çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (TMK m.326/1).

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, dede ve babaanne ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulması istemine bakacak yetkili mahkemenin belirlenmesine ilişkindir; davalı anne süresi içinde yetki itirazında bulunmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK m.326/1 uyarınca kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunu ve velayet altındaki çocuğun yerleşim yerinin TMK m.21 gereği ana ve babanın (ortak yerleşim yeri yoksa çocuğun bırakıldığı tarafın) yerleşim yeri olduğunu vurgulamıştır. Toplanan delillerden davalı anne ile çocuğun yerleşim yerinin Hatay olduğu anlaşıldığından, süresi içindeki yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle yerel mahkeme hükmü bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2007/819 K. 2008/1057 Onama

Çocukla kişisel ilişki davalarında yetki, TMK m.326 ve yerleşim yerine ilişkin m.21 birlikte değerlendirilerek belirlenir; yetki itirazının reddi sonucu itibarıyla bu kurallara uygunsa hüküm onanır.

Detaylı özeti gör

Davada, çocukla kişisel ilişkinin değiştirilmesi istemine karşı ileri sürülen yetki itirazının süresinde yapılıp yapılmadığı uyuşmazlık konusudur. Yerel aile mahkemesi yetki itirazını süresinde olmadığı gerekçesiyle reddetmiş; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise davanın basit yargılama usulüne tabi bulunması (HUMK m.176/4) ve basit yargılama usulünde ilk itirazların ilk oturumda da ileri sürülebilmesi (HUMK m.187) nedeniyle bu gerekçeyi yerinde görmemiştir. Bununla birlikte Daire, çocukla kişisel ilişki davalarında yetkiyi düzenleyen TMK m.326 ile yerleşim yerine ilişkin TMK m.21 uyarınca ret kararının sonucu itibarıyla doğru olduğunu belirlemiştir. Bu nedenle, gerekçesi hatalı olsa da sonucu doğru bulunan hükmün onanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2012/24453 K. 2013/16497 Bozma
m.326/1

Boşanma davası açıldıktan sonra çocukla kişisel ilişki tesisi dahil her türlü geçici tedbiri alma yetkisi TMK m.169 uyarınca boşanma mahkemesine ait olduğundan, TMK m.326/1'deki yetki kuralı uygulanmaz.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, boşanma kararı henüz kesinleşmeden açılan ve baba ile çocuk arasında kişisel ilişki tesisine yönelik davada, davalının yetki itirazı üzerine yerel mahkemenin verdiği yetkisizlik kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir. Yargıtay, boşanma davası devam ederken açılan bu istemin bağımsız bir kişisel ilişki davası değil, boşanma davasının devamı süresince babanın çocukla kişisel ilişkisinin tedbiren düzenlenmesi niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Boşanma davası açıldıktan sonra kişisel ilişki tesisi de dahil her türlü tedbiri alma yetki ve görevi TMK m.169 uyarınca boşanma davasına bakan mahkemeye ait olduğundan, somut olayda TMK m.326/1'deki yetki kuralının uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının yetki itirazının reddi ile işin esasının incelenmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesini doğru bulmayan Yargıtay, yerel mahkemenin hükmünü bozmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2015/20694 K. 2016/382 Bozma

Karar, hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında tedbir kararı verilen küçüklerle kişisel ilişkinin kısıtlanması ya da kaldırılması talebine ilişkin olup, TMK m.326 bu davada kişisel ilişki kümesine (m.323-326) yapılan aralık atfının (m.324-326) bir parçası olarak…

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu çerçevesinde haklarında tedbir kararı verilen küçüklerle velileri arasındaki kişisel ilişkinin TMK m.324-326 gereğince kısıtlanması ya da kaldırılması talebine ilişkin olup, hükmü davacı kurum temyiz etmiştir. Yerel mahkeme bu talebi karşılamak yerine küçükler için yeniden bakım tedbirine ve anneyle kişisel ilişki kurulmasına hükmederek toplanan delilleri talep doğrultusunda değerlendirmemiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, delillerin istem doğrultusunda değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasını taleple bağlılık ilkesine aykırı bularak hükmü bu sebeple BOZMUŞtur. Kararda TMK m.326, davanın hukuki dayanağını oluşturan m.324-326 aralık atfının bir parçası olarak anılmıştır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

TMK Madde 326 - Çocukla kişisel ilişki:…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!