TMK Madde 296 Tanıma: Bildirim

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 296, tanımanın bildirim sürecini düzenler.

Resmi Metin

Bildirim

Madde 296- (1) Beyanda bulunulan nüfus memuru, sulh hâkimi, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim, tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluklarına bildirir.

(2) Çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluğu da tanımayı çocuğa, anasına, çocuk vesayet altında ise vesayet makamına bildirir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, tanımanın bildirim sürecini düzenler. Tanıma beyanını alan veya vasiyetnameyi açan resmi sıfat sahibi (nüfus memuru, sulh hâkimi, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim), tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluklarına bildirmekle yükümlüdür. Çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluğu da tanımayı çocuğa, anasına ve çocuk vesayet altında ise vesayet makamına ayrıca bildirir. Bu çift kademeli bildirim sistemi, tanımanın alenileşmesini ve itiraz hakkına sahip olanların süresinde harekete geçebilmesini sağlar. Avukatlık pratiğinde itiraz veya iptal sürelerinin başlangıç tarihi tartışılırken bildirimin fiilen ne zaman yapıldığı belirleyicidir. İlgili tarafa bildirimin yapılmamış olduğu kanıtlanırsa, sürenin işlemeye başlamadığı kabul edilir; vekilin, dosyaya nüfus memurluğunun bildirim kayıtlarını celbetmesi süre itirazları açısından kritiktir.

Gerekçe

Bu maddede tanımanın alenileşmesi ve hukuki sonuçlarının gerçekleşmesinin kolaylaştırılması için yapılması gerekli işlemler, 1984 tarihli Öntasarının 282 nci maddesi örnek alınarak düzenlenmiştir. Madde, yürürlükteki Kanunun 291 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünü karşılamakta ve daha geniş bir düzenleme içermektedir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2012/14065 K. 2013/6115 Bozma

Tarafın beyanı TMK m.295 anlamında tanıma niteliği taşıyorsa, mahkeme bu beyanı TMK m.296 uyarınca çocuğun ve tanıyanın kayıtlı bulunduğu nüfus müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, evlilik dışı 10.11.2010 doğumlu ve TMK m.321 uyarınca anne hanesine tescil edilen, davacı ile arasında soybağı kurulmamış çocuğun velayetinin davacıya verilmesi talebine ilişkindir. Davacının velayet istemi ile 06.03.2012 tarihli oturumda çocuğun kendi evlilik dışı ilişkisinden olduğunu bizzat beyan etmesi, TMK m.295 anlamında bir "tanıma" beyanı niteliği taşımaktadır. Bu nedenle mahkemenin yapması gereken iş; davacının tanımaya ilişkin beyanını TMK m.296 uyarınca çocuğun ve davacının kayıtlı bulunduğu nüfus müdürlüğüne bildirmek ve bu işlemin sonucunu (HUMK m.165/1) bekletici mesele olarak beklemek, ardından tarafların gösterdiği delilleri değerlendirip velayet hakkında karar vermektir. Bu işlem yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2011/3657 K. 2012/9608 Onama
m.296/1

Tanıma niteliğindeki beyan, TMK m.296/1 uyarınca mahkemece babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluğuna bildirilir.

Detaylı özeti gör

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Aile Mahkemesince verilen hükmü usul ve kanuna uygun bularak temyiz isteğini reddetmiş ve hükmün ONANMASINA karar vermiştir. Daire, davalının duruşmadaki beyanının TMK m.295 gereğince "tanıma" niteliğinde olduğunu tespit etmiştir. Bu tanıma niteliğindeki beyanın TMK m.296/1 uyarınca mahkemece ilgili nüfus memurluğuna bildirilmesinin "tabii" (kendiliğinden gerekli) bulunduğu vurgulanmıştır. Buna göre tanımanın kayda geçirilmesi yükümlülüğü hükmün onanmasına engel teşkil etmemiş; dosyadaki delillere ve kanuni gerektirici sebeplere dayalı hüküm yerinde görülmüştür.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2006/1528 K. 2006/8551 Onama

Tanımanın yapıldığı merci, tanımayı baba ile çocuğun kayıtlı olduğu nüfus memurluklarına bildirmekle yükümlüdür; mahkeme önünde ileri sürülen tanıma istemi hakkında ayrı dava açılmasına gerek olmaksızın karar verilir.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, davalı kadının evlilik dışı dünyaya getirdiği ve nüfusta annenin bekarlık hanesine annenin bildirdiği bir baba adıyla tescil edilmiş küçüğün, kendi çocuğu olduğunu ileri süren davacının açtığı evlat edinme davasında düğümlenmiştir; yerel mahkeme çocuğun nüfus kaydında davacının zaten baba olarak göründüğü gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davacının kendi çocuğu olduğunu iddia ettiği küçüğü her an için tanıma imkanının bulunduğunu (TMK m.295-300) vurgulayarak temyiz isteğinin reddine ve ret hükmünün ONANMASINA oyçokluğuyla karar vermiştir. Karşı oyda ise davacının asıl isteminin evlilik dışı doğan çocuğu tanımaya (TMK m.295/1) yönelik olduğu, tanımanın aile mahkemesine yapılacak beyanla da gerçekleştirilebileceği ve TMK m.296 uyarınca tanıma beyanında bulunulan hâkimin tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluklarına bildirmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Karşı oya göre mahkeme önünde yapılan tanıma istemi hakkında yerel mahkeme görevli olduğundan, ayrı bir dava açılmasına gerek bulunmaksızın bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği, bu nedenle çoğunluğun "her an tanıma olanağı" gerekçesiyle ret hükmünü onaması yaklaşımının isabetli olmadığı savunulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2024/2396 K. 2024/2779 Bozma

TMK m.296 tanımanın bildirim usulünü düzenler; ancak m.295/son uyarınca başka bir erkekle (m.285 babalık karinesi dahil) soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, evli bir kişiyle (davalı) ilişkiden doğan çocuğun, davacı baba tarafından tanınması yoluyla soybağı kurulmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olup olmadığında toplanmaktadır; İlk Derece Mahkemesi, adli tıp raporundaki %99,99 babalık ihtimaline dayanarak davanın kabulüne ve soybağı kurulmasına karar vermiş, bu karar istinaf incelemesinden geçmeden 22.10.2021'de kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığı, davalının evli olduğu ve tanınan çocuk ile davalının kocası arasında soybağı bulunduğu, TMK m.295'in son fıkrasındaki "Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz" hükmü uyarınca bu yönde araştırma yapılmadan hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle kanun yararına temyiz başvurusunda bulunmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mevcut soybağı geçersiz kılınmadan tanıma yoluyla yeni soybağı kurulamayacağından, bu hususta araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulmasını usul ve kanuna aykırı bularak HMK m.363/1 uyarınca kararı sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZMUŞTUR. Karar, İlgili Hukuk bölümünde m.296 ile birlikte anılan m.295'in tanıma için aradığı "başka bir erkekle soybağının bulunmaması" önkoşulunu ve m.285 babalık karinesi karşısında bu önkoşulun araştırılması zorunluluğunu vurgulamaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2010/332 K. 2010/11179 Bozma

TMK m.296'ya göre tanıma beyanını alan nüfus memuru, sulh hâkimi, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim tanımayı nüfus memurluğuna; nüfus memurluğu da çocuğa, anasına ve vesayet altındaysa vesayet makamına bildirir.

Detaylı özeti gör

2. HD'nin bu kararında uyuşmazlık, davacının babalık davası açmak amacıyla biyolojik babası olduğunu iddia ettiği 20.6.2006 doğumlu evlilik dışı küçük Ş'ye kayyım atanması talebine ilişkindir. Çoğunluk bu talebi, davacının çocuğu tanıması (tanıma beyanı) niteliğinde görmüş (TMK m.295) ve TMK ikinci kitabından kaynaklanan davanın aile mahkemesinin görevine girmesi ile görevin kamu düzenine ilişkin olup re'sen dikkate alınması gerektiği (4787 s.K. m.4/1) gerekçesiyle, mahkemenin TMK m.295 ve 296 uyarınca işlem yapılmak üzere dava dilekçesini görev yönünden reddetmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurmasını usul ve yasaya aykırı bularak bozmuştur. Karar, tanıma olarak nitelendirilen beyanın ardından TMK m.296 (tanımanın ilgililere bildirilmesi) uyarınca işlem yapılması yolunu göstermesi yönüyle m.296 ile ilgilidir. Karşı oyda ise olayın tanıma değil, evli olmayan ananın velayet sahibi yasal temsilci olduğu (TMK m.337/1) bir durum olarak değerlendirilmesi, menfaat çatışması bulunup bulunmadığı araştırılarak (TMK m.426/2) kayyım gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerektiği görüşüyle eksik hasım ve eksik incelemeye dayalı bozma savunulmuş, çoğunluğun görevsizlik yaklaşımına iştirak edilmemiştir.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!