TBK Madde 627 Adi ortaklık: Ortakların yaptıkları giderler ve işler

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 627, adi ortaklıkta bir ortağın ortaklık işleri için yaptığı giderler veya üstlendiği borçlardan ötürü diğer ortakların ona karşı sorumlu olduğunu, bu ortağın yönetim işleri yüzünden doğrudan uğradığı ve ortaklığın yönetiminden kaynaklanan tehlikelerden doğan zararları diğer ortakların gidermekle yükümlü olduğunu düzenler; ortaklığa avans olarak para veren ortak verdiği günden itibaren faiz isteyebilir, yükümlü olmadığı hâlde ortaklık işleri için emek harcayan ortak ise hakkaniyetin gerektirdiği bir karşılık ödenmesini isteyebilir.

Resmi Metin

Ortakların yaptıkları giderler ve işler

Madde 627- (1) Ortaklardan birinin ortaklık işleri için yaptığı giderlerden veya üstlendiği borçlardan dolayı diğer ortaklar, ona karşı sorumlu olurlar; bu ortağın, yönetim işleri yüzünden doğrudan doğruya uğradığı zararlar ile ortaklığın yönetiminden kaynaklanan tehlikeler sonucunda doğan zararları, diğer ortaklar gidermekle yükümlüdürler.

(2) Ortaklığa avans olarak para veren ortak, verdiği günden başlamak üzere faiz isteyebilir.

(3) Yükümlü olmadığı hâlde ortaklık işleri için emek sarfetmiş olan bir ortak, hakkaniyetin gerektirdiği bir karşılık ödenmesini isteyebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Adi ortaklık tüzel kişiliğe sahip olmadığından ortaklık işleri fiilen ortakların şahsi malvarlıklarıyla yürür; bu madde, işi yapan ortağın diğerlerinden ne isteyebileceğini düzenleyen bir iç ilişki hükmüdür ve üçüncü kişiye karşı temsil sorunuyla (TBK m.637) karıştırılmamalıdır. Ortaklık işleri için yapılan giderler ile üstlenilen borçlardan diğer ortaklar sorumlu olur; ayrıca yönetim işleri yüzünden doğrudan uğranılan zararlar ve yönetimin doğasından kaynaklanan tehlikelerden doğan zararlar da hep birlikte giderilir. Sık yapılan hata, ortaklığa verilen paranın niteliğini belgelememektir: bunu avans olarak kayıt altına alan ortak verdiği günden itibaren faiz isteyebilirken, sermaye/katılım payı olarak konulan değer için faiz doğmaz. Yükümlü olmadığı hâlde fazladan emek harcayan ortak da hakkaniyet karşılığı talep edebilir; bunu iç yönetim özeniyle (TBK m.628) ve tasfiyedeki hesaplaşmayla birlikte değerlendirin. Talepleri kanıtlamak için gider ve karar tutanaklarını baştan saklamak pratikte belirleyicidir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 627. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 527 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 627 nci maddesinde, adi ortaklıkta, ortakların yaptıkları giderler ve işler düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 527 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Masraflar ve şeriklerin yaptığı işler” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Ortakların yaptıkları giderler ve işler” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 527 nci maddesinin ikinci fıkrasının her iki cümlesi, ayrı konulara ilişkin oldukları göz önünde tutularak, Tasarıda iki fıkra halinde kaleme alınmıştır.

Maddenin son fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 527 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinden farklı olarak, yükümlü olmadığı halde ortaklık işleri için emek sarfetmiş olan bir ortağın, hakkaniyetin gerektirdiği bir karşılık ödenmesini isteyebileceği hükme bağlanmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.627 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/2070 K. 2024/1814 Onama

6098 sayılı TBK'nın 627. maddesi uyarınca ortaklardan biri, ortaklık işleri için yaptığı giderlerden dolayı diğer ortaklardan talepte bulunabilir; bu gider alacağının tahsili talebi adi ortaklığın tasfiyesini gerektirmez.

Detaylı özeti gör

Davacı ve davalı şirketler, TOKİ'ye ait bir işin yapılması amacıyla 08.03.2013 tarihinde Ankara 54. Noterliğinde %51-%49 paylı adi ortaklık sözleşmesi kurmuş; pilot ortak konumundaki davacı, davalının payı oranında giderlere ve zarara katılmadığını ileri sürerek başlangıçta davalının ortaklık payının düşürülmesini istemiş, 08.11.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini ortaklık adına yaptığı giderlerden davalı payına düşen 6.853.248,18 TL alacağın faiziyle tahsiline dönüştürmüştür. İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, davacının istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, davacının ortaklık için yaptığı harcamaları davalı ortaktan talep edebileceğini, bu talebin ortaklığın tasfiyesini gerektirmediğini ve dava konusu bonoların adi ortaklık dışında başka bir hukuki ilişki nedeniyle verildiğinin davacı tarafça ispatlanamadığını belirterek kararı onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2015/11820 K. 2016/8161 Bozma

TBK m.627'ye dayanan, bir ortağın ortaklık işleri için yaptığı gider ve katkılara ilişkin alacak talebi, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istenmeksizin ortaklar arası alacak davası olarak ileri sürülebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı ile davalı, bir baklavacı işletmesini birlikte devralarak adi ortaklık kurmuş; davacı, işyeri sahibine ödenmesi gereken 12.000 TL ile işyerine alınan demirbaş ve mal bedellerini kendisi ödemiş, ancak davalı üzerine düşen sermaye katkısında bulunmamıştır. Davacı, davalı adına ödediği bedellerin iadesi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.000 TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme, adi ortaklıkta fesih ve tasfiye istenmeden ortağın ödediği sermaye payını diğer ortaktan isteyemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay ise talebin ortaklığın feshi ve tasfiyesine değil ortaklar arası alacağa ilişkin olduğunu, konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak davacının varsa alacağının tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2014/442 K. 2014/6530 Bozma

Adi ortaklıkta bir ortağın ortaklık işleri için yaptığı giderler ve üstlendiği borçlardan diğer ortaklar ona karşı sorumludur; ortağın yönetimden doğan doğrudan zararlarını da diğer ortaklar gidermekle yükümlüdür.

Detaylı özeti gör

Taraflar 1997 yılında %50 paylı adi ortaklık kurarak bir petrol istasyonu işletmiş; davacı, ortaklığın davalı tarafından kötü yönetilerek zarara uğratıldığını ve vergi borçlarının biriktiğini ileri sürerek 2002'deki azilden sonra asıl ve birleşen davayla 194.837,00 TL, davalı ise karşılık davayla istasyonun davacı tarafından satılmasına rağmen payına düşen bedelin ödenmediği gerekçesiyle 160.000,00 TL'nin tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme, taraflar arasında yazılı ortaklık sözleşmesi bulunmadığı ve zararın yazılı belgeyle ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl, birleşen ve karşılık davaların tümünü reddetmiştir. Yargıtay ise adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin ilkeler uyarınca, önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman kuruldan denetime elverişli rapor alınarak davalının sorumlu olduğu miktar ile istasyon satışından doğan alacağın belirlenmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!