TBK Madde 625 Adi ortaklık: Ortaklığın yönetimi

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 625, adi ortaklıkta yönetim; sözleşme veya kararla yönetim yalnızca bir ya da birden çok ortağa ya da üçüncü bir kişiye bırakılmamışsa bütün ortaklar ortaklığı yönetme hakkına sahiptir. Ortaklık, ortakların tümü veya birkaçı tarafından yönetiliyorsa bunlardan her biri diğerleri katılmaksızın tek başına işlem yapabilir; ancak yönetime yetkili her ortak, işlem tamamlanmadan önce itiraz ederek onun yapılmasını engelleyebilir. Ortaklığa genel yetkili temsilci atanması ve olağan dışı işlerin yürütülmesi bütün ortakların oybirliğini gerektirir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise yönetici ortaklardan her biri tek başına yetkilidir.

Resmi Metin

Ortaklığın yönetimi

Madde 625- (1) Yönetim, sözleşme veya kararla yalnızca bir veya birden çok ortağa ya da üçüncü bir kişiye bırakılmış olmadıkça, bütün ortaklar ortaklığı yönetme hakkına sahiptir.

(2) Ortaklık, ortakların tümü veya birkaçı tarafından yönetilmekte ise, bunlardan her biri, diğerleri katılmaksızın işlem yapabilir; ancak ortaklığı yönetmeye yetkili olan her ortak, tamamlanmasından önce işleme itiraz etmek suretiyle, bu işlemin yapılmasını engelleyebilir.

(3) Ortaklığa genel yetkili bir temsilci atanması ve ortaklığın olağan dışı işlerinin yürütülmesi için, bütün ortakların oybirliği gereklidir. Ancak, gecikmesinde sakınca olan hâllerde, bu konuda yönetici ortaklardan her biri yetkilidir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Adi ortaklıkta yönetim, ortaklar arasındaki iç ilişkiye aittir; işlerin kim tarafından, nasıl yürütüleceğini gösterir ve tüzel kişiliği bulunmayan bu yapıda üçüncü kişiye karşı ortaklığı bağlayan temsille (TBK m.637) karıştırılmamalıdır. Aksine bir sözleşme veya karar yoksa bütün ortaklar yönetime yetkilidir; yetki sözleşmeyle bir veya birkaç ortağa ya da üçüncü kişiye bırakılabilir. Birden çok yönetici varsa her biri diğerleri katılmadan tek başına işlem yapabilir; ancak yönetime yetkili her ortak, işlem tamamlanmadan önce itiraz ederek onu engelleyebilir. Uygulamada sık atlanan nokta, bu itirazın (veto) sonradan değil, işlem bitmeden kullanılması gereğidir. Genel yetkili temsilci atanması ve olağan dışı işler için oybirliği şarttır; yalnız gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yönetici ortakların her biri tek başına hareket edebilir. Yönetim yetkisinin sınırı iç düzenle bağlıdır; dışarıya karşı bağlayıcılık için TBK m.637-638’e bakılmalıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 625. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 525 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 625 inci maddesinde, adi ortaklığın yönetimi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 525 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “IV. Şirket muamelesinin idaresi” şeklindeki ibare, Tasarıda “IV. Ortaklığın yönetimi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 525 inci maddesinin ikinci fıkrasının ilk iki cümlesi, aynı konuya ilişkin oldukları göz önünde tutularak Tasarının 625 inci maddesinin ikinci fıkrası olarak; son cümlesi ise farklı bir konuya ilişkin olması nedeniyle, Tasarının 625 inci maddesinin son fıkrası olarak kaleme alınmıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.625 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2020/696 K. 2022/1385

Adi ortaklıkta yönetim, sözleşme veya kararla bir ya da birden çok ortağa veya üçüncü bir kişiye bırakılmadıkça, bütün ortaklar ortaklığı yönetme hakkına sahiptir.

Detaylı özeti gör

Davacı, dava dışı madencilik şirketiyle imzaladığı 14.07.2011 tarihli adi ortaklık sözleşmesinden doğan haklarını 31.12.2012 tarihli devir ve temlik sözleşmesiyle 200.000 TL bedelle davalıya devretmiş; davalının taksitleri ödememesi üzerine başlattığı icra takiplerine yapılan itirazların iptalini asıl ve birleşen davada talep etmiştir. Davalı, pay devrine diğer ortağın muvafakat etmediğini ve ortaklığın ihtarnameyle feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Yerel mahkemenin kabul kararı Özel Dairece bozulmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, diğer ortağın devre muvafakat ettiğini ve adi ortaklığın haklı sebeple feshinin ancak mahkeme kararıyla gerçekleşebilmesi nedeniyle ihtarnameyle feshin sonuç doğurmadığını, böylece devredilen geçerli bir ortaklık payı bulunduğunu belirterek direnmeyi yerinde bulmuş, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı 11. Hukuk Dairesine göndermiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2014/442 K. 2014/6530 Bozma

Adi ortaklıkta yönetime yetkili ortaklardan her biri, diğerleri katılmaksızın tek başına işlem yapabilir; ancak yönetime yetkili her ortak, işlemin tamamlanmasından önce itiraz ederek o işlemin yapılmasını engelleyebilir.

Detaylı özeti gör

Taraflar 1997 yılında %50 paylı adi ortaklık kurarak bir petrol istasyonu işletmiş; davacı, ortaklığın davalı tarafından kötü yönetilerek zarara uğratıldığını ve vergi borçlarının biriktiğini ileri sürerek 2002'deki azilden sonra asıl ve birleşen davayla 194.837,00 TL, davalı ise karşılık davayla istasyonun davacı tarafından satılmasına rağmen payına düşen bedelin ödenmediği gerekçesiyle 160.000,00 TL'nin tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme, taraflar arasında yazılı ortaklık sözleşmesi bulunmadığı ve zararın yazılı belgeyle ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl, birleşen ve karşılık davaların tümünü reddetmiştir. Yargıtay ise adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin ilkeler uyarınca, önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman kuruldan denetime elverişli rapor alınarak davalının sorumlu olduğu miktar ile istasyon satışından doğan alacağın belirlenmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!