Alacaklı, kefili borçtan sorumlu tutabilmek için bir ay içinde borçluya karşı dava ve takip haklarını kullanmak, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmek ve takibe ara vermeden devam etmek zorundadır; bu bir aylık süre geçirilerek, kefaletin bağlandığı bir yıllık kira sözleşmesinin sona ermesinden yıllar sonra başlatılan takipte kefil borcundan kurtulmuş sayılır.
Detaylı özeti gör
Davacı kiraya veren, 15.05.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak 11.07.2013 tarihinde kiracı ve kefil hakkında icra takibi başlatmış, 15.05.2009 ile 15.06.2013 arasındaki 8.349,00 TL bakiye kira alacağını istemişti. Borçluların borcun tamamına itirazı üzerine açılan itirazın kaldırılması ve tahliye davasında icra mahkemesi, kiracının 6.252,00 TL asıl alacak ile 1.015,92 TL işlemiş faize ilişkin itirazını kaldırıp tahliyesine karar vermiş, kefili ise birinci yıl kirası olan 3.068,00 TL ve 828,00 TL faizle sınırlı tutmuştu. Daire, sözleşmede aylık kiranın 400,00 TL kararlaştırıldığını, artışın piyasaya göre belirleneceği yolundaki kaydın belirli olmadığı için geçersiz olduğunu ve alacağın aylık 400,00 TL üzerinden yeniden hesaplanması gerektiğini belirtti. Kefil yönünden ise bir yıllık sözleşme süresinin bitiminden sonra bir ay içinde takip yapılmadığından kefaletten kurtulduğunu belirterek kararı bozdu.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe