TBK Madde 601 Kefaletin sona ermesi: Süreli olmayan kefalette

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 601, süreli olmayan kefalette kefil, asıl borç muaccel olunca (adi kefalette her zaman, müteselsil kefalette kanunun öngördüğü hâllerde) alacaklıdan bir ay içinde borçluya karşı dava ve takip haklarını kullanmasını, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçip ara vermeden sürdürmesini isteyebilir; alacaklı bu istemleri yerine getirmezse kefil borcundan kurtulur.

Resmi Metin

Süreli olmayan kefalette

Madde 601- (1) Süreli olmayan kefalette kefil, asıl borç muaccel olunca, adi kefalette her zaman ve müteselsil kefalette ise, kanunun öngördüğü hâllerde, alacaklıdan, bir ay içinde borçluya karşı dava ve takip haklarını kullanmasını, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmesini ve ara vermeden takibe devam etmesini isteyebilir.

(2) Borç, alacaklının borçluya yapacağı bildirim sonucunda muaccel olacaksa kefil, kefalet sözleşmesinin kurulduğu tarihten bir yıl sonra alacaklıdan, bu bildirimi yapmasını ve borç bu suretle muaccel olunca, yukarıdaki fıkra hükümleri uyarınca takip ve dava haklarını kullanmasını isteyebilir.

(3) Alacaklı, kefilin bu istemlerini yerine getirmezse, kefil borcundan kurtulur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Süresiz kefalet, kefili sonsuza dek tedirginlikte bırakmaz; bu madde ona alacaklıyı harekete geçmeye zorlayan bir kaldıraç verir. Asıl borç muaccel (istenebilir) hâle gelince adi kefil dilediği zaman, müteselsil kefil ise yalnızca yasanın saydığı belirli durumlarda, alacaklıdan şunu isteyebilir: bir ay içinde asıl borçluyu dava edip takibe geçsin, varsa rehni paraya çevirsin ve takibi ara vermeden sürdürsün. Borç ancak alacaklının borçluya yapacağı bir ihbarla muaccel olacaksa, kefil sözleşmenin kurulmasından bir yıl sonra, önce bu ihbarın yapılmasını, borç böylece muaccel olunca da yukarıdaki bir aylık dava ve takip adımlarının izlenmesini isteyebilir. Alacaklı, kefilin bu istemlerinden herhangi birini yerine getirmezse, kefil borçtan kurtulur. Yani yaptırım, ihmalkâr alacaklının kefaleti yitirmesidir. Pratikte kefilin, alacaklıya yazılı ve ispatlanabilir bir istem göndermesi belirleyicidir; bu adım atılmadan süreç işlemez.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 601. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 494 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 601 inci maddesinde, süreli olmayan kefalette, kefaletin sona ermesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 494 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Mahdut olmayan zaman için kefalet” şeklindeki ibare, Tasarıda “IV. Süreli olmayan kefalette” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 494 üncü maddesinin birinci fıkrasından farklı olarak, süreli olmayan kefaletin, kefalet türlerine göre sona ermesi düzenlenmiştir. Buna göre, asıl borcun muaccel olması koşuluyla, adi kefalette her zaman, müteselsil kefalette ise kanunun öngördüğü hallerde, kefil, alacaklıyı bir ay içinde dava ve takip haklarını kullanması, varsa rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmesi ve ara vermeden takibe devam etmesi konusunda istemde bulunabilecektir. Böylece, diğer süreli olmayan sözleşmelere benzer biçimde, kefilin, açıklanan yolu izleyerek kefalet sözleşmesini sona erdirebileceği kabul edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 494 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yapılan çeviri yanlışlığı düzeltilerek, Tasarıda “alacaklının borçluya yapacağı bildirim sonucunda muaccel olacaksa” denilmiştir.

Maddenin son fıkrası ise, 818 sayılı Borçlar Kanununun 494 üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesiyle benzer içeriğe sahiptir. Ancak bu cümle Tasarıda ayrı bir fıkra halinde kaleme alınmış ve böylece maddenin birinci ve ikinci fıkralarını kapsayacak şekilde, kefilin, yaptığı istemlerin gereğinin alacaklı tarafından yerine getirilmemesi durumunda borcundan kurtulacağı hükme bağlanmıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Maddenin düzenlenmesinde kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 511 inci maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.601 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/1061 K. 2022/1513 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İtirazın iptali davasında alacaklı banka, süresi belirli olmayan müteselsil kefalette kefilin tek taraflı irade beyanıyla kefaletten kurtulamayacağını, kefaletin sona erme koşullarının mülga 818 sayılı BK'nın 492 vd. maddelerinde düzenlendiğini ileri sürmüş; daire istinafı esastan reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil sıfatıyla imza atan davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, iki bilirkişi raporuna dayanarak davalının kefaletten vazgeçtiğini bildiren ihtarname gönderdiğini, kefil olduğu kredinin kapanmasından sonra kullandırılan yeni krediden sorumlu tutulamayacağını belirterek davayı reddetmiştir. Davacı banka vekili, kararın gerekçesiz olduğunu ve kefaletten tek taraflı caymanın mümkün olmadığını ileri sürmüştür. Daire, kefilin yalnızca imzasının bulunduğu sözleşmelere dayalı kredilerden sorumlu olacağını, takip konusu borcun ise davalının imzasının bulunmadığı sonraki tarihli sözleşmeden doğduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!