TBK Madde 561 Saklama sözleşmesi: Tanımı

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 561, saklama sözleşmesinde saklayan, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlenir; saklama kural olarak ücretsiz olup, saklayan ancak açıkça öngörülmüşse ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa ücret isteyebilir.

Resmi Metin

Tanımı

Madde 561- (1) Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir.

(2) Açıkça öngörüldüğü veya durum ve koşullar gerektirdiği takdirde, saklayan ücret isteyebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Saklama sözleşmesinin özü, saklatanın bıraktığı taşınırı saklayanın güvenli bir yerde korumayı üstlenmesidir; yani amaç korumadır, kullanım değil. Uygulamada en çok karıştırılan nokta budur: saklama, kiradan (TBK m.299 vd., kullanım hakkının devri) ve ödünçten (kullanım için ariyet TBK m.379 vd., tüketim için karz TBK m.386 vd.) ayrılır. Saklayan, izin almadıkça bırakılan malı kullanamaz (TBK m.563); malı kullanırsa artık saklama değil başka bir ilişki tartışılır ve sorumluluğu ağırlaşır. Ücret konusunda sık yapılan hata, ücretin otomatik doğduğunu sanmaktır: ücret ancak açıkça kararlaştırılmışsa ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa istenebilir. Bu nedenle otopark, vestiyer, depo gibi işlerde saklayan tarafın ücret ve sorumluluk sınırını yazılı belgeye bağlaması, saklatanın ise nelerin teslim edildiğini tutanakla kayıt altına alması sonraki ispat sorunlarını baştan önler. Konunun yalnızca taşınır mal olduğu da unutulmamalıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 561. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 463 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 561 inci maddesinde, genel saklama sözleşmesi tanımlanmakta ve saklayanın ücret isteyebileceği durumlar düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 463 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Vedia / I. Tarifi” şeklindeki ibare, Tasarıda, “A. Genel saklama sözleşmesi / I. Tanımı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 463 üncü maddesinin ikinci fıkrası, Tasarıda olumlu cümleyle ifade edilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.561 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2017/28 K. 2019/991 Bozma

Bir tarafın, diğerinin kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşme, genel saklama (vedia) sözleşmesidir. Sözleşme konusu taşınırın hukuki durumu ihtilaflı olmadıkça ilişki, yediemine tevdi değil genel saklama sözleşmesi olarak nitelendirilir.

Detaylı özeti gör

Davacı banka, dava dışı şirketle yaptığı menkul rehni sözleşmesine dayanarak rehinli kömürü 03.04.2007 tarihli yediemin teslim tutanağıyla davalılara saklanmak üzere bırakmış; kömürün yazılı muvafakati alınmadan antrepolardan çıkarılması nedeniyle muhafaza borcunun ihlalinden 100.000 ABD Doları tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi rehnin ve vedia sözleşmesinin sona erdiği, zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Özel Daire bozunca direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ilişkiyi mülga 818 sayılı BK m.463 (güncel TBK m.561) kapsamındaki saklama (vedia) sözleşmesi sayıp, rehinli olmayan kömürlerin teslim edildiğini ispat yükünün davalılarda olduğunu ve davacının çıkarmaya zımni muvafakati olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirterek direnme kararını davacı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

TBK Madde 561 - Saklama sözleşmesi: Tanımı

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!