TBK Madde 486 Eser sözleşmesinin sona ermesi: Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 486, yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış olan eser sözleşmesi, yüklenicinin ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi durumunda kendiliğinden sona erer; bu durumda işsahibi, eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecekse onu kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlüdür.

Resmi Metin

Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi

Madde 486- Yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış olan sözleşme, onun ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi durumunda kendiliğinden sona erer. Bu durumda işsahibi, eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecek ise, onu kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.486 yalnız yüklenicinin kişisel becerisi belirleyici olduğunda devreye girer; standart bir imalat işinde bu hüküm uygulanmaz, edim mirasçılarla sürebilir (TBK m.471 mantığı). Sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi için iki koşuldan biri yeter: yüklenicinin ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini yitirmesi. Kusurlu bir yetenek kaybı bu maddenin dışındadır; orada işsahibinin borca aykırılık ve tazminat yolları açık kalır. Sona ermeden sonra işsahibi, tamamlanmış kısımdan yararlanabilecekse onu kabul edip karşılığını ödemekle yükümlüdür; yararlanamıyorsa böyle bir borç doğmaz. Pratikte iki nokta karıştırılır: kişiye bağlılık koşulu aranmadan her ölümde sona erme varsayılması ve durumun TBK m.484 iradi feshiyle eşitlenmesi. TBK m.484 işsahibinin serbest feshini ve yüklenicinin bütün zararlarının tazminini gerektirirken, TBK m.486 kusursuz bir imkansızlığa dayanır ve bu ölçüde bir tazminat içermez.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 486. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 486 ncı maddesinde, yüklenicinin ölümünün veya yeteneğini kaybetmesinin eser sözleşmesi üzerindeki etkisi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “V. Müteahhidin vefatı yahut aczi” şeklindeki ibare, Tasarıda “V. Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesi iki fıkradan oluştuğu halde, bu fıkralarda birbiriyle bağlantılı konuların düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarının 485 inci maddesi, tek fıkra halinde kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “mukavele müteahhidin şahsı nazara alınarak yapılmış ise” şeklindeki ibare, Tasarıda “Yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış olan sözleşme” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “Bu takdirde yapılan miktarın kullanılması kabil ise” şeklindeki ibare, Tasarıda “Bu durumda işsahibi eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecek ise” şeklinde ifade edilmiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.486 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2023/107 K. 2023/64 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Yüklenicinin kişisel özellikleri esas alınarak yapılan eser sözleşmesinin yüklenicinin ölümüyle sona erdiği; mirasçıların işi bir süre daha sürdürüp fiilen bıraktıkları tarihin esas alınarak tamamlanan kısmın karşılığının bu tarihteki götürü bedel üzerinden hesaplanacağı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, inşaatın elektrik tesisatı işleri karşılığında bir bağımsız bölümün devri kararlaştırılan eser sözleşmesinden doğan alacak istemine ilişkindir. Yüklenici iş sürerken ölmüş, işe 2018 yılı Ekim ayında son verilmiştir. İlk derece mahkemesi, bağımsız bölümün bu aydaki değerinin tamamlanan imalat oranına düşen kısmına hükmederek davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, iş bedelinin götürü kararlaştırıldığını, hak edilen bedelin fizikî oran yöntemiyle bulunacağını, uyarlama koşullarının gerçekleşmediğini ve imalatın sözleşmenin yüklenicisince yapıldığı karinesinin aksinin iş sahibince ispatlanamadığını belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!