TBK Madde 34 Yanılmada dürüstlük kuralları
TBK 34, yanılan taraf yanıldığını dürüstlük kurallarına aykırı biçimde ileri süremez; özellikle karşı taraf, sözleşmenin yanılanın kastettiği anlamda kurulmasına razı olduğunu bildirirse sözleşme o anlamda kurulmuş sayılır ve yanılan artık yanılmaya dayanarak sözleşmeden kurtulamaz.
Resmi Metin
Yanılmada dürüstlük kuralları
Madde 34- (1) Yanılan, yanıldığını dürüstlük kurallarına aykırı olarak ileri süremez.
(2) Özellikle diğer tarafın, sözleşmenin yanılanın kasdettiği anlamda kurulmasına razı olduğunu bildirmesi durumunda, sözleşme bu anlamda kurulmuş sayılır.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
TBK m.34, yanılan tarafa bir sınır çizer: yanıldığını ileri sürmek de dürüstlük kuralına uymak zorundadır. Yani sözleşmeyle bağlı olmamayı, korunmaya değer haklı bir menfaat olmadan, salt kurtulmak için kullanamazsınız. Dürüstlük kuralının dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesidir.
Maddenin asıl sonucu şudur: karşı taraf, sözleşmenin sizin gerçekte kastettiğiniz anlamda kurulmasına razı olduğunu bildirirse, sözleşme o anlamda geçerli kurulmuş sayılır ve artık yanılmaya dayanamazsınız.
Örnek: bir malı 1.000 liraya satmak isterken sehven 100 lira yazdıysanız ve alıcı “1.000 liraya razıyım” derse, sözleşme 1.000 lira üzerinden kurulur; siz yanılmayı öne sürüp sözleşmeden kurtulamazsınız. Mantık basittir: istediğiniz sonuca zaten kavuşuyorsanız, korunmaya değer bir menfaatiniz kalmadığından hukuk sözleşmeden sıyrılmanıza izin vermez.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 34. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununun 25. maddesini karşılamaktadır.
Tasarının iki fıkradan oluşan 34. maddesinde, yanılmada dürüstlük kurallarının etkisi ve işlevi düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 25. maddesinin kenar başlığında kullanılan “3. Hüsnüniyet kaidelerine muhalif hareket davası” şeklindeki ibare, Tasarının 34 üncü maddesinde “3. Yanılmada dürüstlük kuralları” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 25. maddesinin ikinci fıkrasına göre: “Bilhassa, yapmayı kasdettiği akdi diğer taraf icraya hazır olduğunu beyan ettiği takdirde, bu akit onun hakkında lüzum ifade eder.” Bu fıkra, Tasarının 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, “Özellikle diğer tarafın, sözleşmenin yanılanın kasdettiği anlamda kurulmasına razı olduğunu bildirmesi durumunda”, sözleşmenin bu anlamda kurulmuş sayıldığı şeklinde ve daha anlaşılır biçimde yazılmıştır. Gerçekten, mesela, alıcı (A), bir kilogramı için iki lira ödemek istediği bir malı, yanılarak kilosu üç liraya satın almayı kabul ettiğini ileri sürdüğü takdirde, satıcının aynı malı ona iki liraya satmaya hazır olduğunu açıklaması durumunda, (A)’nın esaslı yanılma hükümlerine dayanarak sözleşmenin kurulmadığı hakkındaki savunması, dürüstlük kurallarına aykırı düşer. Bu sebeple, bu örnekte satış sözleşmesi, söz konusu madde uyarınca, alıcının kasdettiği anlamda, yani kilosu iki lira üzerinden kurulmuş sayılır.
Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe