TBK Madde 294 Bağışlayanın sorumluluğu
TBK 294, bağışlayan bağışlamadan doğan zarardan, bu zarara ağır kusuruyla sebep olmadıkça bağışlanana karşı sorumlu değildir; bağışlanan şey veya alacak hakkında ayrıca garanti sözü vermişse, bununla sorumlu olur.
Resmi Metin
Bağışlayanın sorumluluğu
Madde 294- (1) Bağışlayan, bağışlamadan doğan zarardan bu zarara ağır kusuruyla sebep olmadıkça, bağışlanana karşı sorumlu değildir.
(2) Bağışlayan, bağışlanılan şey veya alacak hakkında ayrıca garanti sözü vermişse, bununla sorumlu olur.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bağışlama ivazsız bir kazandırma olduğundan, bağışlayanın sorumluluğu bilinçli olarak hafifletilmiş bir rejime bağlanır. Uygulamada iki ayrı kaynak vardır. Birincisi, bağışlamadan doğan zarar için bağışlayan yalnızca ağır kusuruyla sebep olmuşsa sorumludur; hafif veya orta kusur sorumluluk doğurmaz, dolayısıyla bağışlanan tarafın ağır kusuru ispatlaması gerekir. İkincisi, bağışlayan bağışlanan şey veya alacak hakkında ayrıca bir garanti (zapt ya da ayıp güvencesi) sözü vermişse, artık kusurdan bağımsız olarak yalnızca o güvence kapsamıyla sorumlu tutulur. Sık rastlanan bir yanılgı, bu dar sorumluluğu satıştaki kurallarla eşitlemektir. Satıcının kural olarak kusursuz zapt sorumluluğu (TBK m.214 vd.) ve ayıp sorumluluğu (TBK m.219 vd.) burada uygulanmaz; bağışlayanın konumu çok daha korunaklıdır. Yüklemeli bağışlamada (TBK m.291) yükleme bir karşı edim sayılmadığından, yüklemenin varlığı bu hafif sorumluluk eşiğini ağırlaştırmaz. Bu nedenle garanti iddiasında bulunan tarafın, açık bir güvence sözünün varlığını somut delille ortaya koyması şarttır.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 294. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununun 243 üncü maddesini karşılamaktadır.
Tasarının iki fıkradan oluşan 293 üncü maddesinde, bağışlayanın sorumluluğu düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 243 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “E. Bağışlayanın mesuliyeti” şeklindeki ibare, Tasarıda “D. Bağışlayanın sorumluluğu” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununda tek fıkradan oluşan madde, bu maddede iki ayrı konunun düzenlendiği göz önünde tutularak Tasarıda iki fıkra halinde kaleme alınmıştır.
818 sayılı Borçlar Kanununda kullanılan “hileden veya ağır dikkatsizlikten maada hallerde” şeklindeki ibare, Tasarıda “ağır kusuruyla sebep olmadıkça”; “tekeffülünü vaadetmiş ise” şeklindeki ibare de “garanti sözü vermişse” şeklinde değiştirilmiştir.
Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe