Bir taşınmazın malik tarafından bir başkasına devredilerek onun adına tescil edilmesi, tek başına bağışlama olarak kabul edilemez; bağışlamadan söz edilebilmesi için bağış iradesini ortaya koyan beyan ve davranışın duraksamaya yer vermeyecek biçimde bulunması gerekir, aksi hâlde devir bağış sayılmaz.
Detaylı özeti gör
Davacı erkek, 28.09.2002 tarihinde evlendiği davalı kadınla arasındaki mal rejiminin tasfiyesini isteyerek katılma alacağı davası açmış; evlilik birliği içinde kendi adına edinilen kooperatif hissesinin ödemelerini kendisinin yaptığını, hissenin sonradan davalıya, davalı tarafından da 07.11.2008 tarihinde babasına devredildiğini, taşınmazın 30.12.2009 tarihinde ferdileşme nedeniyle babanın adına tescil edildiğini ileri sürmüştür. Davalı kadın, hisse bedelinin babasının kredisi ve kendi ziynetleriyle ödendiğini, davacının devri karşılıksız yaptığını ve bu devrin bağış niteliğinde olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi devri bağışlama sayıp hisseyi kişisel mal kabul ederek davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, salt devir ve tescilin tek başına bağış sayılamayacağını, taşınmazın eklenecek değer olup olmadığının ve kişisel malların edinme bedelinin tamamını karşılayıp karşılamadığının araştırılmadığını belirterek bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe