TBK Madde 275 Açık artırma yoluyla satış: Kurulması

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 275, açık artırma yoluyla satışta satış sözleşmesinin ne zaman kurulduğunu belirler. Satıcı artırma koşullarında aksi yönde bir irade açıklamasında bulunmamışsa, herkesin katılabileceği isteğe bağlı açık artırmalarda sözleşme, artırmayı yönetenin en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulur; cebrî artırma yoluyla satış ise artırmayı yöneten memurun en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulur.

Resmi Metin

Kurulması

Madde 275- (1) Satıcı artırma koşullarında aksi yönde bir irade açıklamasında bulunmamışsa, herkesin katılabileceği isteğe bağlı açık artırmalarda satış sözleşmesi, artırmayı yönetenin en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulmuş olur.

(2) Cebrî artırma yoluyla satış, artırmayı yöneten memurun en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulmuş olur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, açık artırmayla satışta sözleşmenin kurulma anını belirler: sözleşme, ayrı bir kabul beyanına gerek kalmadan ihale ile (en yüksek bedeli önerene) kurulur. Pratikte pey sürme katılanın icabı, ihale ise kabul niteliğindedir; kurulma anı ispatı ihale tutanağı/kararıyla yapılır. İki hâli karıştırmayın: ihtiyari (isteğe bağlı) artırmada beyanı “artırmayı yöneten” verir ve ancak satıcı aksi yönde irade açıklamamışsa bağlar; satıcı en yüksek teklifi reddetme yetkisini şartla saklı tutabilir. Cebrî artırmada ise ihaleyi “memur” yapar. Sık hata: kurulmayı (TBK m.275) pey sürenin bağlılık süresiyle (TBK m.276) ya da mülkiyetin geçişiyle karıştırmak; mülkiyet taşınırda ihale anında (teslim gerekmez), taşınmazda ise tescille geçer (TBK m.279). Cebrî artırmada zapt/ayıp sorumluluğu ayrıca sınırlıdır (TBK m.280).

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 275. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 225 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 274 üncü maddesinde, isteğe bağlı açık artırma ve cebri artırma yoluyla yapılan satışlarda, sözleşmenin kurulduğu an belirtilmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 225 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “I. Satımın inikadı” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Kurulması” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 225 inci maddesinin birinci fıkrası, Tasarının 274 üncü maddesinin ikinci fıkrası olarak; 818 sayılı Borçlar Kanununun 225 inci maddesinin ikinci fıkrası ise, Tasarıda birinci fıkra olarak kaleme alınmıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.275 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2023/802 K. 2025/335 Onama

Cebrî artırma yoluyla satışta satış sözleşmesi, artırmayı yöneten memurun en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulur; sözleşme ihale ile kurulduğundan alıcı ihale konusu taşınır üzerinde temliki tasarrufta bulunabilir ve ihalenin sonradan feshi, malı iyiniyetle devralan üçüncü kişinin kazanımını etkilemez.

Detaylı özeti gör

Davacı, Lüksemburg'da kurulu şirket olup yüzde 50 payına sahip dava dışı ortağının alacak iddiasıyla başlattığı icra takibinde ödeme emrinin yurt dışı adresi yerine İstanbul'da tebliğ edildiğini, davalı anonim şirketteki yüzde 95 hisseyi temsil eden 169.460.996 adet muvakkat ilmühaberin haczedilip 06.01.2010 ve 07.01.2010 tarihli ihalelerle davalı İsviçre şirketine satıldığını, bu şirketin de hisselerin yüzde 56'sını 22.02.2010, yüzde 33,5'ini 30.03.2011 tarihinde muvazaalı biçimde devrettiğini ileri sürerek hisselerin kendisine aidiyetinin tespitini istemiştir. İhaleler, satış ilanı tebliğindeki usulsüzlük nedeniyle icra hukuk mahkemesince feshedilmiştir. İlk derece mahkemesi asıl davayı reddetmiş, Özel Daire bozmuş, mahkeme TBK'nın 275 ve 279. maddelerine dayanarak direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davalıların kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığını, ağır ceza mahkemesinin beraat kararının eldeki davaya etkisi olmadığını belirterek direnme kararını genişletilmiş gerekçeyle onamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/563 K. 2022/1659

Bir kamu idaresinin açık teklif usulüyle yaptığı taşınmaz satışı da herkesin katılabileceği isteğe bağlı açık artırma niteliğindedir; satıcı artırma koşullarında aksi yönde irade açıklamadıkça satış sözleşmesi, artırmayı yönetenin en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle, ayrıca yazılı sözleşme düzenlenmesine gerek olmaksızın kurulmuş olur.

Detaylı özeti gör

Davacı Belediye, 80.859,63 metrekare arazisini 646.877 TL muhammen bedelle açık teklif usulüyle satışa çıkarmış, 02.07.2012 tarihli ihale 2.500.000 TL teklif veren davalı şirket üzerinde kalmıştır. Davalı bedeli on beş gün içinde yatırmayınca 18.07.2012 tarihinde ihale kendiliğinden feshedilmiş sayılmış, geçici teminat irat kaydedilmiştir. Beş hafta sonraki 27.08.2012 tarihli ikinci ihalede taşınmaz 700.000 TL'ye satılmıştır. Belediye, ilk ihaledeki ikinci en yüksek teklif olan 2.450.000 TL ile ikinci ihale bedeli arasındaki fark için 1.748.093 TL menfi zarar tazminatı istemiştir. Yerel mahkeme önce reddetmiş, bozma sonrası kabul etmiş; Özel Daire ikinci ihalede ödeme süresinin yedi güne indirilmesini ve 300.000 TL cezai şart eklenmesini eşitsizlik sayıp bozunca mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu koşulların aynı olmadığını doğrulamış, ancak ikinci ihale aynı koşullarda yapılsaydı muhtemel satış bedelinin bilirkişiyle saptanması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!