TBK Madde 274 Açık artırma yoluyla satış: Tanımı

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 274, açık artırma yoluyla satış, yeri, zamanı ve koşulları önceden belirlenerek, hazır olanlar arasından en yüksek bedeli öneren kişiyle yapılan satıştır.

Resmi Metin

Tanımı

Madde 274- Açık artırma yoluyla satış; yeri, zamanı ve koşulları önceden belirlenerek, hazır olanlar arasından en yüksek bedeli öneren ile yapılan satıştır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde açık artırma yoluyla satışın tanımını yapar ve TBK m.275-280 arasında düzenlenen bağımsız bir satış türünün giriş hükmüdür; ön ödemeli taksitle satıştan (TBK m.264-273) tamamen ayrı bir kurumdur, karıştırılmamalıdır. Tanımın kurucu unsurları pratikte belirleyicidir: satışın yeri, zamanı ve koşullarının önceden belirlenmiş olması, tekliflerin hazır bulunanlar arasından alınması ve en yüksek bedeli önerenle sözleşmenin kurulması. Sözleşmenin kurulma anı bu maddede değil TBK m.275’te (ihale ile) düzenlenir; teklifle bağlılık TBK m.276, mülkiyetin geçişi TBK m.279 kapsamındadır. Uygulamada kritik ayrım, isteğe bağlı (ihtiyari) açık artırma ile cebrî (icra veya mahkeme kaynaklı) açık artırmadır: bu ayrım özellikle zapttan ve ayıptan sorumluluk bakımından TBK m.280’de farklı sonuç doğurur. Salt tanım hükmü olduğundan somut uyuşmazlıkta yalnızca kapsam belirlemede dayanak alınır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 274. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “D. Açık artırma yoluyla satış / I. Tanımı” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 273 üncü maddesinde, açık artırma yoluyla satış tanımlanmaktadır.

Maddeye göre, “Açık artırma yoluyla satış; yeri, zamanı ve koşulları önceden belirlenerek, hazır olanlar arasından en yüksek bedeli öneren ile yapılan satıştır”.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.274 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/563 K. 2022/1659

Açık artırma yoluyla satış, yeri, zamanı ve koşulları önceden belirlenerek hazır olanlar arasından en yüksek bedeli öneren ile yapılan satıştır; bir kamu idaresinin taşınmazını önceden ilan edilen koşullarla açık teklif usulüyle satışa çıkarması da bu tanıma girdiğinden, ihale sonucu taraflar arasında doğan ilişki satış sözleşmesi hükümlerine tabi olur.

Detaylı özeti gör

Davacı Belediye, 80.859,63 metrekare arazisini 646.877 TL muhammen bedelle açık teklif usulüyle satışa çıkarmış, 02.07.2012 tarihli ihale 2.500.000 TL teklif veren davalı şirket üzerinde kalmıştır. Davalı bedeli on beş gün içinde yatırmayınca 18.07.2012 tarihinde ihale kendiliğinden feshedilmiş sayılmış, geçici teminat irat kaydedilmiştir. Beş hafta sonraki 27.08.2012 tarihli ikinci ihalede taşınmaz 700.000 TL'ye satılmıştır. Belediye, ilk ihaledeki ikinci en yüksek teklif olan 2.450.000 TL ile ikinci ihale bedeli arasındaki fark için 1.748.093 TL menfi zarar tazminatı istemiştir. Yerel mahkeme önce reddetmiş, bozma sonrası kabul etmiş; Özel Daire ikinci ihalede ödeme süresinin yedi güne indirilmesini ve 300.000 TL cezai şart eklenmesini eşitsizlik sayıp bozunca mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu koşulların aynı olmadığını doğrulamış, ancak ikinci ihale aynı koşullarda yapılsaydı muhtemel satış bedelinin bilirkişiyle saptanması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!