TBK Madde 254 Taksitle satış: Yasal temsilcinin rızası
TBK 254, ayırt etme gücüne sahip bir küçük veya kısıtlı tarafından yapılan taksitle satış sözleşmesinin geçerliliğini yasal temsilcinin yazılı rızasına bağlar; bu rızanın en geç sözleşmenin kurulduğu anda verilmiş olması gerekir.
Resmi Metin
Yasal temsilcinin rızası
Madde 254- Ayırt etme gücüne sahip bir küçük veya kısıtlı tarafından yapılmış olan taksitle satış sözleşmesinin geçerliliği, yasal temsilcinin yazılı rızasına bağlıdır. Bu durumda rızanın, en geç sözleşmenin kurulduğu anda verilmiş olması gerekir.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Madde 254, taksitle satışta sınırlı ehliyetsizi (ayırt etme gücüne sahip küçük veya kısıtlı) koruyan özel bir geçerlilik kuralıdır. Bu kişilerin yaptığı taksitle satış sözleşmesi, yasal temsilcinin YAZILI rızasına bağlıdır; sözlü rıza yeterli değildir. Kritik ayrım: TMK m.16’daki genel kuralda önceden izin ya da sonradan onam (icazet) mümkünken, burada rıza EN GEÇ sözleşmenin kurulduğu anda verilmiş olmalıdır; sonradan icazet sözleşmeyi geçerli kılmaz. Bu şart, taksitle satışın TBK m.253 uyarınca zaten yazılı olması gereken şekliyle birleşir. Sık hata, eksik rızayı sonradan tamamlanabilir sanmaktır; yazılı ve zamanında rıza yoksa sözleşme geçersizdir ve ispat yükü geçerliliği ileri sürene aittir. Alıcının geri alma (cayma) hakkı için TBK m.255’e bakılır. Tüketici işlemiyse TKHK 6502 sayılı Kanunun emredici hükümleri öncelikli uygulanır.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 254. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “2. Yasal temsilcinin rızası” kenar başlıklı yeni bir maddedir.
Tasarının tek fıkradan oluşan 253 üncü maddesinde, taksitle satış sözleşmesinde yasal temsilcinin rızası düzenlenmektedir.
Maddede, taksitle satış sözleşmesinin, ayırt etme gücüne sahip bir küçük veya kısıtlı tarafından yapılması durumunda, taksitle satış sözleşmesinin geçerliliği, yasal temsilcinin yazılı rızasına bağlanmıştır. Bu durumda, yasal temsilcinin rızasının en geç sözleşmenin kurulduğu anda vermiş olması zorunludur. Bu nedenle, ayırt etme gücüne sahip bir küçük veya kısıtlının yasal temsilcisinin, genel hükümlerden farklı olarak, böyle bir taksitle satış sözleşmesini, sonradan rızasını açıklamak (sözleşmeyi onamak) suretiyle geçerli hale getirmesi mümkün değildir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe