TBK Madde 245 Taşınmaz satışı: Yarar ve hasar

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 245, taşınmaz satışında satılanın tescilden sonraki bir zamanda alıcı tarafından teslim alınması için sözleşmeyle bir süre belirlenmişse, satılanın yarar ve hasarı alıcıya teslimle geçer; bu kural alıcının satılanı teslim almada temerrüde düşmesi durumunda da uygulanır ve bu sözleşmenin geçerliliği yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.

Resmi Metin

Yarar ve hasar

Madde 245- (1) Satılanın tescilden sonraki bir zamanda alıcı tarafından teslim alınması için sözleşmeyle bir süre belirlenmişse, onun yarar ve hasarı, alıcıya teslimle geçer. Bu hüküm, alıcının satılanı teslim almada temerrüde düşmesi durumunda da uygulanır.

(2) Bu sözleşmenin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.245, taşınmaz satışında yarar ve hasarın geçiş anına ilişkin özel bir kuraldır. Taraflar tescilden sonra teslim için bir süre kararlaştırmışsa, yarar ve hasar teslimle alıcıya geçer; alıcının satılanı teslim almada temerrüde düşmesi hâlinde de aynı sonuç doğar, yani hasar fiilî teslim olmasa bile alıcıya yüklenir. Bu erteleme anlaşmasının geçerliliği yazılı şekle bağlıdır; yazılılık aynı zamanda ispat bakımından belirleyicidir, sözlü kayıt geçersizdir. Uygulamada sık hata, bu süre kaydını genel hasar rejimiyle karıştırmaktır; TBK m.208’deki genel düzenleme saklı olmakla birlikte, yazılı erteleme varsa teslim ölçütü önceliklidir. Taşınır satışı kuralları TBK m.246 uyarınca kıyasen uygulanır; ancak buradaki teslim-temelli özel hüküm esas alınır. İspat yükü, yazılı erteleme kaydına dayanan tarafa düşer.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 245. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 216 ncı maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 244 üncü maddesinde, taşınmaz satışında yarar ve hasarın alıcıya hangi anda geçeceği düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 216 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “D. Menfaat ve Muhatara” şeklindeki ibare, Tasarıda “III. Yarar ve hasar” şeklinde değiştirilmiştir. Tasarının 207 nci maddesinde, taşınmazlarda yarar ve hasarın, “tescil” anında alıcıya geçmesi öngörüldüğü için, 244 üncü maddesinin uygulama alanı dardır. Kaldı ki, tapu siciline alıcı adına yapılacak tescil, taşınırlarda zilyetlik ve mülkiyetin devri sonucunu doğuran tasarruf işlemi işlevini görmektedir. Maddede, açıklık sağlamak ve öğretideki tartışmaları ortadan kaldırmak amacıyla, “tescilden sonraki bir zamanda alıcı tarafından teslim alınması için sözleşmeyle bir süre belirlenmişse” şeklinde düzeltilmiştir. Böylece, bu olasılıkta yarar ve hasarın alıcıya teslimle geçmesi söz konusu olacaktır. Mesela, bir konut satışında alıcı adına tescil yapılmış olmakla birlikte, satıcının kendisine yeni bir konut bulması için teslimin altı ay sonra yapılacağı kararlaştırıldığında, bu süre içinde satıcının kusuru olmaksızın konut yanarsa, teslim henüz gerçekleşmediği için hasara satıcı katlanacaktır. Maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile, Tasarının 207 nci maddesinin ikinci fıkrasında taşınır satışlarına benzer biçimde, alıcı, satılanı teslim almada temerrüde düştüğü takdirde, taşınmazın yarar ve hasarının, teslim gerçekleşmişçesine alıcıya geçeceği kabul edilmiştir. Buna benzer bir düzenleme, Alman Medeni Kanununun 446 ncı paragrafında da yer almaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, uygulama göz önünde tutularak, teslimin tescil tarihinden sonra gerçekleştirilmesine ilişkin sözleşmelerin geçerliliği için adi yazılı şeklin yeterli olduğu kabul edilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.245 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2025/2562 K. 2025/3214 Bozma

Satılanın tescilden sonraki bir zamanda alıcı tarafından teslim alınması için sözleşmeyle süre belirlenmişse yarar ve hasarın teslimle alıcıya geçmesini öngören kural genel hüküm niteliğindedir; sigortalanan menfaatin el değiştirmesinin sonucunu düzenleyen özel kanun hükmü ve sözleşme niteliğindeki genel şartlar varken uyuşmazlık bu genel hükme dayanılarak çözülemez.

Detaylı özeti gör

Davacı yüklenici, Hatay ilinde yapımı süren 4 bloklu ve 102 bağımsız bölümlü site inşaatının 06.02.2023 tarihli Kahramanmaraş depreminde ağır hasar gördüğünü, inşaatın davalı sigorta şirketi nezdinde 24.09.2020 tarihli all risk poliçesiyle sigortalı olduğunu, yapılan 8.614.736,71 TL ödemenin eksik kaldığını ileri sürerek bakiye 1.000.000,00 TL tazminat istemiştir. Davalı, bağımsız bölümlerin bir kısmının satılması nedeniyle TTK m.1470 ve İnşaat Sigortası Genel Şartları C.5 uyarınca sigorta ilişkisinin sona erdiğini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti başvuruyu kısmen kabul ederek 1.327.714,49 TL tazminata hükmetmiş, İtiraz Hakem Heyeti bu tutarı 10.985.263,29 TL'ye çıkarmıştır. Daire, riziko öncesinde kat irtifakıyla üçüncü kişilere satılıp teslim edilmeyen 47 bağımsız bölüm yönünden devrin 15 gün içinde sigortacıya bildirilmediğini, özel düzenleme ve genel şartlar dururken genel hüküm niteliğindeki TBK m.245'e dayanılmasının hatalı olduğunu belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E. 2018/1926 K. 2018/11712

Kiralananın satılmasından sonra yarar ve hasar alıcıya geçtiğinden kiracı, satıştan sonra işleyecek kira bedellerini yeni malike ödemek zorundadır; bu nedenle taşınmazı sonradan satın alan malikin, iktisap tarihinden sonra ödenmeyen kira alacakları için kiracı hakkında icra takibi başlatmasında usulsüzlük bulunmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, kiralanan taşınmazı 02.10.2013 tarihinde satın aldıktan sonra, 20.01.2015 tarihinde 2013 yılı Ekim ayından 2015 yılı Ocak ayına kadarki 14.950,00 TL kira alacağı için haciz ve tahliye istekli takip başlatmış; ödeme emrine süresinde itiraz edilmediği gerekçesiyle kiracının kiralanandan tahliyesini istemiştir. Mahkeme, 25.02.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde kiralayan olarak başka bir kişinin yer aldığını, davacının sözleşmenin tarafı olmadığını belirterek davayı husumetten reddetmiştir. Daire, TBK'nın 310 uncu maddesi uyarınca kiralanan el değiştirdiğinde yeni malikin sözleşmenin tarafı olacağını, satıştan sonra işleyecek kiraların yeni malike ödeneceğini, bu nedenle takipte usulsüzlük bulunmadığını belirtmiştir. Ancak ödeme emri tebliğ tarihinin şikayet üzerine 28.07.2015 olarak düzeltilmesi karşısında, otuz günlük ödeme süresi dolmadan açılan davanın bu nedenle reddi gerektiğini belirterek kararı gerekçesi düzeltilmek suretiyle onamıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E. 2017/1763 K. 2017/5011 Bozma

Kiralananın satılması ile birlikte yarar ve hasar alıcıya geçer ve satış tarihinden sonraki kira bedellerinin yeni malike ödenmesi gerekir; iktisabı ihtarla kendisine bildirilen kiracının bu bedelleri alacaklı sıfatı bulunmayan üçüncü bir kişiye ödemesi onu borcundan kurtarmaz ve temerrüdün gerçekleşmediği sonucunu doğurmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, 17.03.2010 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak 22.10.2015 tarihinde başlattığı icra takibiyle 2015 yılı Eylül ve Ekim aylarına ait toplam 1.260 TL kira alacağını istemiş, takibin kesinleşmesi üzerine kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Davalı kiracı borca itiraz etmiş, ancak kira sözleşmesinin varlığına, kiracılığa ve alacaklının sıfatına itiraz etmemiştir. İcra hukuk mahkemesi davanın reddine karar vermiştir. Daire, TBK'nın 245. maddesi uyarınca kiralananın satılmasıyla yarar ve hasarın alıcıya geçtiğini, yeni malikin TBK'nın 310. maddesi gereğince kira sözleşmesinin tarafı olduğunu ve satıştan sonraki kiraların ona ödenmesi gerektiğini belirtmiştir. Davacının iktisap ihtarnamesiyle ödemelerin bildirdiği banka hesabına yapılmasını istediği, dava dışı üçüncü kişiye yapılan ödemenin borçluyu borcundan kurtarmayacağı ve otuz günlük sürede Ekim ayı kirasının ödenmediği gerekçesiyle, tahliye yerine ret kararı verilmesini doğru bulmayarak bozmuştur.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2015/8141 K. 2015/10757 Bozma

Kiralananın satılması halinde tescilden sonraki yarar ve hasar alıcıya geçer ve kiracı, satış tarihinden sonraki kira bedellerini yeni malike ödemekle yükümlüdür; kiracı, satış tarihi ile iktisap ihtarnamesinin tebliği arasındaki dönemin kirasını eski malike ödediğini kanıtlayamazsa bu dönem kiralarından da yeni malike karşı sorumlu olur.

Detaylı özeti gör

Davacı, kiralanan taşınmazı 30.05.2014 tarihinde satın alan yeni malik sıfatıyla, davalı kiracıya karşı 26.12.2014 tarihinde haciz ve tahliye istekli icra takibi başlatmış; 2014 yılının Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait aylık 890,24 TL kira bedellerinin ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı borçlu, kira bedeline itiraz etmemiş, ancak taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığını ve tüm kiraları eski kiralayana ödediğini bildirerek ödeme emrine itiraz etmiştir. İcra mahkemesi, yeni maliki bildiren noter ihtarnamesinin 21.11.2014 tarihinde tebliğ edildiğini gözeterek yalnızca Aralık 2014 ayına ait 890,24 TL yönünden itirazın kaldırılmasına ve taşınmazın tahliyesine karar vermiştir. Daire, davalının önceki malike ödeme iddiasını kanıtlayamadığını belirterek, satış tarihinden sonra işlemiş kiralar yönünden de itirazın kaldırılması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2015/2499 K. 2015/3009

Kiralananın satılmasıyla yarar ve hasar alıcıya geçtiğinden kiracı, satıştan sonra işleyecek kira bedellerini yeni malike ödemek zorundadır; ancak satış olgusu kendisine bildirilmeyen kiracı bu bedelleri eski malike ödemişse yeni malike karşı sorumlu tutulamaz, önceki malike ödeme yaptığını kanıtlama yükü kiracıya aittir.

Detaylı özeti gör

Davacı, dava konusu taşınmazı 06.12.2013 tarihinde satın aldığını belirterek yeni malik sıfatıyla ve sözlü kira ilişkisine dayanarak, davalı kiracı aleyhine 21.11.2014 tarihinde haciz ve tahliye istekli icra takibi başlatmış; Aralık 2013 ile Ocak ve Şubat 2014 aylarına ait aylık 650 TL kira bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek itirazın kaldırılmasını ve temerrüt nedeniyle tahliyeyi istemiştir. Davalı kiracı, kira bedellerinin miktarına itiraz etmemiş, taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığını, satışın kendisine bildirilmediğini ve söz konusu kiraları önceki malike ödediğini savunmuştur. İcra mahkemesi davanın reddine karar vermiştir. Daire, satın almayı ihtaren bildirmeden temerrüt nedeniyle tahliye istenemeyeceğinden kararı tahliye yönünden onamış; alacak yönünden ise istenen ayların kirasının önceki malike tam olarak ödenip ödenmediği araştırılmadan yazılı şekilde ret kararı verilmesini bozma sebebi saymıştır.

Diğer kararlar (1)
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2014/12260 K. 2015/1503

Taşınmazın satılması halinde yarar ve hasar alıcıya geçer ve kiracının satış tarihinden sonra işleyecek kira bedellerini yeni malike ödemesi gerekir; yeni malikin kiraların kendisine ödenmesi yönünde ihtar göndermemiş olması tahliye istemini dayanaksız bıraksa da, satıştan sonraki döneme ilişkin kira alacağını istemesine engel oluşturmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, önceki malik ile davalı kiracı arasında 01/01/2012 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi bulunan taşınmazı 07/09/2012 tarihinde satın almış; 13/12/2012 tarihli ve 14/12/2012 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameyle 2012 yılının Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları için aylık 2.500 TL üzerinden toplam 10.000 TL kira alacağının otuz günde ödenmesini istemiş, ardından temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak davası açmıştır. Yerel mahkeme dava şartı yokluğundan istemi reddetmiş, karar önce onanmış, davacı vekili karar düzeltme istemiştir. Daire, davacının yeni malik olduğunu bildirip kiraların kendisine ödenmesi için ihtar göndermemesi karşısında tahliye isteminin reddini doğru bulmuş; ancak satışla yarar ve hasarın alıcıya geçtiğini, satıştan sonraki aylara ilişkin kira alacağının istenebileceğini ve kiracının kirayı senetle ödediği savunmasının incelenmediğini belirterek onama kararının alacağa ilişkin kısmını kaldırıp kararı bu yönden bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!