TBK Madde 244 Taşınmaz satışında yüzölçümü: Sorumluluk

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 244, aksine sözleşme olmadıkça, satılan taşınmaz satış sözleşmesinde yazılı yüzölçümü tutarını kapsamıyorsa satıcı eksiği için alıcıya tazminat ödemekle yükümlüdür; ancak taşınmaz resmî bir ölçüme dayanılarak tapu siciline yazılmış yüzölçümü tutarını içermiyorsa satıcı, özellikle üstlenmiş olmadıkça tazminatla yükümlü değildir; bir yapının ayıplı olmasından doğan davalar mülkiyetin geçmesinden başlayarak beş yılın, satıcının ağır kusuru varsa yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Resmi Metin

Sorumluluk

Madde 244- (1) Aksine sözleşme olmadıkça, satılan taşınmaz, satış sözleşmesinde yazılı yüzölçümü tutarını kapsamıyorsa satıcı, eksiği için alıcıya tazminat ödemekle yükümlüdür.

(2) Satılan taşınmaz, resmî bir ölçüme dayanılarak tapu siciline yazılmış olan yüzölçümü tutarını içermiyorsa satıcı, özellikle üstlenmiş olmadıkça tazminat ile yükümlü değildir.

(3) Bir yapının ayıplı olmasından doğan davalar, mülkiyetin geçmesinden başlayarak beş yılın ve satıcının ağır kusuru varsa yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, taşınmaz satışında iki ayrı sorumluluk rejimini ayırır. Satış sözleşmesinde (resmî senette) yazılı yüzölçümü tutmuyorsa satıcı, aksi kararlaştırılmadıkça eksik için tazminatla yükümlüdür; buna karşılık yalnızca tapuya resmî ölçümle geçmiş yüzölçümü içerilmiyorsa satıcı, özellikle üstlenmedikçe sorumlu tutulamaz. Uygulamada sık hata bu iki hâli karıştırmaktır: alıcı, dayandığı yüzölçümünün sözleşme metninde yer aldığını ispatla yükümlüdür ve taşınmaz satışında resmî şekil arandığından (TBK m.237) esas, resmî senedin içeriğidir. Yüzölçümü tazminatı sözleşmeyle sınırlanabilir ya da kaldırılabilir. Yapının ayıplı olmasından doğan davalar ise TBK m.244 uyarınca mülkiyetin geçmesinden (tescil) başlayarak beş yılda, satıcının ağır kusuru varsa yirmi yılda zamanaşımına uğrar; yirmi yıllık süreye dayanan alıcı ağır kusuru ispatlamak zorundadır. Bu süre zamanaşımı olduğundan re’sen dikkate alınmaz, def’i olarak ileri sürülmelidir. Satılan konut tüketici işlemiyse TKHK (6502) öncelikli uygulanır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 244. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 215 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 243 üncü maddesinde, taşınmaz satışında, satılanın miktarındaki eksikliğinden satıcının sorumlu olup olmadığı ve ayıplı bir yapının satışında, satıcıya karşı açılacak davalarda zamanaşımının başlangıcı ve süresi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 215 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “C. Tekeffül” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Sorumluluk” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 215 inci maddesinin son fıkrasında kullanılan “Bir binanın” şeklindeki ibare, Tasarıda “Bir yapının” şeklinde değiştirilerek, hükmün kapsamı genişletilmiştir. Aynı fıkrada kullanılan “sakıt olur.” şeklindeki ibare, Tasarıda “zamanaşımına uğrar.” şeklinde düzeltilmiştir.

Maddenin son fıkrasına, Tasarının 230 uncu maddesinin son fıkrasıyla uyumlu olarak, eklenen yeni bir cümle ile, ağır kusurlu olan satıcının beş yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağı belirtilmiştir. Ağır kusurun, kastı, dolayısıyla aldatmayı ve ağır ihmali de içerdiği göz önünde tutularak, Tasarının 243 üncü maddesinin son fıkrasının ikinci cümlesinde “ağır kusurlu” teriminin kullanılmasıyla yetinilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.244 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2023/5231 K. 2024/3396 Onama

TBK m.244/3 uyarınca bir yapının ayıplı olmasından doğan tazminat davaları mülkiyetin geçmesinden başlayarak beş yılda zamanaşımına uğrar; ancak ayıp satıcının ağır kusurundan (eksik imalat, uygun olmayan malzeme, mühendislik hizmeti alınmaması) kaynaklanıyorsa yirmi yıllık zamanaşımı uygulanır.

Detaylı özeti gör

Davacılar, davalı Belediye Başkanlığı tarafından inşa edilip satılan ... Sitesi A 3 Blok'un en üst katındaki 22, 23 ve 24 numaralı daireleri satın almış; konutların tavan ve duvarlarından su sızması, küflenme, boya ve alçı dökülmeleri ile ısı yalıtımı sorunu bulunduğunu ileri sürerek gizli ayıptan doğan zararlarının giderilmesini ve şimdilik 25.000,00 TL tazminat istemiş, bu talebi ıslahla 41.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı Belediye, konutların tesliminden bu yana yaklaşık on yıl geçtiğini ve ayıpların olağan nitelikte olup satıcının ağır kusuru sayılamayacağını, bu nedenle beş yıllık zamanaşımının dolduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayıplı imalatların kullanımdan kaynaklanmadığının, uygun malzeme kullanılmaması, mühendislik hizmeti alınmaması ve eksik imalat yapılmasından doğduğunun tespit edildiğini belirterek satıcının ağır kusurunun bulunduğunu ve TBK m.244 uyarınca davanın yirmi yıllık zamanaşımı süresi içinde açılabileceğini kabul etmiş, davayı kısmen kabul ederek 37.500,00 TL'nin davalıdan alınıp davacılara verilmesine hükmetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, TBK m.244/3 kapsamında yapı ayıbından doğan davalarda satıcının ağır kusuru bulunması halinde beş yıl yerine yirmi yıllık zamanaşımının uygulanacağını, ağır kusurun denetime elverişli bilirkişi raporuyla sabit olduğunu belirterek davalı vekilinin temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararın onanmasına karar vermiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2022/1294 K. 2022/3837 Bozma

Satılan taşınmazın yüzölçümü resmî bir ölçüme dayanılarak tapu siciline yazılmışsa, gerçek alan sözleşmede yazılı yüzölçümünden eksik olsa bile satıcı, eksik için tazminatı özellikle üstlenmedikçe sorumlu tutulamaz; sözleşmede bildirilen yüzölçümü tek başına satıcıyı bağlamaz (TBK m.244/2).

Detaylı özeti gör

Davacı, davalılardan biriyle 27/08/2016 tarihinde 464,54 m² taşınmaza ilişkin "satış vaadi ve kaparo alma sözleşmesi" imzalayıp 1.400.000 TL satış bedelini ödediğini, buna karşın davalının yalnızca 400 m²'lik kısmı devrettiğini; 64,54 m²'lik bölümün ise 22/04/2014 tarihinde muvafakatname ile dava dışı bir kişiye devredilmiş olduğunu öne sürmüş, devredilmeyen kısım için ödediği 194.506 TL ana para ile 3.501,11 TL işlemiş faizden oluşan alacağı yönünden başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı 194.506 TL yönünden kısmen kabul etmiş, asıl alacağın %20'si oranında (38.901 TL) icra inkâr tazminatına hükmetmiş; bölge adliye mahkemesi de davalıların istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise uyuşmazlığın taşınmaz satışında yüzölçümü eksikliğinden kaynaklandığını ve TBK m.244 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Daire, dava konusu taşınmazın tapuda 464,54 m² olarak kayıtlı olması ve satılan payın resmî bir ölçüme dayanması karşısında, TBK m.244/2 uyarınca satıcının eksik yüzölçümü için tazminat sorumluluğunu açıkça ve özellikle üstlenmedikçe sorumlu tutulamayacağını, sözleşmede bildirilen yüzölçümünün tek başına davalıları bağlamayacağını vurgulamıştır. Bu gerekçeyle ilk derece mahkemesi kararı davalılar yararına bozulmuş, bölge adliye mahkemesinin ret kararı da kaldırılmıştır.

Yargıtay 1.HD E. 2021/7742 K. 2022/2319 Onama

TBK m.244 uyarınca, satılan taşınmazın tapu yüzölçümü satıştan sonra resmî düzeltmeyle sözleşmede yazılının üzerine çıkarsa, amaçsal yorumla haksız zenginleşmeyi önlemek için fazlayı edinen alıcı o kısmın değerini satıcıya tazminat olarak öder; iptal-tescil değil tazminat istemi kabul edilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, tapu kütüğünde 146,00 m2 tarla olarak görünen 1169 ada 1 parsel sayılı taşınmazını davalı alıcıya 23.000,00 TL bedelle satmış; tapu müdürlüğünün teknik hatası giderilip alıcının başvurusuyla taşınmazın gerçek alanı 1.407,80 m2 olarak düzeltilince, aradaki 1.261,80 m2'lik fazlanın tapusunun iptali ile adına tescilini, olmazsa bedelinin tahsilini istemiştir. Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi bozmaya uyarak iptal ve tescil istemini reddetmiş, 1.009.440,00 TL tazminatın davalı alıcıdan faiziyle tahsiline karar vermiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığa TBK m.244/1 hükmünün uygulanacağını belirterek, satılan taşınmazın sözleşmede yazılı yüzölçümünü kapsamaması halinde satıcının sorumlu tutulmasını öngören kuralın amaçsal yorumuyla, yazılı yüzölçümü gerçek miktardan az olduğunda alıcının da fazladan edindiği kısmın değerini satıcıya ödemesi gerektiğini vurgulamıştır. 146,00 m2 üzerinden anlaşıp bedelini ödeyen alıcının sonradan yaptırdığı düzeltmeyle 1.407,80 m2'yi iktisap ederek sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle, iptal-tescil isteğinin reddi ile tazminat isteğinin kabulü doğru bulunarak hüküm oy birliğiyle onanmıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!