Taşınır satışı kurallarının kıyasen taşınmaza uygulanması nedeniyle satış bedeli, taşınmaz satışında da sözleşmenin temel unsurlarındandır; bedele ilişkin hiçbir düzenleme içermeyen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, resmi şekil şartına uyulmuş olsa bile mülkiyetin devri borcunu doğuran geçerli bir sözleşme sayılmaz.
Detaylı özeti gör
Davacılar, murisleri ile davalıların murisi arasında 25.06.1980 tarihinde noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle dört parselin murislerine satıldığını, taşınmazların zilyetliğinin kendilerinde bulunduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemiştir. Bir kısım davalı, sözleşme ile dava arasında 41 yıl geçtiğini, on yıllık zamanaşımının dolduğunu, ayrıca satış bedelinin sözleşmede belirlenmediğini ve ödenmediğini savunmuş; bir kısım davalı ise bedelin alındığını bildirerek davayı kabul etmiştir. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun esastan reddine hükmetmiştir. Daire, sözleşmede resmî şekil şartına uyulmuş olmakla birlikte kurucu unsur olan satış bedeline ilişkin hiçbir düzenleme bulunmadığını, ayrıca mirasçılar arasında elbirliği ortaklığı sürdüğünden bir kısım mirasçının kabul beyanına sonuç bağlanamayacağını belirterek her iki kararı da bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe