TBK Madde 217 Zapttan sorumluluğun sonuçları: a. Tam zapt hâlinde

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 217, satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa (tam zapt) satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır ve alıcı satıcıdan; satılandan elde ettiği veya etmeyi ihmal ettiği ürünlerin değeri indirilerek ödediği satış bedelinin faiziyle geri verilmesini, satılanı elinden alan üçüncü kişiden isteyemeyeceği giderleri, davayı satıcıya bildirmekle kaçınılabilecekler dışında kalan bütün yargılama ve yargılama dışı giderleri ve satılanın elinden alınması yüzünden doğrudan uğradığı diğer zararları isteyebilir; satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alıcının uğradığı diğer zararları da gidermekle yükümlüdür.

Resmi Metin

a. Tam zapt hâlinde

Madde 217- (1) Satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa, satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır ve alıcı satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir:

  1. 1. Satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini.
  2. 2. Satılanı elinden alan üçüncü kişiden isteyemeyeceği giderleri.
  3. 3. Davayı satıcıya bildirmekle kaçınılabilecek olanlar dışında kalan bütün yargılama giderleri ile yargılama dışındaki giderleri.
  4. 4. Satılanın tamamen elinden alınması yüzünden doğrudan doğruya uğradığı diğer zararları.

(2) Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının satılanın elinden alınması yüzünden uğramış olduğu diğer zararları da gidermekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Uygulamada bu hüküm, alıcının satın aldığı taşınırı bir başkasının (gerçek malik veya rehinli alacaklı gibi) hak iddiasıyla tamamen elinden alması durumunda devreye girer; en sık ikinci el araç ve makine alımlarında, çalıntı ya da üzerinde haciz/rehin bulunan malların satışında gündeme gelir. Alıcının yalnız ödediği bedeli değil, faizini, yaptığı zorunlu giderleri ve doğrudan zararını da isteyebilmesi, talebi sadece bedel iadesiyle sınırlı tutan dava dilekçelerinin eksik kalmasına yol açar; kalemleri ayrı ayrı ve belgeleyerek talep etmek gerekir.

Stratejik kritik nokta, üçüncü kişi alıcıya karşı dava açtığında o davayı derhal satıcıya ihbar etmektir (davanın ihbarı). İhbar edilmezse, ihbarla önlenebilecek yargılama giderleri ve savunma kayıplarından satıcıya rücu zayıflar. Satıcının kusursuzluğunu ispatla sınırlı kurtulabildiği ek zararlar dışındaki sorumluluğu kusura bağlı olmadığından, satıcı tarafında erken ihbar ve garanti kayıtları savunmanın belkemiğini oluşturur.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 217. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 192 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 216 ncı maddesinde, tam zapt halinde alıcının hakları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 192 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “3. Alıcının hakları / a. Tamamen zabıt halinde” şeklindeki ibare, Tasarıda “3. Alıcının hakları / a. Tam zapt halinde” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 192 nci maddesinin dört bentten oluşan birinci fıkrasında, alıcının tam zapt halinde, satıcıdan isteyebileceği olumsuz (doğrudan) zararlar sayılmıştır. Alıcı, satıcının zaptta bir kusuru olmasa da, bu zararlarının giderilmesini isteyebilir.

Tasarının 216 ncı maddesinin son fıkrasında ise, alıcının olumlu (dolaylı) zarar niteliğindeki zararlarının da satıcı tarafından giderilmesini isteyebileceği öngörülmüştür. Ancak, satıcı zaptın gerçekleşmesinde bir kusurunun bulunmadığını ispat ederek, alıcının olumlu zararları nedeniyle tazminat sorumluluğundan kurtulabilir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.217 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 1.HD E. 2013/7949 K. 2013/10514 Bozma

Satıcının zapta karşı tekeffül borcu (TBK m.217) yalnızca hukuken geçerli satış sözleşmelerinde doğar. Mutlak butlanla batıl (baştan geçersiz) sözleşmede alıcı, tam zapt nedeniyle m.217 kapsamında rayiç değer veya diğer zararları isteyemez; yalnız ödediği bedeli iade isteyebilir.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, Kepez Belediye Başkanlığı'nın yolsuz tescil nedeniyle açtığı tapu iptali ve tescil davası ile taşınmazı satın alan C. K.'nın açtığı karşı tazminat davasına ilişkindir. 798 ada 29 parsel sayılı taşınmaz, 28.10.1998 tarihli ihaleyle 250.000.000 lira artı KDV bedelle C. K.'ya satılıp 27.11.1998'de adına tescil edilmiş; ancak ihale, Antalya 1. İdare Mahkemesince 2886 sayılı Yasadaki yöntem ve ilkelere aykırı bulunarak iptal edilmiş ve Danıştay 6. Dairesinin onamasıyla kesinleşmiştir. Yerel mahkeme asıl davayı kabul edip karşı davada taşınmazın rayiç değeri üzerinden tazminata hükmetmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi ise ihalenin TBK m.26 ve 27 uyarınca mutlak butlanla batıl, yani baştan geçersiz olduğunu; geçersiz bir sözleşmede satıcının TBK m.217'deki zapta karşı tekeffül borcunun doğmayacağını, çünkü bu maddenin yalnızca hukuken geçerli sözleşmelerde ileri sürülebileceğini belirtmiştir. Bu nedenle alıcının rayiç değeri isteyemeyeceği, yalnızca ödediği bedeli denkleştirici adalet ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre isteyebileceği gerekçesiyle, taşınmazın rayiç değerine hükmeden karar bozulmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.217 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/684 K. 2025/502 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Tam zapt hâlinde alıcının, ödediği satış bedelini zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca kendi akidi olan satıcıdan isteyebileceği; kayıt maliki satıcının bu zarardan sorumlu olduğu belirtilerek, bedelin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali kararı yerinde bulunmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Noter satış sözleşmesiyle ekskavatör satın alan alıcı, satıştan kısa süre sonra makinenin resmi belgede sahtecilik soruşturmasına konu olduğunu, soruşturma nedeniyle makineye el konulup kendisine yediemin olarak bırakıldığını belirterek ödediği bedel için icra takibi başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Satıcı, alıcının şase ve motor numarasındaki ayıbı satıştan önce bildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, şase numarasının silindiği ve motor numarasının bulunmadığı tespitleri karşısında satıcının ayıptan ve zapttan sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğunu, alıcının ödediği bedeli kendi akidinden isteyebileceğini belirterek satıcının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!